şahıs ile cümle

şahıs kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu şahıs, bilgi verebilmek için parlamentonun bu eylemini kullanarak,Он смог заставить суд, используя этот Закон,
Ve bu şahıs, bilgi verebilmek için parlamentonun bu eylemini kullanarak,הוא הגיע לבית המשפט, בזכות החוק הזה, שהתקבל בפרלמנט, חוק חופש המידע
Ve bu şahıs, bilgi verebilmek için parlamentonun bu eylemini kullanarak,وكان قادراً على الذهاب إالى المحكمة، واستخدام قانون البرلمان، قانون حرية المعلومات،
Ve bu şahıs, bilgi verebilmek için parlamentonun bu eylemini kullanarak,裁判所命令を手にし 情報を公開させました
Ve bu şahısın 3 milyar liralık bir alacağı var. -Tomuhle člověku se dluží 3 miliardy dolarů. Řekne, víte co?
Ve bu şahısın 3 milyar liralık bir alacağı var. -そして彼らは、 この会社の全てを得る必要があると言います。
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için Bilgide Özgürlük Eylemini kullanarak kariyer yaptı.A ta osoba postavila svou kariéru na využití zákona o svobodě informací ke svým politickým cílům.
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için Bilgide Özgürlük Eylemini kullanarak kariyer yaptı.Ta oseba je ustvarila kariero z izkoriščanjem Zakona o svobodi o informacijah za svoje politične interese.
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için Bilgide Özgürlük Eylemini kullanarak kariyer yaptı.Y esa persona hizo una carrera utilizando la Ley de Libertad de Información para avanzar en su causa política.
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için Bilgide Özgürlük Eylemini kullanarak kariyer yaptı.І ця людина зробла кар'єру використовуючи закон про свободу інформації для просування його політичної справи.
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için Bilgide Özgürlük Eylemini kullanarak kariyer yaptı.Этот человек сделал карьеру, используя Закон о свободе информации, для достижения своей политической цели.
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için그 사람은 정보 자유법을
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek içinהאיש הזה עשה קריירה
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek içinوحصل هذا الشخص على مهنة
Ve bu şahıs, siyasi gayesini ilerletmek için情報公開法を使って 政治的主張を行い
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Bahkan seringkali lebih pandai dari pada orang paling pandai dalam kelompok itu.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.E possono essere in realtà spesso più acuti della singola persona più intelligente entro i medesimi gruppi.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Et en fait ils peuvent être plus intelligents que la plus intelligente des personnes qui les composent.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.사실은 그 집단안에 있는 가장 똑똑한 사람보다도 더 똑똑할 수도 있습니다.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Si deseori acestea pot fi chiar mai inteligente decat cea mai inteligenta persoana din grup.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Und sie können oft sogar schlauer sein, als die schlaueste Person innerhalb der Gruppe.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Vaak zelfs nog slimmer dan het slimste individu binnen de groep.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Và họ thật sự có thể thông minh hơn cả người thông minh nhất trong số họ.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.W rzeczy samej grupa ludzi może być często mądrzejsza, niż najmądrzejsza osoba wśród nich.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.Y a menudo, pueden en realidad ser mas inteligentes que la persona mas inteligente dentro de ellos.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.А зачастую, могут быть намного умнее, чем даже самый умный человек внутри группы.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.И на практика често могат да бъдат по-умни от дори най-умния човек сред тях.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.והן יכולות לעיתים קרובות להיות חכמות יותר אפילו מהאדם החכם ביותר שבתוכן.
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.و في الواقع بإمكانهم أن يكونوا أذكى حتى من أذكى شخص متواجد بينهم
Ve çoğunlukla daha zeki olurlar içlerinde daha daha zeki şahıslar olmasına rağmen.賢くなれるのです 簡単な例では あるグループに
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.Huoltaja on henkilö, joka vastaa lapsen hoidosta ja kasvatuksesta.
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.La persona que ostenta la custodia (huoltaja) es quien responde de los cuidados y de la educación del menor.
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.Le tuteur légal (huoltaja) est une personne qui assume la garde et l'éducation de l'enfant.
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.Vårdnadshavaren (huoltaja) är den person som ansvarar för vården och uppfostran av barnet.
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.Опекун (huoltaja) – это человек, отвечающий за уход и воспитание ребёнка;
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.الراعي (Huoltaja) هو الشخص المسؤول عن رعاية الطفل وتربيته.
Veli (huoltaja) çocuğun bakımından ve yetiştirilmesinden sorumlu olan şahıstır.父亲可成为子女的唯一监护人,或与母亲共同抚养孩子。监护人 (huoltaja) 负责儿童的抚育成长。
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;성경에서는 2인칭, 3인칭 남성형을 사용해서 남성만을 유독 언급한 반면,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;A pokým je Biblia adresovaná výlučne mužom, používajúca druhú a tretiu osobu mužského rodu,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;A tam, kde se Bible obrací výhradně k mužům a hovoří ve druhé i třetí osobě v mužském rodě,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Dan jika Alkitab diarahkan pada pria secara eksklusif dengan menggunakan kata ganti orang pria,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Et là où la Bible ne s'adresse qu'aux hommes, utilisant les seconde et troisième personnes du masculin,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Ja kun Raamattu on osoitettu vain miehille käyttäen 2. ja 3. persoonan maskuliinimuotoa,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Și în timp ce Biblia se adresează exclusiv bărbaţilor, folosind a doua şi a treia persoană la masculin,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;В той час як Біблія звертається виключно до чоловіків, використовуючи другу і третю особу чоловічого роду,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;И където Библията са обръща единствено към мъжете, използвайки второ и трето лице мъжки род,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;ובניגוד לתנ"ך, המשתמש אך ורק בלשון זכר בגוף שני ושלישי,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;وحيث الكتاب المقدس يخاطب الرجال فقط باستخدام الشخص الثاني والثالث المذكر،
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;もっぱら男性に語りかけています コーランでは女性も含まれており
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Henkilö, joka on holhouksen alainen, ei pysty itse huolehtimaan asioistaan.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Une personne qui est sous tutelle ne peut pas se prendre en charge elle-même.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.Лицо, состоящее под опекой, не может самостоятельно принимать решения.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.الشخص الذي تحت الوصاية ليس بإمكانه الاعتناء بأموره.
Vesayet altında olanlar, kendi işlerini göremeyen şahıslardır.未与他人结婚,并不受他人监护。受到他人监护的人没有独自处理事务的能力,与其有关的事务,由受托管理人代办。
Yabancılar, yani Fin vatandaşı olmayan şahıslar tescilli dernek kurabilirler.Också utlänningar, d.v.s. personer som inte har finskt medborgarskap, kan grunda en registrerad förening.
Yabancılar, yani Fin vatandaşı olmayan şahıslar tescilli dernek kurabilirler.Иностранцы, т.е. люди, не имеющие гражданства Финляндии, также могут создать зарегистрированное объединение.
Yabancılar, yani Fin vatandaşı olmayan şahıslar tescilli dernek kurabilirler.كذلك فإن الأجانب أي الأشخاص الذين لا يحملون الجنسية الفنلندية يمكنهم أن يؤسسوا جمعيات مسجلة.
Yabancılar, yani Fin vatandaşı olmayan şahıslar tescilli dernek kurabilirler.不具有芬兰国籍的外籍人士同样可在芬兰自由成立社会团体,前提条件是社团负责人及候补负责人必须已在芬兰登记了居住地。
Yalnızca kategorileri değil, şahısları da anlıyor.Capisce l'individuo, non solo le categorie.
Yalnızca kategorileri değil, şahısları da anlıyor.Comprende a las personas, no sólo a categorías.

İlgili Sayfalar