şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.A pak se překvapení změní v naději.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.A vidíte, ako sa prekvapenie mení na nádej.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Depois a surpresa transforma-se em esperança.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.És akkor a meglepetés reménnyé válik.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Et puis la surprise se transforme en espoir.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.놀라움은 희망으로 변합니다.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Poi la sorpresa si trasforma in speranza.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Și mirarea se transformă apoi în speranță.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Und aus Überraschung wird dann Hoffnung.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Và rồi sự ngạc nhiên biến thành niềm hy vọng.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Verrassing verandert in hoop.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Widzicie jak zdziwienie wypełnia się nadzieją.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Y la sorpresa se convierte en esperanza.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.Βλέπεις την έκπληξη να μετατρέπεται σε ελπίδα.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.А след това изненада се превръща в надежда.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.ואתה רואה את פניהם. ואז ההפתעה הופכת לתקווה.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.ثم تتحول المفاجأة إلى أمل.
Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor.私にとっても障害を経験した者たちを
Ve yüzlerini görüyorsunuz. Ve sonra şaşkınlık ümide dönüşüyor."О", а затем удивление сменяется надеждой.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Also wir waren fraglos überwältigt und ein bisschen in Panik -- wenigstens war ich es.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Aşa că am fost absolut copleşiţi şi puţin îngroziţi -- cel puţin eu eram.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Boli sme nimi teda naozaj zaplavení a trochu vystrašení, teda aspoň ja som bola.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Jadi kami benar-benar kewalahan dan sedikit takut -- setidaknya saya takut.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.제 동료는 어쨌는지 모르지만, 저는 당황도 했고 겁도 났었지요
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Nên chúng tôi đã hoàn toàn quá tải và một chút lo sợ -- ít nhất là tôi.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Nous étions donc vraiment dépassés et un peu terrifiés, en tous cas, je l'étais.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Perciò ci sentivamo letteralmente sopraffatti e anche un po' terrorizzati -- almeno io lo ero.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Portanto, ficámos completamente esmagados e um pouco aterrorizados — pelo menos eu fiquei.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Så vi var afgjort overvældede, og bare en smule skræmte -- eller jeg var i hvert falde.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Seveda sva bila zagotovo preobremenjena in malo tudi preplašena -- no vsaj jaz sem bila.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Sin duda, estábamos abrumados y hasta un poco aterrorizados, al menos yo.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Takže práce jsme měli až nad hlavu, a byli jsme tak trochu vyděšení - alespoň tedy já.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Tehát határozottan túl voltunk terhelve és egy kicsit megrémülve -- legalábbis én.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.We waren zeker overweldigd en een beetje bang - ik tenminste toch.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Więc czuliśmy się zdecydowanie przytłoczeni i trochę przerażeni - przynajmniej ja.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Звичайно, ми були приголомшені і трохи налякані - принаймні я.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Мы были определенно подавленны и чуть напуганы - по крайней мере, я была.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.Така че ние определено бяхме претоварени и съвсем малко ужасени, или поне аз бях.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.אז באמת היינו עמוסים ורק קצת מבועתים -- לפחות אני הייתי.
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.لذا كنا نشعر بالحماس والرهبة، أو على الأقل كنت كذلك
Yani kesinlikle şaşkına dönmüş ve biraz dehşete düşmüştük - en azından ben öyle hissediyordum.多少怖くもありました 少なくとも私はそう感じました 個人的には 本当に私が
Yani, uygar bir kasaba kibar toplumda dolaşan Queequeg şaşkınlık yakında benim alarak üzerine yola즉, 문명 도시의 정중 사회 간의 순환 Queequeg 놀랍게도 곧 제를 복용시 출발
Yani, uygar bir kasaba kibar toplumda dolaşan Queequeg şaşkınlık yakında benim alarak üzerine yolaQueequeg zirkulierenden unter den feinen Gesellschaft von einer zivilisierten Stadt, die
Yani, uygar bir kasaba kibar toplumda dolaşan Queequeg şaşkınlık yakında benim alarak üzerine yolaQueequeg מחזורי בין החברה מנומס של עיר תרבותית, כי תדהמה בקרוב יצא עם כניסתו שלי
Yani, uygar bir kasaba kibar toplumda dolaşan Queequeg şaşkınlık yakında benim alarak üzerine yolaQueequeg المتداولة بين المجتمع المهذب بلدة المتحضرة ، أن دهشة غادرت قريبا على اتخاذ بلدي
Yani, uygar bir kasaba kibar toplumda dolaşan Queequeg şaşkınlık yakında benim alarak üzerine yola驚きはすぐに私を取る際に出発 ニューベッドフォードの街中で最初の昼間の散歩。
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Aztán a fiára, aki mellette ült, arcán a bánat és zavarodottság minden kínjával.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.J'ai regardé en face son fils assis à coté d'elle, il était déchiré par le chagrin et la confusion.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.M-am uitat la fiul ei, care stătea lângă ea, şi chipui lui era răvăşit de durere și tulburare.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Observé el rostro de su hijo, que estaba a su lado, y su rostro estaba hendido de pena y confusión.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Saya melihat wajah putranya yang duduk di sebelahnya, dan wajahnya terbelah antara kesedihan dan kekalutan.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Spojrzałam na twarz jej syna siedzącego obok i jego twarz była wprost rozdarta żalem i dezorientacją.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Κοίταξα το πρόσωπο του γιου της που καθόταν δίπλα της και το πρόσωπό του ήταν γεμάτο από θλίψη και σύγχυση.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Погледнах в лицето на сина, който стоеше до нея, и лицето му беше просто съсипано от объркване и мъка.
Yanında oturan oğlunun yüzüne baktım, Yüzü keder ve şaşkınlıktan allak bullaktı.Я посмотрела в лицо её сыну, сидевшему рядом с ней, и его лицо было искажено горем и смятением.
Yarım dakikalık bir süre için, belki de onlar şaşkın durdu, sonra Mrs.Fél percen Talán álltak tátongó, majd Mrs.
Yiyeceği de suyu da azalacak. Hepsi şaşkınlığa düşecek, günahları içinde eriyip yok olacak.aby mali nedostatok chleba a vody a desili sa druh s druhom a aby chradnúc vymizli pre svoju neprávosť.
Yiyeceği de suyu da azalacak. Hepsi şaşkınlığa düşecek, günahları içinde eriyip yok olacak.Aby nedostatek majíce v chlebě a v vodě, děsili se jeden každý z nich, a svadli pro nepravost svou.
Yiyeceği de suyu da azalacak. Hepsi şaşkınlığa düşecek, günahları içinde eriyip yok olacak.Aby niedostatek mając chleba i wody, zdumiewał się każdy z nich, i uwiądł w nieprawościach swoich.
Yiyeceği de suyu da azalacak. Hepsi şaşkınlığa düşecek, günahları içinde eriyip yok olacak.até que lhes falte o pão e a água, e se espantem uns com os outros, e se definhem na sua iniqüidade.

İlgili Sayfalar