şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
"Seni şaşkın, pilim bitti, aptal.""Nebunã afurisitã, mi s-au terminat bateriile, idioato! "
"Seni şaşkın, pilim bitti, aptal."'Przeklęty głupcze, mam wyczerpaną baterię, idioto.'
"Seni şaşkın, pilim bitti, aptal.""Κολλημένε χαζέ, Εχω ξεμείνει απο μπαταρία, ηλίθιε".
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.A keď ešte neverili od radosti a divili sa, povedal im: Či tu máte niečo na jedenie?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Fiindcă ei, de bucurie, încă nu credeau, şi se mirau, El le -a zis: ,,Aveţi aici ceva de mîncare?``
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Když pak oni ještě nevěřili pro radost, ale divili se, řekl jim: Máte-li tu něco, ješto by se pojedlo?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Ker pa še ne verjamejo od veselja in se čudijo, jim reče: Imate li tu kake jedi?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.저희가 너무 기쁘므로 오히려 믿지 못하고 기이히 여길 때에 이르시되 여기 무슨 먹을 것이 있느냐 하시니
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Lecz gdy oni jeszcze nie wierzyli od radości, ale się dziwowali, rzekł im: Macie tu co jeść?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Men da de ennu ikke trodde for glede, og undret sig, sa han til dem: Har I her noget å ete?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Mikor pedig még nem hívék az öröm miatt, és csodálkozának, monda nékik: Van-é itt valami enni valótok?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Ενω δε αυτοι ηπιστουν ετι απο της χαρας και εθαυμαζον, ειπε προς αυτους Εχετε τι φαγωσιμον ενταυθα;
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Когда же они от радости еще не верили и дивились, Он сказал им: есть ли у вас здесь какая пища?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Но понеже те от радост още не вярваха и се чудеха, Той рече: Имате ли тук нещо за ядене?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.Ще ж як не поняли вони віри з радощів та дивувались, рече їм: Маєте що їсти тут?
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.והם עוד לא האמינו משמחה ותמהו ויאמר אליהם היש לכם פה דבר אכל׃
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.وبينما هم غير مصدقين من الفرح ومتعجبون قال لهم أعندكم ههنا طعام.
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.他 們 正 喜 得 不 敢 信 、 並 且 希 奇 、 耶 穌 就 說 、 你 們 這 裡 有 甚 麼 喫 的 沒 有
Sevinçten hâlâ inanamayan, şaşkınlık içindeki öğrencilerine, ‹‹Sizde yiyecek bir şey var mı?›› diye sordu.他 們正 喜 得 不 敢 信 、 並且 希奇 、 耶穌 就 說 、 你 們這裡 有 甚 麼喫 的 沒有
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.A kultúránk a figyelem-elterelés köré épül.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Avem o cultura care distrage atentia.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Giờ đây chúng ta đang có văn hóa của sự sao nhãng.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Hoje temos a cultura da distração.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.이제 우리에게는 산만한 문화가 있습니다
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Máme teď kulturu, která odvádí naši pozornost.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Meillä on tällä hetkellä häiriötekijäkulttuuri.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.My mamy obecnie kulturę odwracania uwagi.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Nous avons aujourd'hui une culture de la distraction.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Saat ini kita punya budaya terusik.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Sedaj imamo kulturo odvračanja pozornosti.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Stiamo vivendo nella cultura del caos.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Tenemos una cultura de la distracción.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Teraz žijeme v kultúre odpútavania pozornosti.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Vi har nu en kultur full av distraktioner.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.We hebben een cultuur van afleiding vandaag.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Wir haben heute eine Kultur der Ablenkung.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Τώρα έχουμε έναν πολιτισμό της απόσπασης της προσοχής.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Зараз у нас культура відволікання.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Сега имаме култура на отклоняване на вниманието.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.Сейчас у нас культура отвлечения.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.יש לנו היום תרבות של הסחת-דעת.
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.نحن الآن لدينا ثقافة تشتيت الاهتمام
Şimdi bir şaşkınlık kültürümüz söz konusu.しかし私達は地球規模の危機に直面しているのです
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Agora na medicina, segundo penso, estamos perplexos perante esta questão do custo.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Ahora bien, nosotros dentro de la medicina, creo yo, estamos desconcertados por esta cuestión de costo.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.In de geneeskunde worden wij volgens mij verlamd door die kostenkwestie.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Je pense que, maintenant, en médecine nous sommes dépassés par cette question de coût.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.현재 의료계에서 이 비용의 문제는 이해가 안된다고 생각합니다.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Ludzi medycyny sprawa kosztów zbija z tropu.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Noi, cei din medicină, suntem uluiți de problema costului.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Ora noi della medicina, credo, siamo sconcertati dal problema dei costi.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Theo tôi, giờ đây, chúng tôi, trong ngành y, đang bị bế tắc vì nan đề chi phí này.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Vi indenfor lægevidenskab, tror jeg, er ligeglade med dette spørgsmål om pris.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Wir im medizinischen Sektor sind, glaube ich, von dieser Kostenfrage verunsichert.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Мисля, че ние, които работим в областта на медицината, сме заслепени от този въпрос за цена.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.Сейчас в медицине, мне кажется, мы поставлены в тупик этим вопросом цены.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.של הטיפול שלנו. לדעתי, אנחנו, ברפואה,
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.ونحن الآن في مجال الطب، أعتقد، هي في حيرة بهذا السؤال من التكلفة.
Şimdi biz tıptakiler, bence bu maliyet sorusu hakkında şaşkınız.医療費問題には 当惑させられます 「これが現実なんだ」「必要なコストなんだ」と 言いたくなります
Şimşek çaktır, dağıt düşmanı, Savur oklarını, şaşkına çevir onları.(143:6) блесни молниею и рассей их; пусти стрелы Твоии расстрой их;

İlgili Sayfalar