şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."Αλλά δεν έχω τίποτα." Μάρθα φαινόταν μπερδεμένος.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."Але я нічого не маю." Марфа подивилася подив.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."Но нямам нищо." Марта погледна в недоумение.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."Но я ничего не имею." Марфа посмотрела недоумение.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı."אבל אין לי שום דבר." מרתה נראה נבוך.
"Ama bir şey var." Martha şaşkın baktı.واضاف "لكن ليس لدي أي شيء". مارثا بدا حائرا.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.(47:6) увидели и изумились, смутились и обратились в бегство;
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.(48:6) Ils ont regardé, tout stupéfaits, Ils ont eu peur, et ont pris la fuite.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.au privit -o, au înlemnit, s'au temut, şi au luat -o la fugă.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.a videli so in so ostrmeli, zmedli so se in zbežali urno.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Bo oto królowie, gdy się zgromadzili i ciągnęli wespół,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.de så og tav på Stedet, flyed i Angst,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Ecco, i re si sono alleati, sono avanzati insieme
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.For se, kongene samlet sig, de drog frem tilsammen.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Họ thấy đến , bèn sững_sờ , Bối_rối , rồi mau mau chạy trốn .
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Họ thấy đến, bèn sững sờ, Bối rối, rồi mau mau chạy trốn.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.저희가 보고 놀라고 두려워 빨리 갔도다
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Lebo hľa, kráľovia boli sa shromaždili a prejdúc boli spolu pritiahli.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Let maar eens op: er was een samenzwering van koningen; met elkaar trokken zij op naar Jeruzalem.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Mert ímé, a királyok összegyûltek, de tovatüntek együttesen.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Nebo aj, králové když se shromáždili a spolu táhli,
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Pero viéndola así, se quedaron atónitos; se turbaron y se dieron prisa a huir
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Sie haben sich verwundert, da sie solches sahen; sie haben sich entsetzt und sind davon gestürzt.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Sillä katso, kuninkaat kokoontuivat, hyökkäsivät yhdessä.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Tapi melihat bukit itu, mereka tercengang; mereka gempar dan lari kebingungan
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Ty se, konungarna församlade sig, tillhopa drogo de fram.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Viram-na, e então ficaram maravilhados; ficaram assombrados e se apressaram em fugir.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Αυτοι, ως ειδον, εθαυμασαν εταραχθησαν και μετα σπουδης εφυγον.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.Те като видяха почудиха се, Смутиха се, спуснаха се на бяг.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.המה ראו כן תמהו נבהלו נחפזו׃
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.‎لما رأوا بهتوا ارتاعوا فرّوا‎.
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.他 們 見 了 這 城 、 就 驚 奇 喪 膽 、 急 忙 逃 跑
Ama onu görünce şaşkına döndüler, Dehşete düşüp kaçtılar.他 們見 了 這城 、 就 驚奇 喪膽 、 急忙 逃跑
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Aber er fühlte, als ob er an Stelle genagelt wurde und lag völlig verwirrt gestreckt in all seinen Sinnen.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale czuł się jakby był przybity w miejscu i leżał całkowicie mylić we wszystkich swoich zmysłów.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale pocit, ako by on bol pribitý na miesto a ležala úplne zmätený na všetky jeho zmysly.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ale pocit, jako by on byl přibit na místo a ležela úplně zmatený na všechny jeho smysly.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Dar el a simţit ca şi cum el a fost bătut în cuie în vigoare şi să întins complet derutat în toate simţurile.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.De úgy érezte, mintha ő szegezve a helyén, és feküdt ki teljesen összezavarodott A minden értelemben.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.그가 자리에 꼼짝 못하게되었으며 완전히 혼란에 펼쳐하다 것처​​럼하지만 그 느낌 모든 감각 인치
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Mais il se sentait comme s'il était cloué en place et gisait complètement confus dans tous ses sens.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Ma si sentiva come se fosse inchiodato al suo posto e coricata completamente confuso in tutti i sensi.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Men han følte det, som om han var naglet på plads, og strakte sig ud helt forvirret i alle hans sanser.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Men han kände det som om han spikades på plats och låg utsträckt helt förvirrad i alla sina sinnen.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Mutta hän tunsi ikään kuin hän naulattiin paikoilleen ja antaa ojensi täysin sekaisin kaikissa järkiinsä.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Tapi ia merasa seolah-olah ia dipaku di tempat dan berbaring berbaring sepenuhnya bingung di semua indranya.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Vendar pa je čutil, kot da je bil pribit na svojem mestu in določiti stegne popolnoma zmeden v vse svoje čute.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Але він відчував, як ніби він був прибитий на місці і лежав повністю плутають у всіх його значеннях.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Но он чувствовал, как будто он был прибит на месте и лежал полностью путают во всех его смыслах.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.Но той се чувстват така, сякаш той е прикован на място и да протегна напълно объркани във всичките си сетива.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.אבל הוא הרגיש כאילו הוא היה מסומר למקומו שרוע מבולבל לגמרי בכל חושיו.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.ولكنه يرى انه كما لو كان مسمر في مكانه ، ووضع ممددا الخلط تماما في جميع حواسه.
Ama o yerde çivilenmiş ve tamamen şaşkın uzanmış yatıyordu eğer hissettim tüm duyuları.すべての彼の感覚インチ 唯一の彼の最後の一目で彼は彼の部屋のドアが開いて引っ張られたことにも気付くはずでした
Any Rand'in kendisinin mentörü olduğunu söylediğini okuduğumda yaşadığım şaşkınlığı tahmin edebilirsiniz.연방준비제도 이사회 의장 Alan Greenspan이 Ayn Rand를 그의 지적 멘토로 지목한 걸 읽었을 때의 놀라움을 아시겠죠.
Any Rand'in kendisinin mentörü olduğunu söylediğini okuduğumda yaşadığım şaşkınlığı tahmin edebilirsiniz.Ayn Rand als intellectuele mentor beschouwt.
Any Rand'in kendisinin mentörü olduğunu söylediğini okuduğumda yaşadığım şaşkınlığı tahmin edebilirsiniz.שאלן גרינספן, יושב ראש הפדרל ריזרב, מכריז על איין ראנד כמנטור האינטלקטואלי שלו.
Any Rand'in kendisinin mentörü olduğunu söylediğini okuduğumda yaşadığım şaşkınlığı tahmin edebilirsiniz.أن ألان غرينسبان، رئيس الاحتياطي الفيدرالي ، يطالب آين راند كمرشدته الفكرية
Asıl beni şaşkına çeviren ise, beni daha görmeden önce bana acıma duygusu beslemeseydi.Apa yang mengejutkan saya adalah: Dia merasa kasihan kepada saya bahkan sebelum dia melihat saya.
Asıl beni şaşkına çeviren ise, beni daha görmeden önce bana acıma duygusu beslemeseydi.Cái đáng nói chính là : cô ấy đã cảm thấy thương hại tôi thậm chí trước khi cô ấy gặp tôi.
Asıl beni şaşkına çeviren ise, beni daha görmeden önce bana acıma duygusu beslemeseydi.Ceea ce m-a uimit a fost că ei i-a fost milă de mine încă dinainte să mă vadă.

İlgili Sayfalar