şaşkın ile cümle

şaşkın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
2
HECE
4
ORT. KELİME
Şaşkınlık beni konuşmamdan mahrum etti.Astonishment deprived me of speech.
Şaşkınlıkla gözleri büyüdü.Her eyes become round in surprise.
Onun şaşkınlığı onun yalanını açığa vurdu.His confusion betrayed his lie.
Mary şaşkınlıkla ona baktı.Mary stared back at him in surprise.
Kafamı hala şaşkın hissediyorum.My head still felt giddy.
Şaşkınlıktan dona kalmıştık.We were struck dumb with astonishment.
Onun parayı çaldığını itirafı ailesini şaşkına çevirdi.His admission that he had stolen the money astonished his family.
Bu sorun beni şaşkına çevirdi.This problem baffles me.
Ben New York'a ilk gittiğimde, bir şaşkınlık içindeydim.When I first got to New York, I was in a daze.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.When I heard it, I was dumbfounded.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Gemideki adamlar adada beş adam görmekten şaşkına döndüler.The men on board were surprised to see five men on the island.
Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Ona şaşkınlıkla baktı.He stared at her in astonishment.
O, şaşkınlıkla bana baktı.He looked at me in surprise.
O, yüzümdeki şaşkınlığı gördü.He saw the surprise on my face.
O çok şaşkındı.He was very puzzled.
Şaşkın görünüyordu.He looked bewildered.
Onun davranışlarına olan şaşkınlığı ona bir kelime söyletemedi.Surprised at her behavior, he could not say a word.
O şaşkınlıkla etrafına bakındı.She looked around in wonder.
Hey,teslimat tarihine az zaman kaldı,biliyor musun?Etrafta şaşkın şaşkın gezmeyi bırak.Hey, there's no time left till the deadline, you know? Stop hanging around in a daze!
Tamamen şaşkınlıktan dilim tutuldu.I was totally dumbfounded.
El yazısı kullanabilen genç insanların sayısının gitgide azaldığını şaşkınlıkla öğrendim.I was amazed to learn that fewer and fewer young people can write in cursive.
"Burada ne yapıyorsun?" diye şaşkınlıkla bana sordu."What are you doing here?" he asked me in surprise.
O şaşkınlık içinde ona baktı.She stared at him in astonishment.
Şaşkına döndüm.I'm flabbergasted.
Biraz şaşkındım.I was a bit confused.
Tom haberi duyduğunda şaşkına döndü.Tom was flabbergasted when he heard the news.
Şaşkın olduğumu söyledim.I said that I was confused.
Şu kadınlar konuşamayacak kadar şaşkındılar.Those women were too surprised to speak.
Tom şaşkın görünüyordu.Tom looked puzzled.
Ben hala biraz şaşkınım.I'm still a little dizzy.
Şimdi biraz şaşkın hissediyorum.I'm feeling kind of dizzy.
Ben şu an biraz şaşkınım.I'm just a little dizzy.
Tom tamamen şaşkındı.Tom was completely confused.
Seni burada gördüğüm için gerçekten şaşkınım.I'm very surprised to see you here.
Tom şaşkın.Tom is dumbfounded.
Tom endişeli ve şaşkın görünüyor.Tom looks worried and confused.
Tom şaşkın görünüyor mu?Does Tom look confused?
O, çıplak ve şaşkın uyandı.He woke up naked and confused.
O, öfkeli ve şaşkındı.He was angry and confused.
O kızgın ve şaşkındı.She was angry and confused.
Ben kızgın ve şaşkındım.I was angry and confused.
Kocam o kadar şaşkına dönmüştü ki araba anahtarlarını düşürdü.My husband was so flabbergasted he dropped his car keys.
Ben senin kadar şaşkınım.I'm as surprised as you are.
Ben şaşkına dönmüşüm.I'm baffled.
Ben şaşkına döndüm.I was flabbergasted.
Tom şaşkındır.Tom is dizzy.
Biz şaşkınız.We're dizzy.
Tom şaşkın görünüyor.Tom looks bewildered.
Tom şaşkın kaldı.Tom remained puzzled.
Tom şaşkın kalıyor.Tom remains puzzled.
Tom'un şaşkınlığı devam ediyor.Tom remains puzzled.
Tom şaşkına döndü.Tom was flabbergasted.
Onlar şaşkın görünüyorlar.They look confused.
Herkes şaşkın görünüyor.Everyone looks confused.
Bu gerçekten şaşkınlık verici.It's truly amazing.
İşletmenin başarısı herkesi şaşkına çevirdi.The success of the enterprise astonished everybody.
Şaşkınlığını anlayabiliyorum.I can understand your confusion.
Biraz şaşkın hissettim.I felt a little dizzy.

İlgili Sayfalar