Ana içeriğe geç
Sözlük

şaşar ile cümle

şaşar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Ödevlerini ne kadar çok kaytardığını bilsen şaşarsın.You'd be amazed how often he doesn't do his homework.
Ne kadar çok oyun oynadığını bilsen şaşarsın.You'd be amazed how much time he spends playing games.
Dışarı çıktığında ne kadar bira içtiğini bilsen şaşarsın.You'd be amazed how much beer he drinks when he goes out.
Ona böyle yapmamasını kaç defa söylediğimi bilsen şaşarsın.You'd be amazed how many times I've told him not to do that.
Sabahları hazırlanmasının ne kadar uzun sürdüğünü bilsen şaşarsın.You'd be amazed how long it takes her to get ready in the morning.
Bölgede "Ölü nehir" olarak bilinen Sasar; yüzme, yıkama veya balıkçılık için uygun değildir.The Săsar, locally known as the "dead river," is unsuitable for bathing, washing, or fishing.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.It's one of those ideas that's so simple, yet brilliant, you wonder why it's never been done before.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.As you all know, newsprint yellows significantly in the sun.
Eğer dilemiş olsaydık, gerçekten onu bir ot kırıntısı kılardık; böylelikle şaşar-kalırdınız.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Allah'ın rahmeti ve bereketleri üzerinize olmuşken, nasıl Allah'ın işine şaşarsın?God's mercy and blessings be upon you, O members of this household," they said.
Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız.We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Dileseydik onu samana çevirirdik de siz şaşardınız:We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
İnsan beşer, kuldur şaşar.Het beste paard struikelt wel eens.
Bölgede "Ölü nehir" olarak bilinen Sasar; yüzme, yıkama veya balıkçılık için uygun değildir.Saarta ympäröivällä merialueella ei saa uida, kalastaa eikä ankkuroitua.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.Det är en av de där idéerna som är så enkel och briljant, att man undrar varför ingen gjort det tidigare.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.Este una din acele idei așa de simple, dar strălucitoare, te întrebi de ce nu s-a mai făcut înainte.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.Es una de esas ideas tan simples, pero tan brillantes que te preguntas por qué no se ha hecho antes.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.Ez az ötlet olyan egyszerű és nagyszerű, hogy eltűnődsz, vajon miért nem használtuk előbb?
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.Je to naprosto jednoduchý, a přesto úžasný, nápad, až si řeknete, jak je možné, že už se to dávno neděje.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.그 아이디어는 아주 단순하지만 뛰어난 발상이어서, 왜 예전에는 이런게 없었나 의아할 것입니다.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.זוהי יוזמה בבריטניה שמזווגת את מר ג'ונס
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.انها واحدة من هذه الأفكار التي في غاية البساطة ، ومع ذلك رائعة، تجعلك تتساءل لماذا لم نقم بها من قبل.
Çok basit, ancak çok parlak şu fikirlerden bir tanesi, neden daha önce düşünülmediğine şaşarsınız.これまで出てこなかったことが不思議です 三つ目のシステムは
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.유방조영술은 연방법에 의해 규제를 받는 유일한 방사선학적 연구이며, 연구 도중 40파운드(약 18kg) 자동차 배터리와
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.la douleur.
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.Podem ficar admirados de saber que a mamografia é o único estudo radiológico que é regulado pela lei federal.
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.Як не дивно, мамографія - це єдине радіологічне дослідження, яке регулюється федеральним законодавством.
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.את עלולה להיות מופתעת לגלות שממוגרפיה היא המחקר הרדיולוגי היחיד שמפוקח על ידי חוק פדראלי,
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.وربما قد تتفاجئون من كون الماموغراف هو عملية التصوير الاشعاعي الوحيدة التي يحكمها قانون فدرالي
Federal kanun tarafından düzenlenen tek radyoloji uygulamasının mammografi olduğunu bilseniz şaşardınız.マンモグラフィーは放射線医学界で唯一 連邦法による規制があるのです 法律によると 検診の際に
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.1週間後型板と落ち葉を取り去り
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Ako všetci viete, novinový papier na slnku výrazne žltne.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Come tutti voi sapete, la carta da giornale ingiallisce molto al sole.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Comme vous le savez tous, les journaux jaunissent visiblement au soleil.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Como sabem, o papel de jornal amarelece significativamente ao sol.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Como saben, el papel periodico se pone amarillo con el sol.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Cum bine stiti, ziarul se ingalbeneste semnificativ la soare.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Dan seperti yang anda tahu, kertas koran menguning di bawah matahari.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Jak víte, novinový papír na slunci výrazně zažloutne.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Jak wiadomo, gazety mocno żółkną na słońcu.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.여러분도 알다시피, 신문용지는 태양 아래에서 상당히 노랗게 됩니다.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Kot veste, časopisni papir na soncu porumeni.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Mint tudják, az újságpapír nagyon kisárgul a napon.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Như các bạn biết, giấy báo để trong nắng sẽ ố vàng rất nhanh.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Wie Sie alle wissen, wird Zeitungspapier in der Sonne ziemlich gelb.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Zoals jullie weten vergeelt krantenpapier sterk in de zon.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Όπως όλοι γνωρίζετε, η εφημερίδα κιτρινίζει έντονα στον ήλιο.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.И както знаете, вестниците пожълтяват значително, когато са на слънце.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Как вы знаете, газетная бумага сильно желтеет на солнце.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.Як ви знаєте, газетний папір сильно жовкне на сонці.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.כפי שאתם יודעים, נייר עיתון מצהיב בשמש.
Hepinizin bildigi gibi, gazete kağıdı güneşte epeyce sasarır.كما تعرفون جميعا, ورق طباعة الصحف يتحول للون الاصفر بفعل الشمس.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.A nemohli ho lapiť za slovo pred ľudom a podiviac sa jeho odpovedi umĺkli.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.Così non poterono coglierlo in fallo davanti al popolo e, meravigliati della sua risposta, tacquero
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.E não puderam apanhá-lo em palavra alguma diante do povo; e admirados da sua resposta, calaram-se.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.És nem tudták õt megfogni beszédében a nép elõtt; és csodálkozván az õ feleletén, elhallgatának.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.I nemohli ho za slovo popadnouti před lidem, a divíce se odpovědi jeho, umlkli.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.I nie mogli go podchwycić w mowie jego przed ludem, a zadziwiwszy się odpowiedzi jego, umilknęli.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.In niso ga mogli ujeti v besedi vpričo ljudstva, in umolknejo, čudeč se odgovoru njegovemu.
İsayı, halkın önünde söylediği sözlerle tuzağa düşüremediler. Verdiği yanıta şaşarak susup kaldılar.저희가 백성 앞에서 그의 말을 능히 책잡지 못하고 그의 대답을 기이히 여겨 잠잠하니라
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod