Onlar tamamen şaşırdılar.They were completely surprised.
Amerikalılar, Almanları şaşırttı.The Americans surprised the Germans.
Fiyatlar şaşırtıcı şekilde düştü.Prices went to amazingly low levels.
Gözlerin güzel bir kadınla karşılaştığında, onu çok şaşırt.When your eyes encounter a beautiful woman, knock her out.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
Çocuğun başında büyük bir yumru var. O kadar çok ağlamasına şaşmamalı.The boy has a huge bump on his head. No wonder he cried so much!
Oldukça şaşırmıştım.I was quite surprised.
Sonuca şaşırmış olabilirsin.You might be surprised at the outcome.
O şaşkınlık içinde ona baktı.She stared at him in astonishment.
O erken vardığında onu şaşırttı.She surprised him when she arrived early.
O, bir öpücükle onu şaşırttı.She surprised him with a kiss.
O, küçük bir hediye ile onu şaşırttı.She surprised him with a small gift.
Onun şarkı söylemede iyi olmasına çok şaşırdım.To my surprise, he was good at singing.
Şaşırtıcı biçimde, şarkı söylemede iyiydi.Surprisingly, he was good at singing.
Çok şaşırdık, o şarkı söylemede iyiydi.Much to our surprise, he was good at singing.
Onun aristokrat tavırları beni şaşırtıyor.His aristocratic manners amaze me.
Körle yatan şaşı kalkar.He who sleeps with dogs wakes up with fleas.
Şaşkına döndüm.I'm flabbergasted.
Aslında kocam bizim düğün pastamızın birazını yediği için şaşırdım.I was surprised because my husband actually ate some of our wedding cake.
Bu oldukça şaşırtıcı bir yerdir.This is a pretty amazing place.
Beni en çok şaşırtan şey onun şeker sevmemesiydi.What surprised me most was that she didn't like candy.
Onun düğünü hakkında bir şey duymamış olman şaşırtıcı.It's surprising that you haven't heard anything about her wedding.
Söylediği şey beni şaşırttı.What he said surprised me.
Brezilya'ya tek başına gitmesi bizi şaşırttı.It amazed us that she had been to Brazil alone.
İki yüz dolara kaç tane elma alabileceğine şaşıracaksın.You'd be amazed how many apples you can buy for two hundred dollars.
Tom'un ne kadar sık ödevini yapmamasına şaşırırdın.You'd be amazed how often Tom doesn't do his homework.
Tom'un oyun oynayarak ne kadar çok zaman harcadığına şaşırırdın.You'd be amazed how much time Tom spends playing games.
Dışarı çıktığında Tom'un ne kadar çok bira içtiğine şaşırırdın.You'd be amazed how much beer Tom drinks when he goes out.
Tom'un onu yapmamasını kaç kez söylediğime şaşırırdın.You'd be amazed how many times I've told Tom not to do that.
Abraham'ın sabahları hazırlanmasının ne kadar zaman aldığına şaşırırdın.You'd be amazed how long it takes Tom to get ready in the morning.
Gerçekten beni en çok şaşırtan Tom'un bir günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day Tom slept.
Tom kolayca şaşırmaz.Tom isn't easily surprised.
Tom habere çok şaşırdı.Tom is much surprised at the news.
Tom oldukça şaşırtıcı bir kişidir.Tom is a pretty amazing person.
Tom'un başını bu kadar çok belaya sokması şaşırtıcı.It's amazing how much trouble Tom is able to get into.
Tom'un arabasını yıkamasının bu kadar çok zaman alması şaşırtıcı.It's amazing how much time it takes Tom to wash his car.
Tom'un her hafta bu kadar çok para harcaması şaşırtıcı.It's amazing how much money Tom spends every week.
Tom'un çocuklarına bu kadar az zaman harcaması şaşırtıcı.It's amazing how little time Tom spends with his children.
Tom'dan bir çağrı aldığıma şaşırdım.I was surprised to get a call from Tom.
Tom ve Mary'nin birlikte takıldığını ne kadar sık gördüğüme şaşırırdın.You'd be amazed how often I've seen Tom and Mary hanging out together.
Mary gitmemeye karar verse Tom şaşırmaz.Tom wouldn't be surprised if Mary decided not to go.
Tom Mary'nin yeni mayosunun ne kadar dar ve kısa olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see how skimpy Mary's new swimsuit was.
Tom Mary'nin gelişine şaşırdı.Tom was surprised that Mary showed up.
Tom Mary'nin geldiğine şaşırdı.Tom was surprised that Mary showed up.
Tom Mary'nin bu kadar çok değişmesine şaşırdı.Tom was surprised that Mary had changed so much.
Tom Mary'nin çok fazla yakınmasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary complained so much.
Mary böylesine küçük bir araba aldığı için Tom şaşırmıştı.Tom was surprised that Mary bought such a small car.
Tom Mary'nin davranışına şaşırmıştı.Tom was surprised by Mary's behavior.
Mary'nin kasabayı terk ettiğini ona söylediğimde, Tom gerçekten şaşırmış görünüyordu.Tom seemed genuinely surprised when I told him that Mary had left town.
Biraz şaşkındım.I was a bit confused.
Bir yılan görürseniz, çok şaşırmam.I wouldn't be too surprised if you saw a snake.
Tom zamanında gelmeseydi çok şaşırmazdım.I wouldn't be too surprised if Tom didn't show up on time.
Tom iyi bir TOEFL puanı almasa çok şaşırmam.I wouldn't be too surprised if Tom didn't get a good TOEFL score.
Bir an için, Tom konuşamayacak kadar şaşırmıştı.For a moment, Tom was too surprised to speak.
Tom korkmaktan çok şaşırdı.Tom was too surprised to be scared.
Tom tepki gösteremeyecek kadar çok şaşırmıştı.Tom was too surprised to react.
Tom tamamen yiyeceklere saplantılı. Mary'nin onu terkettiğine şaşmamalı.Tom is utterly obsessed with food. No wonder Mary dumped him!
Tom'un yardım etmek için isteksizliği Mary'yi şaşırttı.Tom's unwillingness to help surprised Mary.
Tom'un acımasız olması Mary'yi şaşırttı.Tom's lack of compassion surprised Mary.
Mary Tom'un ona verdiği yavru köpeği beğenmediğinde, Tom çok fazla şaşırmazdı.Tom wouldn't be too surprised if Mary didn't like the puppy he gave her.