Ana içeriğe geç
Sözlük

şaş ile cümle

şaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Güzellikler olabilir, şaşırtıcı şeyler de olabilir.It can be beautiful. It can reveal quite astonishing things.
Bu sizi şaşırtmamalı, değil mi?This should not surprise you, right?
Bakışlarında hem şaşkınlığı, hem endişeyi görüyoruz, merhamet arıyor.Alexander is known, ultimately, for his compassion, at least towards Darius's family.
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Bütün bir dönemin simgesi olmasına şaşmamalı.No wonder it has become such an icon for the entire time period.
Beni hatırlayabilmenize şaşırdım.Well, I'm surprise you remember.
Birazcık şaşırdım.I'm a little bit confused.
Karakterlerim beni şaşırttıklarında mutlu oluyorum.I like it when my characters surprise me.
Bu simülasyonlarla elde edebildiklerimize biz bile şaşırdık.We are ourselves surprised what you actually get out of the simulations.
Elijah Mohammed'e olan inançlarını gördüğümde, çok şaşırmıştım.The faith that they had in Elijah Mohammad and in Malcolm...
O, böyle cevap verdiğinde çok şaşırmıştım.When he answered, I was really- I was really took back! I didn't understand that!
Ben Philbert'ın söyledikleri hakkında Malcolm'la konuştum ve o şaşırmadığını söyledi.I talked to Malcolm about what Philbert had said, and Malcolm said he wasn't surprised.
Şaşırtıcı şekilde, ilişkisi yoktu.To my surprise, it did not correlate.
Gerçekten şaşırmıştım.I was real surprised.
Şaşırtıcı gelişmeler gerçekleşti.There was amazing improvements.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Instead, there was a litany of astonishing optimism.
Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.But you don't need to rush off away from the familiar, across the world to be surprised.
Birazdan sizi çok şaşırtacak bir kısa yol göstereceğim.But I'll show you trick in a second that will amaze you.
Bu size şaşırtıcı geliyor, öyle değil mi?That surprises you, right?
Çocuklar şaşırtıcıydı: son derece istekli ve genellikle çok zekilerdi.The kids were amazing: extremely eager and often very bright.
Ve şaşkınlıkla karşıladım ki, bana yüzde 100 destek verdiler.And to my astonishment, they backed me 100 percent.
Yani bu şaşırtıcı bir tablo.So, this is an astounding table.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.This is bad news, but perhaps surprising to you, it's also part of the good news.
Bunun sadece iklimden oluşmuyor olması sizi şaşırtabilir.It may surprise you that it's not only climate.
Suçlularımızın olması hiç de şaşılacak bir şey değil.It's no wonder, you know, we have criminals.
Ama, BM'den tarafından düzenlenen mülteci kampındaki... ...sığınağı görünce çok şaşırdım.But I was so surprised to see the shelter, refugee camp organized by the U.N.
İnsanı şaşırtan önermenin çok basit olması.What's extraordinary is how simple the premise is.
Cevap şaşırtıcı derecede basit.[Thrun] The answer is surprisingly simple.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.It's the symbol of all that we are and all that we can be as an astonishingly inquisitive species.
Ama aynı zamanda orman hakkında şaşırtıcı derecede akıllıca bilgilere sahipler.But at the same time they had a perspicacious knowledge of the forest that was astonishing.
Bu şaşılacak bir şey yoktur.There is nothing surprising in this.
Yeterince sinir adam şaşırmış bir sürücü için gerçekten bir boggy, vıcık vıcık, squitchy resim.A boggy, soggy, squitchy picture truly, enough to drive a nervous man distracted.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,What the Starrs did next, though, was surprising.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.It was one of the most astonishing family dynamics I have ever seen.
En şaşırtıcı kısmıysa önümüzdeki hafta ne üzerinde çalışmalıyız sorusu oldu.But the most surprising part was when we turned to, what are we going to work on in the week ahead?
Ben de şaşırdım.I was surprised too.
Şaşkın görünüyorsun.You look confused.
Seni gerçekten şaşırttılar mı?Did they really shock you?
Chris Anderson: Şaşırtıcı bir sunum.First of all, just so everyone understands: you're saying that by creating web crawlers,
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,But what's really amazing is that
Atlanta şaşırır hale geldi.She kept getting distracted.
Avcılar hayvanları öldürürken şaşırtıcı bir şey oldu.As the hunters display their kills, something surprising happens.
Peki ne oldu? Bu araştırmayı yaptığımız 10 sene boyunca aslında kendimizi şaşırttık.So during the 10 years that we've been doing this work, we actually surprised ourselves.
Gördüğümüzde şaşıracağımız bir şey olmamalı.It's not something that we should be surprised by.
"Seni şaşkın, pilim bitti, aptal."'Confounded fool, I'm all out of battery, you moron'.
Erkeklerin onu rahat bırakmamasına şaşmamalı.It's natural men wouldn't leave her alone.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.And so we marvel at silk worms -- the silk worm you see here spinning its fiber.
Makina için pek şaşırtıcı bir durum değil.So this isn't too interesting of a machine.
Kesenin onun olmadığı ortaya çıkınca... ...çok şaşırdı sanırım.The fact that the sachet isn't hers... I think it upset her.
Kese yüzünden çok şaşkınım.Because of the sachet, I am very stunned and upset.
Bu yüzden çok şaşırdım.I was stunned.
Beni görmek istemene çok şaşırdım.You asked to see me this time, I was kind of shocked.
Ama aynı zamanda, sahip oldukları başka birşey de beni oldukça şaşırtıyor:But I am surprised by one thing that they do have:
Coca-Cola'nın yaptığı çok şaşırtıcı.It's staggering, if you think about Coca-Cola.
Oluverdi bize. Şaşırttı.Surprised.
Bu şaşırtıcı.It is amazing.
Dünyanın bizi bu tür şeylerin kullanımı konusunda sürekli şaşırtma alışkanlığı var.The world has a habit of surprising us as to how these things are actually used.
Bicky biraz şaşırmış görünüyordu.Bicky seemed a bit surprised.
"Mr. Bickersteth efendim, biraz alınmış şaşırmış göründü. ""Mr. Bickersteth appeared somewhat taken aback, sir."
Şey zavallı yaşlı Bicky oldukça şaşırttı.The thing startled poor old Bicky considerably.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod