Ana içeriğe geç
Sözlük

şaş ile cümle

şaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un bunu yapmayı reddetmesine şaşırdım.I was surprised that Tom refused to do that.
Tom'un bunu yapmak istemesine şaşırdım.I was surprised Tom wanted to do that.
Orada Tom'u gördüğüne şaşırmış olmalısın.You must've been surprised to see Tom there.
Tom'u tutuklamamalarına şaşırdım.I'm surprised they didn't arrest Tom.
Tom şaşırmıştı, değil mi?Tom was surprised, wasn't he?
Tom'un şaşırdığını sanmıyorum.I don't think that Tom was surprised.
Tom muhtemelen şaşıracak, değil mi?Tom is likely to be surprised, isn't he?
Bu bizi hiç şaşırtmadı.That didn't surprise us at all.
Bu seni şaşırttı, değil mi?That surprised you, didn't it?
Şaşkınsın, değil mi?You're puzzled, aren't you?
Bu seni şaşırtmıyor, değil mi?It doesn't surprise you, does it?
Tom'un bunu yaptığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear that Tom had done that.
Tom'un intihar ettiğini duyunca şaşırdım.I was surprised when I heard that Tom had committed suicide.
Bu seni biraz şaşırttı, değil mi?It kind of surprised you, didn't it?
Eğer bu olsaydı, seni şaşırtmazdı, değil mi?If that happened, it wouldn't surprise you, would it?
Babamın bunu yapabileceğini anladığımda şaşırdım.I was surprised when I found that my father could do that.
Bu seni şaşırtmadı, değil mi?That didn't surprise you, did it?
Tom şaşırtıcı bir adam, değil mi?Tom is an amazing guy, isn't he?
Tom'un kızgın olduğuna şaşmamalı.No wonder Tom was mad.
Tom'un gelmemesine şaşırdım.I'm surprised Tom didn't show up.
Antarktika, şaşırtıcı bir hızla eriyor.Antarctica is melting at an astonishing pace.
Avustralya'ya geri döndüğüne şaşırdım.I'm surprised you moved back to Australia.
Tom, Mary'nin ne yapacağını bilmediğine şaşırmış görünüyordu.Tom seemed to be surprised Mary didn't know what to do.
Tom açıkça şaşırıp kalmıştı.Tom was obviously baffled.
Tom, arkadaşı Mary'yi John'un partisinde gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see his friend Mary.
Tom'un çorbasının tadı şaşırtıcı derecede iyiydi.Tom's soup tasted surprisingly good.
Neye uğradığını şaşıracak.He won't know what hit him.
Neye uğradığını şaşırdı.He didn't know what hit him.
Neye uğradıklarını şaşırdılar.They didn't know what hit them.
Neye uğradıklarını şaşıracaklar.They won't know what hit them.
Şaşkın olduklarını söylediler.They said they were puzzled.
Korkmuş ve şaşırmıştık.We were scared and confused.
Korkmuş ve şaşırmış bir hâldeydik.We were scared and confused.
Tom ve Mary; John ve Alice'i görünce şaşırdılar.Tom and Mary were surprised to see John and Alice.
John ve Alice'i görmek Tom ve Mary'yi şaşırttı.Tom and Mary were surprised to see John and Alice.
Tom'un cinayetin şüphelileri arasında olduğuna şaşırmıştım.I was surprised that Tom was among the suspects in the murder.
Şaşırdık mı? Hayır.Were we surprised? No.
Her yönden sıkıştırılmışız, ama ezilmiş değiliz. Şaşırmışız, ama çaresiz değiliz.We have been squeezed but not smashed. We have been baffled but not desperate.
Cevabı beni şaşırttı.Her answer surprised me.
Evlenmeye karar vermesi ailesini şaşırttı.His decision to get married surprised his family.
Ödevlerini ne kadar çok kaytardığını bilsen şaşarsın.You'd be amazed how often he doesn't do his homework.
Ne kadar çok oyun oynadığını bilsen şaşarsın.You'd be amazed how much time he spends playing games.
Dışarı çıktığında ne kadar bira içtiğini bilsen şaşarsın.You'd be amazed how much beer he drinks when he goes out.
Ona böyle yapmamasını kaç defa söylediğimi bilsen şaşarsın.You'd be amazed how many times I've told him not to do that.
Sabahları hazırlanmasının ne kadar uzun sürdüğünü bilsen şaşarsın.You'd be amazed how long it takes her to get ready in the morning.
Beni aslında en çok şaşırtan günde kaç saat uyuduğuydu.What really surprised me most was how many hours a day he slept.
Beni aslında en çok şaşırtan boyunun uzunluğuydu.What really surprised me most about her was how tall she was.
Ateşle oynamaya devam edersen bir yerini yakınca şaşırma.If you keep playing with fire you must expect to get burnt.
Neden Tom'u şaşırtmıyoruz?Why don't we surprise Tom?
Dürüstlüğü beni biraz şaşırttı.I was somewhat taken aback by her honesty.
Sınıfımda üç Jackson olduğunu görünce şaşırmıştım.I was surprised to find three Jacksons in my class.
Dürüst olmak gerekirse, şaşırmadım. Tom bunu her zaman yapar.To be honest, I'm not surprised. Tom always does that.
Mürettebat Tomu baygın ve çıplak görünce, şaşkınlığını gizleyemedi.When the crew saw Tom unconscious and naked, they couldn't hide their surprise.
Tom'un cevabı beni oldukça şaşırttı.I was quite puzzled by Tom's reply.
Karl herkesi şaşırttı.Karl surprised everyone.
İşte bunlar hayvan gibidirler, hatta daha şaşkındırlar." denmektedir.‘They are like cattle, nay, more misguided.’”
Yeni yılda bu albümle çok şaşıracaksınız.You will be very surprised with this album in the new year.
Sizler, belki de bu sözcüklerin benden gelmesine şaşıracaksınız.You may be shocked by these words coming from me.
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "The controversy over ACTA should surprise no one."
Grup, ilk vampir bebeğin nasıl bir tür olacağı konusunda şaşkına uğramıştır.The group is puzzled over what might be the first vampire birth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod