Ana içeriğe geç
Sözlük

şaş ile cümle

şaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ev anahtarımı kaybettiğimde ne yapacağımı şaşırdım.I was at a loss when I lost my house key.
Oldukça şaşırdım.I felt rather puzzled.
Beklenmeyen sonuca şaşırdım.I was amazed at the unexpected result.
Gelecekte ne yapacağımı şaşırdım.I was at a loss what to do next.
Gelecekte ne yapacağını şaşırdım.I was puzzled about what to do next.
İsmimin çağrıldığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear my name called.
Biraz şaşırdım.I was a little surprised.
Ben ne diyeceğimi şaşırdım.I was quite at a loss for words.
Teklifi kabul etmesine şaşırdım.I'm surprised that he accepted the offer.
Onun hapishanede olduğunu duyduğuma şaşırdım.I'm surprised to hear that he is in prison.
Onun beklenmedik sorusuna nasıl cevap vereceğimi şaşırdım.I was at a loss how to answer his unexpected question.
Onun ani istifası beni şaşırttı.I was amazed at his abrupt resignation.
Onun başarısızlığını duyduğuma şaşırdım.I was surprised to hear of his failure.
Onun ani ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his sudden death.
Onun edepsizliği tarafından şaşırdım.I was taken aback by his rudeness.
Onun çabuk cevabı tarafından şaşırdım.I was amazed by her quick response.
Fiyatların çok yüksek gittiğini duyduğuma şaşırdım.I am surprised to hear that prices have gone up so high.
Bunu duyduğumda şaşkınlıktan dilim tutulmuştu.When I heard it, I was dumbfounded.
Onun pervasız hareketine şaşırmıştık.We were astonished by his bold attempt.
Kazandığımı öğrendiğimde şaşırdım.I was amazed to learn I had won.
Benim kötü bir şaşılığım var.I have a bad squint.
Kafasını erkeğin omuzuna koymuş olan kız şaşkın şaşkın etrafına bakındı.The girl, who had her head on the boy's shoulder, looked around in surprise.
Okuldan sonra öğrencileri sınıfı temizlerken görmek beni çok şaşırttı.I was very surprised to see students cleaning their classroom after school.
Öğretmenimiz şaşırmış görünüyordu.Our teacher seemed surprised.
Geçen gün böyle bir yerde benimle karşılaştığın için şaşırmış olmalısın.You must have been surprised to meet me in such a place the other day.
Gemideki adamlar adada beş adam görmekten şaşkına döndüler.The men on board were surprised to see five men on the island.
Vali komisyonun cevabıyla şaşırmıştı.The governor was surprised by the commission's response.
Depremin ardından, insanlar şaşkınlıkla yerdeki derin çukura baktılar.After the earthquake, people stared into the deep hole in the ground in surprise.
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
O, uzun mesafe telefon faturasına şaşırmıştı.He was surprised at the long-distance phone bill.
Çok şaşırmıştım.I was at my wit's end.
Bu kadar mutlu olduğuna şaşmamalı.No wonder you are so happy.
Onun teklifini geri çevirdiklerine şaşmamalı.No wonder they turned down her offer.
Hava kararmıştı ve ne yapacağımı şaşırmıştım.It got dark and I was at a loss what to do.
Kedi şaşırarak atladı.The cat jumped in surprise.
Onun on dokuz yaşındayken şampiyon olması şaşırtıcı.It's amazing that he won the championship at the age of nineteen.
Onun buraya gelmesi şaşırtıcı.That he comes here is surprising.
Onun bunu bilmemesi gerektiği şaşırtıcıdır.It is surprising that he should not know this.
Onu orada gördüğüme şaşırdım.I was surprised to see him there.
Onun nasıl kaçtığı hâlâ bizi şaşırtıyor.How he escaped still puzzles us.
Onun emekli olma kararı hepimizi şaşırttı.His decision to retire surprised all of us.
Onu şaşırtmak için tren hızlıca durdu.To his surprise, the train made a quick stop.
Teklifini reddetmesine şaşmamalı.No wonder he refused your offer.
Bu sabah onu ofiste görünce şaşırdık.We were surprised when we saw him in the office this morning.
Onun ölüm haberine şaşırdım.I was surprised at the news of his death.
O beni kolayca kaldırdığı için şaşırdım.I was surprised because he lifted me up with ease.
Onun sınavı geçmesine şaşmamalı.It is no wonder that he passed the examination.
Ben onun bir otomobil kazasında kötü yaralandığını duyunca çok şaşırdım.I am very much surprised to hear that he got badly injured in a motorcar accident.
Onun istifa etmesi şaşırtıcı değildir.It is not surprising that he resigned.
Ben, o başarısız olduğu için şaşırdım.I was surprised that he had failed.
Onun başarısız olmasına şaşmamalı.It is no wonder that he failed.
Onun başarısız olması hiç şaşırtıcı değil.It is no wonder that he has failed.
Soruyu kolaylıkla yanıtlaması bizi şaşırttı.The ease with which he answered the question surprised us.
Ben her zaman onun kızlarla konuşma tarzına şaşırırım.I'm always surprised at the way he talks to girls.
Onun başardığına şaşmamalı.It is no wonder that he has succeeded.
Onun tutuklandığına şaşmamalı.No wonder he was arrested.
O kadar kızgın olmasına şaşmamalı.No wonder he is so angry.
Onun aniden ortaya çıkması hepimizi şaşırttı.His sudden appearance surprised us all.
Onun hafızası beni şaşırtıyor.His memory amazes me.
Onun tekniği eşsiz ve kesinlikle şaşırtıcıydı.His technique was unique and absolutely amazing.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod