Neden bu kadar şaşırmış görünüyorsun?Why do you sound so surprised?
Tom, sevgilisinin kollarındayken Mary'yi şaşkına çevirdi.Tom took Mary by surprise while she was in the arms of her lover.
O şaşkına dönmüş görünüyordu.He looked nonplussed.
Herhangi biri sana hiç şaşırtıcı olduğunu söyledi mi?Has anyone ever told you you're amazing?
Tom bana Mary'nin yaptığı şeyden bahsettiğinde şaşırdım.I was surprised when Tom told me about what Mary did.
Tepkine bakarak şaşırdığını söyleyebilirim.I could tell from your reaction that you were surprised.
Tom bana evlenmeyi planladığını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom told me he was planning to get married.
Ben biraz şaşırmıştım.I was slightly surprised.
Sen şaşırmış görünmüyordun.You didn't look surprised.
Şaşkınım. Nereye gitmem gerekir?I am confused. Where should I go?
Kocasının ölümü onu tamamen şaşkına çevirmiş.The death of her husband completely overwhelmed her.
Mary, şaşırdım. Senin böylesine iyi bir aşçı olduğunu hiç düşünmezdim.Mary, I'm amazed. I would never have thought that you were such a good cook.
Şaşırtıcı bir şey görmek ister misin?Do you want to see something amazing?
Tom hakkında beni şaşırtan bir şey öğrendim.I found something out about Tom that surprised me.
Ben şaşırdım ve kendimi aptal hissettim.I was confused and I felt stupid.
Senin şaşırdığın kadar şaşırdım.I was as surprised as you were.
Tom'un şaşırdığı kadar şaşırdım.I was as surprised as Tom was.
Tom kadar şaşırdım.I'm as surprised as Tom is.
Tom'u gördüğüne şaşırdın mı?Were you surprised to see Tom?
Tom'u şaşırtmak zordur.It's hard to surprise Tom.
Hiç kimse Tom'dan daha şaşkın değildi.No one was more surprised than Tom.
Bu sadece şaşırtıcı.This is just amazing.
Zengin kağnısını dağdan aşırır fakirin eşeği düz yolda şaşırır.There's one law for the rich, and another for the poor.
Kendimi şaşkın hissediyorum ama nedenini bilmiyorum.I feel confused, but I don't know why.
Tom saatine baktığında ne kadar geç olduğunu gördüğüne şaşırmıştı.When Tom looked at his watch, he was surprised to see how late it was.
Beni gördüğüne şaşırmadın, değil mi?You're not surprised to see me, are you?
Tom o kadar şaşırmış olamaz.Tom can't have been all that surprised.
Tom'un şaşırtıcı bir belleği var.Tom has an amazing memory.
Tom hiç şaşırmadı.Tom wasn't surprised at all.
Bu kitap şaşırtıcı.This book is amazing.
Tom son derece şaşırmış görünüyor.Tom looks utterly confused.
Tom hâlâ halsiz ve şaşırmış.Tom is still groggy and disorientated.
Tom çok halsiz ve şaşırmış.Tom is very groggy and disoriented.
Tom Mary'nin evlendiğini duyduğuna şaşırmadı.Tom wasn't surprised to hear that Mary had gotten married.
Tom bile şimdi daha şaşkın.Tom is even more confused now.
Tom Mary'nin söylediğine şaşırmıştı.Tom was puzzled by what Mary said.
Tom pazar günü Mary'yi okulda gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see Mary at school on Sunday.
Tom çok şaşırmış olacak.Tom is going to be so surprised.
Tom şaşıracak.Tom is going to be surprised.
Tom'un şaşıracağı kesin.Tom is certain to be surprised.
Tom sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is trying to confuse you.
Tom sadece sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is just trying to confuse you.
Emily beni şaşırtacak.Emily will surprise me.
Emily şaşırmıştı.Emily was surprised.
Tom şaşırmadığını söyledi.Tom said he wasn't surprised.
Tom çok şaşırdı.Tom was very surprised.
Tom habere şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised at the news.
Hem Tom hem de Mary şaşkındı.Both Tom and Mary were surprised.
Tom bile onu duyduğuna şaşırdı.Even Tom was surprised to hear that.
Tom bile biraz şaşırdı.Even Tom is a little surprised.
Tom biraz şaşırdı.Tom was a little surprised.
Mary'nin yalan söylemesine Tom bile şaşırdı.Even Tom is surprised that Mary lied.
Tom'un gördüğü şey onu şaşırttı.What Tom saw surprised him.
Bazen beni şaşırtıyorsun.Sometimes you surprise me.
Soru Tom'u çok şaşırttı.The question took Tom by surprise.
Herkes Tom'u gördüğüne şaşırdı.Everyone was surprised to see Tom.
Norveç beni şaşırttı.Norway has surprised me.
Olanlara biraz şaşkın değil miydin?Weren't you just a bit surprised by what happened?
Beni gördüğüne çok şaşırmış görünmüyorsun.You don't seem surprised to see me.
Şimdi, bu neden beni şaşırtmıyor?Now, why doesn't that surprise me?