Tom'un ne kadar iyi Fransızca konuşabildiğine şaşırırdın.You'd be surprised how well Tom can speak French.
Tom'un burada kaç kez bulunduğunu bilsen şaşırırdın.You'd be surprised if you knew how many times Tom has been here.
Tom va Mary kokunun ne olduğunu merak ederek şaşkın bakışlarla baktılar.Tom and Mary exchanged puzzled looks, wondering what the smell was.
Tom'un bazı şaşırtıcı hikayeleri var.Tom has some amazing stories.
Tom şimdi tamamen şaşkın.Tom is now totally confused.
Tom sonuca şaşırmış görünüyor.Tom seems puzzled by the result.
Tom çok şaşkın görünüyor.Tom seems to be very confused.
Tom şaşkın şaşkın Mary'ye baktı.Tom stared at Mary in surprise.
Tom sürücü sınavını geçtiğinde herkesi şaşırttı.Tom surprised everybody when he passed his driving test.
Tom Mary'nin ne kadar iyi şarkı söyleyebildiğine biraz şaşırmıştı.Tom was a little surprised by how well Mary could sing.
Tom Mary'nin ne kadar iyi Fransızca konuşabildiğine biraz şaşırmıştı.Tom was a little surprised by how well Mary could speak French.
Tom Mary'nin ne kadar iyi yüzebildiğine biraz şaşırmıştı.Tom was a little surprised by how well Mary could swim.
Tom gördüklerine şaşırdı.Tom was astonished by what he saw.
Tom hem şaşkın hem de endişeliydi.Tom was both puzzled and concerned.
Tom kesinlikle buna şaşırdı.Tom was definitely puzzled by this.
Tom bir an için şaşırmıştı.Tom was momentarily disoriented.
Tom Mary'yi gördüğüne hoş bir şekilde şaşırmıştı.Tom was pleasantly surprised to see Mary.
Tom onu son gördüğünden beri Mary'nin ne kadar çok büyüdüğüne şaşırdı.Tom was surprised how much Mary had grown since the last time he'd seen her.
Tom Mary'nin ne kadar iyi resim yapabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could draw.
Tom Mary'nin ne kadar iyi masa tenisi oynayabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could play ping pong.
Tom Mary'nin ne kadar iyi saksafon çalabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could play the saxophone.
Tom Mary'nin ne kadar iyi Fransızca konuşabildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could speak French.
Tom Mary'nin ne kadar iyi yüzebildiğine şaşırdı.Tom was surprised how well Mary could swim.
Tom yıllar sonra Mary'nin John'ı tanımasına şaşırdı.Tom was surprised that Mary recognized John after so many years.
Tom Mary'nin kendisini sevdiğini fark ettiğinde şaşırdı.Tom was surprised when he realized Mary liked him.
Tom şaşkınlığını gizleyemedi.Tom was unable to conceal his surprise.
Tom'un gözleri şaşkınlıkla açıldı.Tom's eyes widened in surprise.
Tom'un ortadan kaybolması polisi tamamen şaşırttı.Tom's disappearance completely baffled the police.
Tom Mary'yi gördüğüne tamamen şaşırmadı.Tom wasn't entirely surprised to see Mary.
Tom Mary'yi gördüğüne şaşırmıştı.Tom was surprised to see Mary.
Tom bizi gördüğüne şaşırdı.Tom was surprised to see us.
Tom sadece bizim onu gördüğümüz kadar bizi gördüğüne şaşırmıştı.Tom was just as surprised to see us as we were to see him.
Tom'un yüzünde şaşkın bir ifade vardı.Tom had a confused look on his face.
Beni gördüğüne şaşırmış görünüyorsun.You look surprised to see me.
Onun davranışı beni gerçekten şaşırttı.His behavior truly surprised me.
Tom Mary'den daha da fazla şaşırdı.Tom was even more surprised than Mary was.
Tom şaşkınlıktan yakalandı.Tom was caught by surprise.
Tom Mary'nin haberine şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised by Mary's news.
Geldiğime şaşırdın mı?Are you surprised that I came?
Tom'un çok erken gelmesi beni şaşırttı.Tom's coming too early took me by surprise.
Tom, Mary'nin talebine şaşırdı.Tom was surprised by Mary's request.
Tom başka herkesin orada olduğuna şaşırmıştı.Tom was surprised that anyone else was there.
Tom, konserde Mary'yi görmekten şaşırmış görünmüyordu.Tom didn't seem surprised to see Mary at the concert.
Tom kapıyı açtığında, Mary'yi görünce şaşırdı.Tom was surprised to see Mary when he opened the door.
Tom, Mary'nin yüzünde bir şaşkınlık bakışı gördü.Tom saw a look of confusion on Mary's face.
Önümde bomba patladığı zaman şaşırdım.I was stunned when the bomb blew in front of me.
Seni şaşırtmaya çalışmaktan vazgeçtim.I've given up on trying to surprise you.
Tom ona ne olduğundan bahsettiğimde çok şaşırmış görünüyordu.Tom seemed very surprised when I told him about what had happened.
Mary'nin ne yaptığını ona söylediğimde Tom şaşırmış görünüyordu.Tom seemed surprised when I told him what Mary had done.
Tom şaşkın ve sinirli olduğunu söyledi.Tom said that he was confused and frustrated.
Şaşkınım ve sinirliyim.I'm confused and frustrated.
Beni gördüğüne şaşırdın mı?Are you surprised to see me?
Beni burada gördüğüne şaşırdın mı?Are you surprised to see me here?
Senin cehaletin şaşırtıcı!Your ignorance is astonishing!
Tom'a ondan bahsettiğimde çok şaşırmış görünüyordu.Tom seemed very surprised when I told him about it.
Tom biraz şaşkın görünüyor.Tom looks a bit confused.
Tom biraz şaşırmış görünüyor.Tom looks a little distracted.
Sadece senin kadar şaşırmışım.I'm just as mystified as you are.
Tom'un yaptığı hiçbir şey artık beni şaşırtmıyor.Nothing that Tom does surprises me anymore.
Tom soruya şaşırmış gibi görünüyordu.Tom seemed surprised by the question.