şaşırtma ile cümle
şaşırtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu bizi hiç şaşırtmadı.That didn't surprise us at all.
Eğer bu olsaydı, seni şaşırtmazdı, değil mi?If that happened, it wouldn't surprise you, would it?
Bu seni şaşırtmadı, değil mi?That didn't surprise you, did it?
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "The controversy over ACTA should surprise no one."
Spambotları şaşırtmak amacıyla da birçok program ve yöntem denenmiştir.A number of programs and approaches have been devised to foil spambots.
Grubun asıl amacı insanları şaşırtmaktı.The ceremony itself was meant to surprise the boy.
Ayrıca şaşırtmalı düzenleme de bir diğer temel ilkedir.Partial warranting is another example.
Özgüveniyle insanları şaşırtmaktadır.Bei den Menschen sein.
İçeceğin ismi insanları şaşırtmak için verilmiş gibi görünür.The family name became a popular term to describe alcohol.
Ancak hareketin yönü, gökbilimcileri şaşırtmaktadır.This issue had puzzled astronomers.
Şimdi size şaşırtmacalı bir soru vereyim.Let me give you a trick problem.
Programın yapımcıları bu mantıkçıları şaşırtmak istiyorlar. -And now I've just asked you, the producers like to really play with these logicians.
İçlerinde bu kadar çok şey taşıyor olmaları beni şaşırtmadı.It doesn't strike me that they had so much inside them.
Ve aklınıza bir fikir gelir. Danışmanın sizi şaşırtmak istediğinin farkına varırsınız.And you say, Arbegla, you have given me in-con-sistent information!
Bence bu bizi şaşırtmamalı.I don't think this should be a surprise.
İnsanları karanlıkta bırakan şeyin Kuzey Kore'deki kurallar olduğunu öğrenmek sizi şaşırtmayacaktır.Now, you won't be surprised to learn that the rules in North Korea keep people there in the dark.
Şimdi bu bizi şaşırtmamalı.Now this shouldn't come as a surprise to us.
Bu şaşırtmacalıydı.That was a tricky one.
Ve bu tür olaylar, önümüzdeki aylarda veya yıllarda tekrarlanırsa, bizi şaşırtmamalı.And it was therefore not surprising to us, in the months and years to come.
Güç ile soru sorarak şaşırtmam.My power pose.
Bu da yakında yapılan nörobilimsel bir şaşırtmaca.This was recently done with a neuroscientific twist.
Bu entellektüel eyaletlerin yeri sanırım sizi şaşırtmayacaktır.The locations of these enlightened districts, I think, will fail to surprise you.
Bu sizi şaşırtmamalı, değil mi?This should not surprise you, right?
Dünyanın bizi bu tür şeylerin kullanımı konusunda sürekli şaşırtma alışkanlığı var.The world has a habit of surprising us as to how these things are actually used.
Yapman gereken... insanları şaşırtmak ve onları heveslendirmek.You have to... you have to surprise and you have to provoke.
Burada şaşırtmaca var.Well, this is a bit of a trick.
Allah birini şaşırtmak isterse, sen onun için Allah'a karşı hiçbir şey yapamazsın.You cannot intercede with God for him whom God would not show the way.
Sen, elbette ki şaşırtmadan yol aldıran bir kılavuzun ardındasın.You are surely on the right path.
Allah yolundan şaşırtmak (saptırmak) için büyüklük taslayarak (tartışır).Turning their backs that they may lead away from the path of God.
Bu şaşırtmanın sebebi, dünyada haksız yere şımarıp kibirlenmeniz ve taşkınlık yapmanızdır.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Senin yolundan şaşırtmaları için mi?That they may lead men astray from Your Path.
ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar.And if they turn away, then know that Allah's Will is to punish them for some sins of theirs.
Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için onlardan sakın.And beware of them, lest they lure you away from some of what God has revealed to you.
Rabbimiz! Senin yolundan şaşırtmaları için mi?Our Lord, for them to lead away from Your path.
ALLAH birini şaşırtmak isterse ALLAH'a karşı kimse ona yardım edemez.Whomever God has willed to divert, you have nothing for him from God.
Direktör, girişimin şaşırtmadan ibaret olduğunu söyledi.The initiative was a just a diversion, she said.
Drago Kovaceviç AB'nin kararını "pek kimseyi şaşırtmayan feci bir haber" olarak niteledi.Drago Kovacevic characterised the EU decision as "disastrous news that barely surprised anyone".
Berywam, 2015 yılında Fransız Beatbox Şampiyonası sırasında herkesi şaşırtmak için kuruldu.Berywam was formed in 2015 to the surprise of everyone during the French Beatbox Championship.
Gözetiminiz George Orwell'i eğlendirebilirdi; kesinlikle onu şaşırtmazdı." [1]Your oversight would have amused George Orwell; it certainly would not have surprised him."[34]
Kod gizlenebilir, ancak şaşırtma tersine mühendislikle yapılabilir.The code can be obfuscated, but obfuscation can be reverse-engineered.
Beni şaşırtmadı.Es überrascht mich nicht.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.Es überraschte mich nicht im Geringsten, dass Tom wegen Trunkenheit am Steuer inhaftiert wurde.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.Es hat mich überhaupt nicht überrascht, dass Tom sich keinen Anwalt leisten konnte.
Özgüveniyle insanları şaşırtmaktadır.Gegenüber Menschen ist er scheu.
Dünyayı ve daha önemlisi Kanada milli takımını şaşırtmayı başardı.Mit der australischen Nationalmannschaft war sie sogar noch erfolgreicher.
Bu beni neden şaşırtmadı?Pourquoi cela ne me surprend-il pas ?
Neden bunun beni şaşırtması gerektiğini bilmiyorum.J'ignore pourquoi cela devrait me surprendre.
Gizlenme, şaşırtma ve pusuya yatma bir korucunun en önemli özellikleridir.Jouer, déguiser et surprendre étaient quelques-unes de ses armes principales.
Confundus: Bir tür şaşırtma büyüsü.Article détaillé : Un charme déroutant.
Zuko gücü ve karakteriyle bazen Ateş Lordunu bile şaşırtmaktadır.À la fois arme et objet spirituel, le keris est souvent considéré comme ayant des pouvoirs magiques.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.No me sorprendió para nada que Tom fuera arrestado por conducir ebrio.
Confundus: Bir tür şaşırtma büyüsü.Nocturna, una aventura mágica.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.Non mi ha sorpreso per niente che Tom non poteva permettersi un avvocato.
Bizi şaşırtmak zor.È difficile stupirci.
Spambotları şaşırtmak amacıyla da birçok program ve yöntem denenmiştir.Sono stati ideati un gran numero di programmi e di metodi per sventare gli spambot.
ACTA üzerinde tartışmalar kimseyi şaşırtmamalı. "Non c'è alcuno scream nel disco».
Confundus: Bir tür şaşırtma büyüsü.Voce principale: A Kind of Magic.
Şaşırtmak anlamı vardır.La Surprise deve intervenire.
Ayrıca şaşırtmalı düzenleme de bir diğer temel ilkedir.La risposta immunitaria è un'altra causa principale di infiammazione.
Tom seni şaşırtmamı önerdi.Том предложил сделать тебе сюрприз.
İlgili Sayfalar