şaşırtma ile cümle

şaşırtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
4
ORT. KELİME
Beni şaşırtmadı.It doesn't surprise me.
Onu şaşırtmak için tren hızlıca durdu.To his surprise, the train made a quick stop.
Onun davranışları beni şaşırtmaktan asla vazgeçmez.His behavior never ceases to surprise me.
Kötü konuşmacı bazen iyi bir yazar olarak bizi şaşırtmaktadır.The poor talker sometimes surprises us by being a good writer.
Tom'un sarhoşken araba sürmekten tutuklanması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom got arrested from drunken driving.
Tom'un Mary'ye yapacağını söylediği şeyi yapmaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom didn't do what he'd told Mary he was going to do.
Tom'un bir avukat tutamaması beni hiç şaşırtmadı.It didn't surprise me at all that Tom couldn't afford a lawyer.
Tom beni şaşırtmaktan asla vaz geçmez.Tom never ceases to amaze me.
Seni şaşırtmak istemedim.I didn't want to surprise you.
Beni şaşırtmaya devam ediyor.He keeps surprising me.
Onu şaşırtmak istemedim.I didn't mean to confuse him.
Bu beni şaşırtmaz.It wouldn't surprise me.
Bunların hiçbiri beni şaşırtmadı.None of these things surprise me.
Senden çok hoşlanmadığımı öğrenmen şaşırtmamalı.It shouldn't surprise you to learn that I don't like you very much.
Beni her zaman şaşırtmayı başarıyorsun.You never cease to surprise me.
Beni şaşırtmaktan hiç vazgeçmiyorsun.You never cease to surprise me.
Şaşırtmayı severim.I love to throw curveballs.
Tom seni şaşırtmamı önerdi.Tom suggested that we surprise you.
Asla beni şaşırtmaya son vermezsin.You never cease to amaze me.
Seni şaşırtmaya çalışmaktan vazgeçtim.I've given up on trying to surprise you.
Tom'u şaşırtmak zordur.It's hard to surprise Tom.
Tom sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is trying to confuse you.
Tom sadece sizi şaşırtmaya çalışıyor.Tom is just trying to confuse you.
Beni şaşırtmaya uğraşıyorsun.You're trying to confuse me.
Bilerek beni şaşırtmaya mı çalışıyorsun?Are you intentionally trying to confuse me?
Hâlâ beni şaşırtmayı başardın.You still managed to surprise me.
Sizin şefkatiniz beni şaşırtmaktan asla vazgeçmiyor.Your compassion never ceases to amaze me.
Onları şaşırtmak istedim.I wanted to surprise them.
Onu şaşırtmak istedim.I wanted to surprise him.
Sizi şaşırtmayı umuyordum.I was hoping to surprise you.
Onları şaşırtmayı umuyordum.I was hoping to surprise them.
Onu şaşırtmayı umuyordum.I was hoping to surprise him.
Sizi şaşırtmak zor.It's hard to surprise you.
Bizi şaşırtmak zor.It's hard to surprise us.
Onları şaşırtmak zor.It's hard to surprise them.
Beni şaşırtmak zor.It's hard to surprise me.
Onu şaşırtmak zor.It's hard to surprise him.
Onu şaşırtmak için geldim.I came to surprise them.
Tom'un cevabı kimseyi şaşırtmadı.Tom's reply didn't surprise anyone.
Tepkisi beni şaşırtmadı.Her reaction didn't surprise me.
Neden bu herkesi şaşırtmalı?Why should that surprise anyone?
Bu kimseyi şaşırtmamalı.This shouldn't surprise anyone.
Bu beni o kadar da şaşırtmadı.I'm not that surprised by it.
Bu beni çok şaşırtmaz.That doesn't surprise me much.
O da beni şaşırtmadı.That didn't surprise me, either.
Olan şey beni şaşırtmadı.What happened didn't surprise me.
O beni şaşırtmazdı.That wouldn't surprise me.
Bu beni şaşırtmazdı.That wouldn't surprise me.
Tom beni şaşırtmaya devam ediyor.Tom keeps surprising me.
Doğrusu bu beni şaşırtmaz.This honestly doesn't surprise me.
Şiddet beni şaşırtmaz.The violence doesn't surprise me.
Bu beni şaşırtmadı.I wasn't surprised by that.
O beni hiç şaşırtmadı.That didn't surprise me at all.
Tom'u Mary ile görmek beni şaşırtmadı.I wasn't surprised to see Tom with Mary.
Tom'un yaptığı şey Mary'yi şaşırtmadı.What Tom did didn't surprise Mary.
Tom, bunun onu şaşırtmadığını söylüyor.Tom says that didn't surprise him.
Tom bunu yaparak sizi şaşırtmak istiyordu.Tom wanted to surprise you by doing that.
Tom Mary'yi şaşırtmak istemiyor.Tom doesn't want to surprise Mary.
Tom Mary'yi şaşırtmak istemedi.Tom didn't want to surprise Mary.
Tom'u görmek beni şaşırtmadı.I wasn't surprised to see Tom.
İlgili Sayfalar