şaşırt ile cümle
şaşırt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.It's not surprising, because only three percent of people in the DRC use condoms.
Ve bir reklamcı olarak, bunu şaşırtıcı buldum.And as a marketer, I found that curious.
Ve bu tür olaylar, önümüzdeki aylarda veya yıllarda tekrarlanırsa, bizi şaşırtmamalı.And it was therefore not surprising to us, in the months and years to come.
Size, bu işe başladığımızda meydana gelen şaşırtıcı bir şey vereceğim.I'll give you some astounding things that have happened as we started this.
Yanıt sizi şaşırtabilir.The answer may surprise you.
Bir ayçiçeğinin nasıl şaşırtıcı olabileceğini tasavvur edemezsiniz ve nasıl insanları etkilediğini.You just couldn't imagine how amazing a sunflower is and how it affects people.
Yanlış değilsin, şaşırtıcı derecede yakın bir zaman.That's not bad, surprisingly recent,
Bu oldukça şaşırtıcı bir cevap.This was a completely surprising result.
Ve beni en çok rahatsız eden ve şaşırtan şey onun sabit hatlı telefonu kullanışıydı.And the situation that irked me and mystified me the most was his use of a landline telephone.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.It's an amazing shift, induced by humans over this large scale, in both time and space.
Bu bir çok insanı şaşırttı,And many people were astonished and said,
Benim bilim hakkındaki düşüncemi değiştirmek şaşırtıcı derecede kolaydı.But changing the way I thought about science was surprisingly easy.
Ve şaşırtıcı bir sessizlik var.And there is this stunning silence.
Şaşırtıcı, değil mi Horikawa?Amazing isn't it, Horikawa?
Şaşırtıcı olan, bunu içten gelerek söylemiş olmasıydı.And the incredible thing was she really meant it.
Bir hayli şaşırtıcıIt was quite surprising
Güç ile soru sorarak şaşırtmam.My power pose.
Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.Some things in life are surprising.
Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir. Hayattaki bazı şeyler sizi şaşırtabilir.Or that approximately 1% of the world's population is drunk at any given moment?
Ve şaşırtıcıdır ki bu kült bir film oldu.And surprisingly, it became a cult film.
Tüm dünyayı şaşırtacak muhteşem bir şey yapmak istiyorlardı.They wanted to create something great, a game that would surprise the world.
Beni biraz şaşırtıyor.Well, it still surprises me a bit.
Bu da yakında yapılan nörobilimsel bir şaşırtmaca.This was recently done with a neuroscientific twist.
Sonunda bulduklarımız oldukça şaşırtıcıydı.It turns out what we found was pretty surprising.
Harika, bu şaşırtıcıydı, fakat gerçek bir insanda bu gerçekten işe yarayacak mı?Well that was exciting, but would it actually work in a real human being?
Bu entellektüel eyaletlerin yeri sanırım sizi şaşırtmayacaktır.The locations of these enlightened districts, I think, will fail to surprise you.
Ve onlar beklemedikti ve şaşırtıcıydı.And they were unexpected and they were surprising.
Güzel soru LeBron. Eminim cevabı seni de şaşırtacak.That's a great question, LeBron, and I think the answer might surprise you.
Şaşırtıcı ya da değil,Surprisingly or not,
Ama sizi şaşırtacak şey şu.And here's the thing that should freak you out.
Bugün buradaki herkes... ...şaşırtıcı gerçeklerin açıklanışına şahit olacaktır.Everyone here today, will hear shocking news that has never been revealed.
Son günlerde adı... ...gerçek prenses olmadığına dair şaşırtıcı bir skandala karışmıştı.She also recently was shocked in a scandal that implied she might have been an imposter.
Bu çok derin bir soru, ve şaşırtıcı olan şey de ceabın çok basit olması.It's a profound question, and what's even more amazing is how simple the answer is.
Şaşırtıcı olabilirler, ya da aptalca, ya da duygusal.They can be shocking or silly or soulful.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Şaşırtıcı derecede şanslıydım, şaşırtıcı derecede şanslıydık.I've been astonishingly lucky, we've been astonishingly lucky.
Bu çok şaşırtıcıydı.That's really amazing.
Şaşırtıcı da değil.It's not surprising, though.
O benim oğlum olsa bile, Seung Jo gerçekten şaşırtıcı.Even if he is my son, Seung Jo is really amazing.
Orkideler: en az 20.000 orkide çeşidi vardır - şaşırtıcı, şaşırtıcı derecede çeşitli.Orchids: there are 20,000, at least, species of orchids -- amazingly, amazingly diverse.
Harika, şaşırtıcı bir şey.It's a wonderful, amazing thing.
En şaşırtıcı şeylerden.This is the most amazing thing.
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.And that's twice the energy output, weight for weight, than a hummingbird -- absolutely astonishing.
Bu sanatın şaşırtıcı gücüdür.And that is the astonishing power of art.
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.It's that doubling, it's that mirror that is so incredibly disconcerting.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakAnd so Zig, being Indian, likewise it baffles his mind.
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Is it any wonder that open source is accelerating innovation in every corner of our lives?
Beni şaşırttın.It surprised me.
İşte benim şaşırtıcı cevabım.Here is my surprising answer.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Great creativity is astonishingly, absurdly, rationally, irrationally powerful.
Yanıt şaşırtıcı derecede yüksek.And the answer is surprisingly high.
Güzellikler olabilir, şaşırtıcı şeyler de olabilir.It can be beautiful. It can reveal quite astonishing things.
Bu sizi şaşırtmamalı, değil mi?This should not surprise you, right?
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Karakterlerim beni şaşırttıklarında mutlu oluyorum.I like it when my characters surprise me.
Şaşırtıcı şekilde, ilişkisi yoktu.To my surprise, it did not correlate.
Şaşırtıcı gelişmeler gerçekleşti.There was amazing improvements.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Instead, there was a litany of astonishing optimism.
Birazdan sizi çok şaşırtacak bir kısa yol göstereceğim.But I'll show you trick in a second that will amaze you.
Bu size şaşırtıcı geliyor, öyle değil mi?That surprises you, right?