şaşırtı ile cümle

şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Sonunda bulduklarımız oldukça şaşırtıcıydı.It turns out what we found was pretty surprising.
Harika, bu şaşırtıcıydı, fakat gerçek bir insanda bu gerçekten işe yarayacak mı?Well that was exciting, but would it actually work in a real human being?
Ve onlar beklemedikti ve şaşırtıcıydı.And they were unexpected and they were surprising.
Şaşırtıcı ya da değil,Surprisingly or not,
Bugün buradaki herkes... ...şaşırtıcı gerçeklerin açıklanışına şahit olacaktır.Everyone here today, will hear shocking news that has never been revealed.
Son günlerde adı... ...gerçek prenses olmadığına dair şaşırtıcı bir skandala karışmıştı.She also recently was shocked in a scandal that implied she might have been an imposter.
Bu çok derin bir soru, ve şaşırtıcı olan şey de ceabın çok basit olması.It's a profound question, and what's even more amazing is how simple the answer is.
Şaşırtıcı olabilirler, ya da aptalca, ya da duygusal.They can be shocking or silly or soulful.
Şaşırtıcı derecede becerikli ve yaratıcı olabiliriz.We can be astonishingly inventive and creative.
Şaşırtıcı derecede şanslıydım, şaşırtıcı derecede şanslıydık.I've been astonishingly lucky, we've been astonishingly lucky.
Bu çok şaşırtıcıydı.That's really amazing.
Şaşırtıcı da değil.It's not surprising, though.
O benim oğlum olsa bile, Seung Jo gerçekten şaşırtıcı.Even if he is my son, Seung Jo is really amazing.
Orkideler: en az 20.000 orkide çeşidi vardır - şaşırtıcı, şaşırtıcı derecede çeşitli.Orchids: there are 20,000, at least, species of orchids -- amazingly, amazingly diverse.
Harika, şaşırtıcı bir şey.It's a wonderful, amazing thing.
En şaşırtıcı şeylerden.This is the most amazing thing.
Ve bu bir sinekkuşunun enerjisinin iki katı, kilo kilo hesaplandığında - kesinlikle şaşırtıcı.And that's twice the energy output, weight for weight, than a hummingbird -- absolutely astonishing.
Bu sanatın şaşırtıcı gücüdür.And that is the astonishing power of art.
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.It's that doubling, it's that mirror that is so incredibly disconcerting.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakAnd so Zig, being Indian, likewise it baffles his mind.
Açık kaynağın, hayatımızın her köşesinde yenilikleri hızlandırması şaşırtıcı mıdır sizce?Is it any wonder that open source is accelerating innovation in every corner of our lives?
İşte benim şaşırtıcı cevabım.Here is my surprising answer.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Great creativity is astonishingly, absurdly, rationally, irrationally powerful.
Yanıt şaşırtıcı derecede yüksek.And the answer is surprisingly high.
Güzellikler olabilir, şaşırtıcı şeyler de olabilir.It can be beautiful. It can reveal quite astonishing things.
Aslında bu olay bir hayli şaşırtıcı.It's pretty amazing.
Şaşırtıcı şekilde, ilişkisi yoktu.To my surprise, it did not correlate.
Şaşırtıcı gelişmeler gerçekleşti.There was amazing improvements.
Bunun yerine, şaşırtıcı bir iyimserlik havası vardı.Instead, there was a litany of astonishing optimism.
Bu size şaşırtıcı geliyor, öyle değil mi?That surprises you, right?
Çocuklar şaşırtıcıydı: son derece istekli ve genellikle çok zekilerdi.The kids were amazing: extremely eager and often very bright.
Yani bu şaşırtıcı bir tablo.So, this is an astounding table.
Bu kötü bir haber, fakat şaşırtıcı bir şekilde, iyi bir haber de içeriyor.This is bad news, but perhaps surprising to you, it's also part of the good news.
Cevap şaşırtıcı derecede basit.[Thrun] The answer is surprisingly simple.
Ama aynı zamanda orman hakkında şaşırtıcı derecede akıllıca bilgilere sahipler.But at the same time they had a perspicacious knowledge of the forest that was astonishing.
Buna rağmen, sonrasında, Starrların yapmış olduğu şey şaşırtıcıydı,What the Starrs did next, though, was surprising.
Bugüne kadar görmüş olduğum en şaşırtıcı aile dinamiklerinden bir tanesiydi.It was one of the most astonishing family dynamics I have ever seen.
En şaşırtıcı kısmıysa önümüzdeki hafta ne üzerinde çalışmalıyız sorusu oldu.But the most surprising part was when we turned to, what are we going to work on in the week ahead?
Chris Anderson: Şaşırtıcı bir sunum.First of all, just so everyone understands: you're saying that by creating web crawlers,
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,But what's really amazing is that
Avcılar hayvanları öldürürken şaşırtıcı bir şey oldu.As the hunters display their kills, something surprising happens.
İpek böcekleri de çok şaşırtıcıdır. Burada gördüğünüz ipek böceği ipini eğiriyor.And so we marvel at silk worms -- the silk worm you see here spinning its fiber.
Makina için pek şaşırtıcı bir durum değil.So this isn't too interesting of a machine.
Ama aynı zamanda, sahip oldukları başka birşey de beni oldukça şaşırtıyor:But I am surprised by one thing that they do have:
Coca-Cola'nın yaptığı çok şaşırtıcı.It's staggering, if you think about Coca-Cola.
Bu şaşırtıcı.It is amazing.
Yani az önce olan çok şaşırtıcı bir hikayeydi, değil mi? nedir bu?I mean it's an intriguing story that's just happened, right? What is this?
--ve o da temizlenince şaşırtıcı bir 1400'ün Aziz Yorgi'si ile karşılaşıldı.--and they took that off and found a 17th century painting underneath
Şaşırtıcı şekilde, ilk arayanlardan biri Andy Warhol Müzesi'ydi.To our surprise, one of the first people who called was the Andy Warhol Museum.
Fevkalade mükemmel bir şarkıcı için yazılmıştı Caty Berberian adlı şaşırtıcı bir şarkıcı.It was written for an amazing singer called Cathy Berberian.
Şaşırtıcı ama insanlar bu kadar kolay ölmez.Hey, a person doesn't die that suddenly.
Bunlara baktığınızda, çalışmaların bazıları çok şaşırtıcı.So, when you look at these, some of the studies are just amazing. I love the Rogain studies.
Çete üyesi olmak çok tehlikeli bir iştir, şaşırtılmayı hiç sevmezsiniz.This is a very dangerous job, being in a gang. You don't like to be surprised.
Köşe başına kadar yaklaşmış birisi tarafından şaşırtılmaktan hiç hoşlanmazsınız.You don't like to be surprised by people who come around the corner.
Şaşırtıcı ama çetenin en üst katmanı kendisine "yönetim kurulu" diyordu.It's amazing, but the top level of the gang, they actually call themselves the "Board of Directors."
Baya şaşırtıcı bir şey.This is pretty incredible stuff.
Bu çoğu Amerikalıya göre oldukça şaşırtıcıdır, aşırı derecede zenci Amerikalı boşluğu olmasının.It's also extremely surprising to many Americans, a heavily African-American space.
Gerçekten de şaşırtıcı derecede zor olan benim için bir Fiji filmini görmektir.It's actually surprisingly hard for me to see a Fijian feature film.
Arkadaşlarını sık sık bu aygıtlarla haylazca hileler yaparak şaşırtırdı.Keen on mischievous pranks, Franklin would often shock his friends with these machines.
Bu gerçekten şaşırtıcı.So this is interesting.

İlgili Sayfalar