şaşırtı ile cümle

şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bütün bu değişiklikler nasıl şaşırtıcı!Как озадачаващо всички тези промени!
Bütün bu değişiklikler nasıl şaşırtıcı!Як загадковим всі ці зміни!
Bu yetkililerin Türkiye'de ki maden kazalarından sonraki ilk şaşırtıcı açıklaması değil.No es la primera vez que se oyen discursos sorprendentes después de accidentes mineros en Turquía.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Bukan hal yang mengejutkan, kerusakan ini juga membahayakan keselamatan bonobo.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Es überrascht nicht, dass diese Zerstörung auch das Überleben der Bonobos gefährdet.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Et sans surprise, cette destruction met également en péril la survie du bonobo.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Inte överraskande, denna förstörelse hotar också bonobons överlevnad.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Không có gì đàng ngạc nhiên là sự hủy diệt này cũng gây nguy hiểm cho sự sống còn của tinh tinh lùn.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.놀라울 것도 없이, 이런 파괴는 보노보의 생존을 위협합니다.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Não admira que esta destruição também coloque em risco a sobrevivência dos bonobos.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Nem meglepő módon, ez a pusztítás szintén fenyegeti a bonobó faj túlélését.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Není překvapením, že tahle zkáza také ohrožuje přežití bonobů.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Nic dziwnego, że szympansy karłowate są zagrożone.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Niet verrassend brengt deze vernietiging ook het overleven van de bonobo in gevaar.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.No es de extrañar que esta destrucción también ponga en peligro la supervivencia del bonobo.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Non sorprende che questa distruzione metta in pericolo la vita dei bonobo.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Nu e de mirare că această distrugere pune în pericol viața maimuțelor bonobo.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Δεν αποτελεί έκπληξη ότι η καταστροφή αυτή προκαλεί κίνδυνο στην επιβίωση των μπονόμπο.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Не дивно, що такі руйнування ставлять під загрозу і виживання бонобо.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Не е изненадващо, че това унищожение също застрашава оцеляването на бонобо.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.Неудивительно, что тотальное разрушение ставит под угрозу и выживание бонобо.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.שלא במפתיע, ההרס הזה מסכן גם את הישרדותם של הבונובו.
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.ولن نتفاجىء ان طال قردة البابون حصة من هذا العنف وهو يهدد اليوم بقاءها
Bu yıkımın bonobo maymunlarının hayatta kalmalarını tehlikeye atması şaşırtıcı olmaz.ボノボも危機にさらされています 肉の売買や森の消失などにより
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Creativitatea grozavă este uimitor, absurd, rațional, irațional de puternică.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Grootse creativiteit is wonderbaarlijk, absurd, rationeel, irrationeel, krachtig.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Große Schaffenskraft ist erstaunlich, absurd, rational, irrational mitreißend.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Izjemna ustvarjalnost je neverjetno, absurdno, racionalno, iracionalno vplivna.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Kreativitas yang besar sangat menakjubkan, absurd, rasional, kekuatan yang tidak rasional
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.La créativité est étonnamment, bizarrement, rationnellement, irrationnellement puissante.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.La grandiosa creatividad es sorprendentemente, absurdamente, racionalmente e irracionalmente poderosa.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Obrovská kreativita je úžasně, absurdně, racionálně i neracionálně mocná.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Stor kreativitet är häpnadsväckande, absurt, rationellt, irrationellt mäktigt.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Sự sáng tạo vĩ đại là đáng kinh ngạc, vô lý, hợp lý, hết sức quyền lực.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Suuri luovuus on hämmästyttävän, uskomattoman, järkevän, järjettömän voimakasta.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Uma ótima criatividade tem um poder espantosamente absurdo, racional e irracional.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Veľká tvorivosť je úžasne, absurdne, racionálne a iracionálne silná.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Wspaniała kreatywność jest zdumiewająco, absurdalnie, racjonalnie, irracjonalnie potężna.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Η μεγάλη δημιουργικότητα είναι εκπληκτική, παράλογη, λογική, παράλογα ισχυρή.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Велика креативність надзвичайно, абсурдно, раціонально, ірраціонально потужна.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Великая творческая сила удивительно, абсурдно, рационально, иррационально могуча.
Büyük yaratıcılık, saçmaca, şaşırtıcı, anlamlı ve anlamsızca güçlüdür.Страхотната креативност е удивително, абсурдно, рационално, неистово мощна.
Bu yüzden kütleçekimin bu kuvvetlerden en zayıfı olması... ...biraz şaşırtıcı.Je tedy trochu překvapivé, že ve skutečnosti se jedná o nejslabší ze sil.
Bu yüzden kütleçekimin bu kuvvetlerden en zayıfı olması... ...biraz şaşırtıcı.Słońce na orbicie w okół środka Drogi Mlecznej.
Bu yüzden kütleçekimin bu kuvvetlerden en zayıfı olması... ...biraz şaşırtıcı.Тож, доволі дивно звучить, що гравітація найслабкіша із усіх сил.
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:C'est évident, mais la chose étonnante est que
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Co zdumiewające, na ten widok pacjent krzyknął:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Das ist einleuchtend, aber das Erstaunliche ist, dass der Patient tatsächlich sagt:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Det är uppenbart. Men det uppseendeväckande är att patienten sen säger:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:E evident. Dar uimitor e că pacientul spune:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Esto es obvio, pero lo asombroso es cuando el paciente dice:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Ez világos, de ami elképesztő, az az, hogy a páciens azt mondja:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Heel logisch allemaal. Verbazend is de reactie van de patiënt:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Isso é óbvio, mas o surpreendente é que o paciente diz: "Meu Deus!
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:이것이 당연하겠지만, 놀라운 점은, 그러고 나서 그는
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Päivänselvää, mutta hämmästyttävää on kuulla:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:To je jasné, ale ta úžasná věc je v tom, že pacient pak říká:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Це очевидно, але найдивніша частина у тому, що пацієнт потім каже:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:Это очевидно, но поразительно то, что пациент затем говорит:
Bu zaten belli ama asıl şaşırtıcı olan şey, hasta diyor ki:זה ברור. אך הדבר המדהים הוא

İlgili Sayfalar