şaşırtı ile cümle

şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.Δεν είναι παράξενο αφού μόνο το τρία τοις εκατό των ανθρώπων στη ΛΔΚ χρησιμοποιεί προφυλακτικά.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.И это не удивительно, потому что только 3% населения ДР Конго пользуется презервативами.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.Це не дивно, тому що тільки 3% людей в Конго користуються презервативами.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.זה לא מפתיע. כי רק שלושה אחוזים מתושבי קונגו משתמשים בקונדומים.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.ولا غرابة في ذلك، إذ أن (3%) فقط من سكان الكنغو يقدمون على إستخدام الواقيات.
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.割合が3%であることを考えれば 驚く程のことではありません こちらはジョセフとクリスティーンです
Bu hiç de şaşırtıcı değil, çünkü bu ülkedeki insanların sadece yüzde üçü kondom kullanıyor.咁唔出奇 因為係剛果,只有3%嘅人 使用安全套
Bu ifade ile ilgili şaşırtıcı şey o, her koşulda aktör olmamasıdır이 식에 대한 놀라운 것은 이 모든 상황에서 배우가되지 않습니다 것입니다
Bu ifade ile ilgili şaşırtıcı şey o, her koşulda aktör olmamasıdırהדבר המפתיע על ביטוי זה הוא שהוא לא שחקן בכל הנסיבות
Bu ifade ile ilgili şaşırtıcı şey o, her koşulda aktör olmamasıdırالشيء المدهش حول هذا التعبير هو أنه ليس الفاعل في جميع الظروف
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.Jde o zdvojení, o zrcadlo, který je tak neuvěřitelně zneklidňující.
Bu ikileme, bu yansıma son derece şaşırtıcı. Ve aynı zamanda akıl karıştırıcı.To ta dwoistość, ten efekt lustra, które wprowadzają niesamowity niepokój.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakC'est dingue. Et Zig, qui est Indien, ça lui parait aussi dingue.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakConfonde la mente. Essendo Zig indiano, confonde anche la sua mente.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakDat is onvoorstelbaar. Zig, als Indiaan, vindt dat ook onvoorstelbaar.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakEs absurdo. Por eso a Zig, al ser aborigen, también le pareció absurdo.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakHal ini membuat Anda bingung. Jadi Zig, menjadi seorang Indian juga membingungkan baginya.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarak적잖이 당황스러울 거에요. 지그도 인디언으로서
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakNó gây rối trí. Và Zig, một Người Da Đỏ, tương tự chuyện đó cũng làm anh rối trí.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakRealmente confunde a mente. Portanto, o Zig, como índio, também fica confundido.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakTe induce în eroare. Şi deci Zig, făcând de Piele Roşie de asemenea îl induce pe el în eroare.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakTeljesen összezavaró. És Zig, mivel indián, az ő fejét is megkavarja.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakUnglaublich. Zig ist Indianer und kann das auch nicht glauben.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakΣε μπερδεύει. Και έτσι ο Ζιγκ, που είναι Ινδιάνος, ομοίως μπερδεύετε.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakПросто вражає. Зіґ, як індіанець, теж дуже вражений цим.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakТо обърква съзнанието. Зиг, който е индианец, също обърка съзнанието си.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakЭто сбивает с толку. А сам Зиг, он индеец, его это тоже сбивает с толку.
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakזה מבלבל את המוח. אז זיג, כאינידיאני,
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarakانه شيئ محير. اذا (زيغ) بكونه هندي احمر
Bu insanı şaşırtıyor ve bu konu bir kızılderili olarak不思議に思っていました 彼のお気に入りの一枚は
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Ce changement étonnant, provoqué par les humains sur cette large échelle, dans l'espace et le temps.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Đó là sự thay đổi lớn, gây ra bởi con người trên phạm vi lớn, cả về thời gian và không gian.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Este o schimbare uimitoare, indusă de oameni la o scară mare ca aceasta, atât în timp cât și în spațiu.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.É uma mudança incrível, provocada pelos homens numa escala imensa, tanto em tempo como em espaço.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.E' un cambiamento incredibile, causato dagli esseri umani, su un'enorme scala, sia temporale che spaziale.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Ez egy lenyűgöző váltás, amit az emberek idéztek elő ilyen nagy mértékben, térben és időben egyaránt.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Het is een opmerkelijke verschuiving, veroorzaakt door de mens op deze grote schaal in zowel tijd als ruimte.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Je to úžasná zmena spôsobená ľuďmi na takomto veľkom rozsahu, v čase aj priestore.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.사람들로 인해서, 이렇게 큰 인구가 시간과 공간에서 이런 변화를 가질 수 있다는건 대단합니다.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.To my to zapoczątkowaliśmy, na dużą skalę, w czasie i przestrzeni.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Изумителна промяна, причинена от хора в такъв голям мащаб, както във времето, така и в пространството.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.Это потрясающий сдвиг, вызванный человеком, по огромной шкале, как в пространстве, так и во времени.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.זוהי הזזה מדהימה, שנגמרה ע"י בני אדם על פני קנה המידה הגדול הזה, הן בזמן והן בחלל.
Bu insanlar tarafından indüklenen hem zaman hem mesafe olarak şaşırtıcı bir kayıştır.人間によって引き起こされた 驚くべき変化です クジラは騒音を相殺するために
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Ci si potrebbe stupire un po' vedendo quante cose ci sono, ma non sorprende che cosa esse siano.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Det kanske är förvånande hur många saker som står där. Men det är inte förvånande vad det är för saker.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Det kan være lidt overraskende hvor mange opgaver der er, men det er ikke overraskende hvad de går ud på.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Es ist vielleicht ein wenig überraschend wie viel Punkte es sind, aber nicht welche.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Kissé meglepő lehet, milyen sok teendő mindez, de nem meglepő mik is ezek a teendők.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.이런 자잘한 항목들이 너무 많아서 놀랍기까지 합니다. 하지만 새로울 것은 하나도 없죠.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Možno je prekvapujúce, ako veľa je tých činností, ale činnosti samé nás neprekvapujú.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Může být trochu překvapivé, kolik těch věcí je, ale není překvapivé, které věci to jsou.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.On peut s'étonner de la quantité des tâches, mais pas de leur contenu.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Poate fi surprinzător cât de multe sarcini sunt, dar nu e surprinzător care sunt acestea.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Pode ser surpreendente a quantidade de tarefas que se pede, mas as tarefas em si não são surpreendentes.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Puede ser sorprendente cuántas cosas son, pero no es sorprendente lo que son.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Zaskoczyć nas może, jak wiele tych jest tych czynności, ale nie jest zaskakujące, co to są za czynności.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Μπορεί να προκαλεί έκπληξη πόσα πράγματα υπάρχουν, αλλά δεν προκαλεί έκπληξη, το ποια είναι αυτά.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Може би е малко учудващо, колко много неща има, но не е изненадващо, какви са те.
Bu kadar fazla iş olması biraz şaşırtıcı olabilir, ama hepsi bilinen şeyler.Може здатися дивним, що обов'язків так багато, але самі вони не дивують.

İlgili Sayfalar