şaşırtı ile cümle

şaşırtı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Ale najciekawsze przedmioty są jeszcze starsze.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Ale tie najzaujímavejšie z historických artefaktov sú ešte staršie.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Ale ty nejvíce úchvatné prehistorické artefakty jsou ještě starší než toto.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Dar cele mai provocatoare artefacte preistorice sunt chiar şi mai vechi.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.De a legérdekesebb őskori műkincsek még ennél is régebbiek.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Estou a lembrar-me do biface acheulense.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.하지만 가장 흥미로운 선사 시대 유품들은 심지어 이것보다 더 오래되었습니다.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Maar de meest intrigerende prehistorische artefacten zijn nog ouder dan dit.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Ma i manufatti preistorici più intriganti sono persino più vecchi di questi.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Mais les objets préhistoriques les plus intriguants sont encore plus vieux que ça.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Nhưng những chế tác hấp dẫn nhất của thời tiền sử thậm chí còn xưa hơn thời đó.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Pero los más intrigantes objetos prehistóricos son aún más antiguos que esto.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Tapi artifak prasejarah yang paling menarik bahkan lebih tua dari ini.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Αλλά τα πιο ενδιαφέροντα προϊστορικά τεχνουργήματα είναι παλιότερα ακόμα κι από αυτό.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Але найбільш вражаючі предмети доісторичного мистецтва навіть ще старіші.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Но най-интересните праисторически артефакти са дори по-стари.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.Но самые впечатляющие образцы доисторического искусства еще старше.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.אבל היצירות הפרה-היסטוריות המסקרנות ביותר עתיקות עוד יותר.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.لكن أكثر تحف ما قبل التاريخ إثارة للاهتمام أقدم من هذه بكثير.
Ama en şaşırtıcı tarih öncesi sanat eserleri bunlardan daha da eskidir.それよりも遙かに古いものです 私が考えているのは
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Aber was wirklich großartig ist, ist dass
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Dar ceea ce este cu adevărat uimitor este că
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,De ami valóban elképesztő, az az, hogy
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,보다 더 놀라운 것은
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Ma ciò che è davvero incredibile è che
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Mais ce qui est vraiment incroyable, c'est que
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Men det, der er virkelig utroligt, er, at
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Nhưng điều thực sự tuyệt vời là
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,Невероятно е как
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,אבל מה שבאמת מדהים הוא
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,لكن ما كان مذهلاً هو
Ama gerçekte asıl şaşırtıcı olan şey,ロックフェラーについて
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.Aber die formverwandten Wörter - also die, welche den Wortstamm O-N-E haben - sind wirklich erstaunlich.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.Ale to jego morfologiczne powiązania, czyli te zawierające bazę O-N-E, są fascynujące.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.Dar cele care au baza comună O-N-E sunt rudele sale morfologice care sunt pur și simplu surprinzătoare.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.Mais c'est la famille morphologique - ceux qui partagent la base O-N-E - qui sont vraiment étonnants.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.하지만 그것은 형태학적 친척입니다. 바로 O-N-E이라는 어근(語根)을 공유하죠. 그 사실은 아주 놀랍습니다.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.Pero son los familiares morfológicos (los que comparten la base O-N-E) los que resultan más sorprendentes.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.אבל אלה הקרובים המורפולוגיים שלה -- אלה שכוללים את הבסיס O-N-E - שממש מפליאים.
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.لكنّها الأقارب الإستعاريّة التي تشترك في الأساس O-N-E والمذهلة حقًّا
Ama sözcüğün biçimbilimsel akrabaları, yani O-N-E kökünü taşıyanlar gerçekten şaşırtıcıdır.形態学上の関連語には 本当に驚かされます お馴染みの「anyone (誰も)」
Amerika Merkez Bankası! Bu, ana akımın ortasından olan bir kurum. Ve varılan sorun gerçekten şaşırtıcı.人間行動について多くの定義を与えているようです。奇妙だが興味深い。次に彼らはどうしたか?
Amerikan kapı kapalı. Marvel şaşırtıcı bir "içeriye gireyim," dedi. ve ağlayan, ama yine de kitap tutarak.andしたたり落ちるが、それでも本をつかむ。
Amerikan kapı kapalı. Marvel şaşırtıcı bir "içeriye gireyim," dedi. ve ağlayan, ama yine de kitap tutarak.미국은 다른 문을 닫았. "안으로 할게요"마블 엄청난 말했다
Amerikan kapı kapalı. Marvel şaşırtıcı bir "içeriye gireyim," dedi. ve ağlayan, ama yine de kitap tutarak.أغلقت الباب الأميركية الأخرى. "يمي تذهب في الداخل ،" وقال الأعجوبة ، مذهل
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Ale pro mě je naprosto nepochopitelné a nejsmutnější to, že to úplně nechápe celý smysl lidského bytí.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Dar pentru mine, cel mai surprinzător și mai tragic e că ratează scopul de a fi uman.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Kaikkein hämmentävintä ja surullisinta tässä kaikessa on ihmisyyden menettäminen.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.제 개인적으로 이 태도가 가장 의아스럽고 비극적인 것은 인간스러운것의 본질을 잃는다는 것입니다.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Pero, para mí, lo más desconcertante y lo más trágico de esto es que se pierde toda la idea de ser humano.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Але для мене, що найнедолугіше і найтрагічніше стосовно цього є те, що це марнує весь сенс людяності.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.Но для меня, самым озадачивающим и самым трагичным является то, что упускается весь смысл человеческого бытия.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.אבל עבורי מה שהכי מבלבל והכי טראגי בזה הוא שזה מפספס את הנקודה העיקרית של להיות אנושי.
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.ولكن بالنسبة لي .. الاكثر سوءاً من كل هذا والاكثر إيلاماً هو اننا نفقد المعنى الاساسي من كوننا بشر
Ancak bana göre, bu konuda en şaşırtıcı ve trajik olan şey bizi insan olmanın anlamından uzaklaştırması.悲劇的な事は 人間である意味を失う事です 例えて言うと
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Estas máquinas, que dão poder ao interior das células são mesmo extraordinárias e são a base de toda a vida.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.세포 내부를 작동시키는 이와같은 기계는 상당히 흥미로우며, 모든 생명의 기초라고 할 수 있습니다.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Queste macchine che danno energia all'interno delle cellule sono la base della vita, e sono sorprendenti.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.Механизмы, диктующие действия внутри клетки, поистине поразительны. Они являются основой всего живого.
Ancak hücrelere enerji veren bu makinalar gerçekten şaşırtıcıdırlar ve tüm yaşamın temelini oluştururlar.אך מכונות אלה שמספקות אנרגיה לפנימיותו של התא הן מדהימות למדי, והן בעצם יסוד כל החיים.

İlgili Sayfalar