şaşırma ile cümle

şaşırma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Eğer hiçbirşey anlamazsanız hiç şaşırmam dedim.I wouldn't be surprised if you didn't understand anything.
Wargaming'in bu başarının üzerine eklemeye çalışarak seriyi devam ettirmesine şaşırmamak gerek.Unsurprisingly, Wargaming decided to turn the successful game into a series.
Açıların karşılığını şaşırmamak için sıralamayı doğru yapmalıyız. -And you gotta get the order right to make sure that you have the right corresponding angles
Birincisi, bunu duydugunuzda şaşırmayacaksınız.One, you're not going to be surprised.
Ben Philbert'ın söyledikleri hakkında Malcolm'la konuştum ve o şaşırmadığını söyledi.I talked to Malcolm about what Philbert had said, and Malcolm said he wasn't surprised.
Fakat artık şaşırmak için tanıdık, bildiğimiz dünyadan ayrılmanıza gerek yok.But you don't need to rush off away from the familiar, across the world to be surprised.
Bu nedenle, Bulgarların yüzde 62'sinin gelecekten ümitli olmamasına şaşırmamalıyız.So it's no surprise, guys, that 62 percent of Bulgarians are not optimistic about the future.
Kendinden bu kadar emin olmasına hiç şaşırmamak gerek.No wonder he was so sure.
Lütfen şaşırmayınPlease don't be surprised
Eğer size söylesem sanırım şaşırmazdınız. bu Pinocchio beni encok etkileyen şeylerden biri.I guess you won't be surprised if I tell you that Pinocchio is one of my great influences.
Son seferinde kolumu öyle kavramasına şaşırmamalı!No wonder, the way she handled my arm that time!
Kötülük tasarlayan yolunu şaşırmaz mı? Oysa iyilik tasarlayan sevgi ve sadakat kazanır.Don't they go astray who plot evil? But love and faithfulness belong to those who plan good.
(Veya miadını şaşırmaz.)Surely God does not go back on His promise.
Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz."My Lord neither errs nor forgets."
Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dedi.My Lord neither errs nor forgets."
Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor. Allah her şeyi bilmektedir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor. Allah, her şeyi hakkıyla bilendir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
Muhakkak ki, Allah vaad ettiği zamanı şaşırmaz.Surely God does not go back on His promise.
Şaşırmamanız için ALLAH size böylece açıklıyor. ALLAH her şeyi Bilendir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.Verily Allah faileth not the tryst.
Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
Şaşırmamanız için ALLAH size böylece açıklıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
Allah şaşırmamanız için size bunları açık açık bildiriyor.If the siblings are men and women, the male receives the share of two females.”
Şüphesiz Allah, verdiği sözden dönmez. (Veya miadını şaşırmaz.)Indeed, Allah does not fail in [His] promise.
Allah şaşırmamanız için size bunları açık açık bildiriyor. Allah her şeyi hakkıyla bilir.God explains His Laws to you so that you will not go astray.
Dedi ki: "Bunun bilgisi Rabbimin Katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz."He said: The knowledge thereof is with my Lord in a book, my Lord errs not, nor does He forget;
Musa: "Onların bilgisi Rabbimin katında yazılıdır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dedi.He said: The knowledge thereof is with my Lord in a book, my Lord errs not, nor does He forget;
Abir kopty İsrail'in kararına şaşırmadı, ve şu tweeti attı:Abir kopty wasn't surprised by the Israeli notice, and tweeted:
Nikoliç, cumhurbaşkanının istifasına şaşırmamış.Nikolic was not surprised by the president's resignation.
Ülkedeki hiç kimse oylamanın sonucuna şaşırmadı.No one in the country seemed surprised by the outcome of the vote.
Sırbistan Yolsuzlukla Mücadele Kurulu bulgulara şaşırmamış.The Anti-Corruption Council of Serbia is not surprised with the findings.
Bir Belgrad sakini SETimes'a yasanın geçirilmesine şaşırmadığını söyledi.One Belgrade resident tells SETimes he is not surprised by passage of the law.
Tabii ki tamamen şok oldum, ama tamamen şaşırmadım.Of course I was totally shocked, but I wasn’t entirely surprised.
Hiç şaşırmadım.Ich bin gar nicht überrascht.
Tom Mary'yi John'la gördüğüne şaşırmadı.Tom war nicht überrascht, Mary mit John zusammen zu sehen.
Tom Mary'nin John'u sevmediğine şaşırmadı.Tom war nicht überrascht, dass Mary John nicht mochte.
Hiç saatini şaşırmadı.Sie wurde zeitlebens nicht entfernt.
Bunu duyduğuma hiç şaşırmadım.Es hat mich nicht gewundert.
Bunu duyduğuma hiç şaşırmadım.Ce n'est pas faute d'en avoir entendu .
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Dans ce dernier cas, il n'arriverait rien à sa femme et à son fils.
Dürüst olmak gerekirse, şaşırmadım. Tom bunu her zaman yapar.Para ser sincero, no me ha sorprendido. Tom siempre lo hace.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Habían visto el uno al otro y no saldrían a menos que uno de ellos yacía muerto en el suelo.
Beni merhametsiz bulursanız şaşırmayın.Non stupitevi se vi sembrerò spietato.
Ancak ben bunu öğrendiğimde şaşırmadım doğrusu.L'ho però totalmente approvata quando ne venni a conoscenza.
Hiç saatini şaşırmadı.Non ha mai superato il turno.
Ben şaşırmazdım.Я не был бы удивлён.
Şaşırma, neden bahsettiğimi çok iyi biliyorsun.Не делай большие глаза, ты очень хорошо знаешь о чём я говорю.
Birçok insanın hoşuna gitti ancak her şeyde olduğu gibi beğenmeyenlerin çıkmasına şaşırmadım.Я был удивлен, что не все чувствовали то же, что и я.
Hiç saatini şaşırmadı.Não surpreendeu a atuação dele.
Ölenlerin geri gelmesini beklerler ve geldiklerini görünce de şaşırmazlar.Zij zag haar dood aankomen, maar wilde niet dat Druss ervan getuige zou zijn.
Bulutlu bir günde bile yönlerini şaşırmazlar.Op het heetst van de dag zoeken zij verkoeling in de schaduw van de bladeren.
İneklerin şaşırmadan evlerini bulabilmelerini sağlar.Daklozen zeggen dat ze moeilijk woningen kunnen vinden.
Şaşırmak, merak etmek, anlamaya başlamaktır.Verbaasd zijn, zich verwonderen, is beginnen te begrijpen.
İneklerin şaşırmadan evlerini bulabilmelerini sağlar.Przez to zwierzęta stracą dom.
Hiç saatini şaşırmadı.Klockan döptes aldrig.
Bu kez de şaşırma sırası Damiel'e gelmiştir.Därmed var äventyret för Winnipeg i NHL över för den här gången.
Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım.Jag tyckte inte att jag gjort någonting utöver vad jag gjort i de tidigare loppen.
Buna hiç şaşırmadım.Det förvånar mig inte det minsta.
Buna hiç şaşırmadım.Jag är inte alls förvånad över detta.

İlgili Sayfalar