şaşır ile cümle
şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Tyttöystäväni Meg oli varsin järkyttynyt tästä.
İnsanları şaşırtacağını biliyorduk.Se laittaa ihmiset hämilleen.
Fakat halk tarafından olumsuz tepkiler almasına çok şaşırdık.Tämä sai yleisön buuaamaan ja reagoimaan negatiivisesti.
Tırtıl mantarının büyümesi gerçekten şaşırtıcıdır.Punatorvijäkälän kasvullinen sekovarsi on suurisuomuinen.
İsabella ve Lindoro birbirini tanıyıp şaşırırlar.Elisabeth ja kapteeni tuntevat jo toisensa.
Toll, Almanca'da "şaşırtıcı" ya da "çılgın" anlamına gelmektedir.Grievous on englannin kieltä ja merkitsee ”hirvittävää” tai ”karmivaa”.
İfadesi şaşırttı".Tulette hämmästymään."
Shelton şaşırır, fakat kabul eder.Choni suuttuu, mutta leppyy kuitenkin pian.
İlk hasat 1956'da şaşırtıcı bir başarı gösterdi."Sixty Minute Man" oli huomattava menestys vuonna 1951.
Askerler şaşırır.Troijalaiset tulevat yllätetyiksi.
Beni şaşırtmadı.Se ei minua yllätä.
Çocuğun zekasına şaşırdım.Pojan nokkeluus yllätti minut.
Çok şaşırmıştım.Yllätyin kovin.
Şaşırır, "Charles?"diye seslenir.Ξαφνιασμένη, του απαντά "Τσαρλς;".
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Για πολύ καιρό οι άνθρωποι πίστευαν ότι υπήρχαν μυστικά βιβλία, κρυφά μέρη και συναρπαστικά πράγματα.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Και οι δύο ξαφνιάζονται.
Buna oldukça şaşırmıştım oldukça tuhaftı.Αισθάνθηκα βέβαια λίγο περίεργα, το ομολογώ.
Clara buna çok şaşırır.Η Κλάρα τότε εκνευρίζεται.
Apollon şaşırır.Προκρίθηκε ο ΑΠΟΕΛ.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Ο Κλαύδιος ξαφνικά εμφανίζεται πάλι, και διώχνει θυμωμένος τον κατατροπωμένο Νέρωνα.
Oldukça şaşırtıcı bir şekilde, Fusob ödeme için iTunes hediye kartlarının kullanılmasını önermektedir.Το εντυπωσιακό είναι ότι το Fusob προτείνει τη χρήση δωροεπιταγών iTunes για την πληρωμή.
Lilly çok şaşırır.Ο Κλέι θύμωσε πολύ.
Madonna'nın elinde albüm için yazılmış bazı şarkılar vardı; Timberlake bunları görünce şaşırdı.Η Μαντόνα είχε μια σειρά από τραγούδια που έγραψε για το άλμπουμ, τα οποία κατέπληξαν τον Timberlake.
Sting hem çok şaşırmış hem de büyülenmişti.Dre το ντέμο του Game και εντυπωσιάστηκε αρκετά.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Η καινοτόμος δομή του προβλημάτισε κάπως τους κριτικούς.
Şehri gördüklerinde çok şaşırırlar.Ο κόσμος θα εκπλαγεί όταν τη δει".
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Παρά τις απίθανες δυνάμεις του, παραμένει ντροπαλός και αθώος.
Şaşırtıcıdır, bu binalar genellikle zevk verici bir estetik yakalamayı başarmışlardır.Τα έργα αυτά είναι συνήθως μακροσκελείς αφηγήσεις περιπετείων των ηρώων.
Karısının ve çocuğunun başında olmamasının sonunun böyle olmamasına şaşırmaz.Εκείνος όμως δεν θέλει να εμφανιστεί στη γυναίκα και το παιδί του.
Dünyayı ve daha önemlisi Kanada milli takımını şaşırtmayı başardı.Στη συνέχεια, απέκρυψε επιτυχώς το τρομοκρατικό του παρελθόν του και μετανάστευσε στον Καναδά.
Sonuçların ne kadar iyi olduğuna şaşırdığını yazmıştır.Αυτό αποδυκνείει και το πόσο καλά είναι χτισμένο.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Όταν ξέρω οτι σας έκανα χαρούμενους.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Ένα από τα διασημότερα είναι και το παρακάτω.
Born bile Heisinberg ile Paul Dirac'ın aynı düşüncede olduğunu fark ettiğinde şaşırmıştı.Ο Μπορν εξεπλάγη όταν έμαθε πως ο Πολ Ντιράκ είχε σκεφθεί πάνω στις ίδιες γραμμές με τον φοιτητή του.
WAR, INC. eğlenceli ve şaşırtıcı derecede dokunaklı bir film.Η ταινία είναι εξαιρετική, πολύ συγκινητική.
Ayrıca bu törenlerin yüzyıllar boyunca şiddetini artırarak varlığını sürdürmesi şaşırtıcıdır.Αυτή η έξαρση της δραστηριότητας ακολουθήθηκε από απραξία πολλών αιώνων.
Elbette şaşırdım.Βέβαια ξαφνιάστηκα.
O beni şaşırttı.Με ξάφνιασε.
O beni şaşırttı.Με εξέπληξε.
Şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum.Νομίζω ότι είσαι αξιοθαύμαστος.
Şaşırtıcı olduğunu düşünüyorum.Νομίζω ότι είσαι αξιοθαύμαστη.
Sizleri öpüşürken görünce şaşırdım.Ξαφνιάστηκα, όταν σας είδα να φιλιέστε.
Aynı öğretme tekniklerinin Michelle üzerinde işe yaramadığını görünce çok şaşırdı.Til hans overraskelse virkede de samme undervisningsværktøjer ikke på Michelle.
Gerçekte Sovyet sistemi esnek ve şaşırtıcı biçimde uyum sağlayabilir olduğunu kanıtladı.Rent faktisk viste det sovjetiske system sig elastisk og overraskende tilpasningsberedt.
Romanın yenilikçi yapısı eleştirmenleri bir anlamda şaşırtmıştır.Romanens innovative struktur forvirrede kritikerne en smule.
Başbakanın şaşırarak "Senin burada ne işin var?Rapporter inkluderer: “Hvad laver du her?
Rick, karısı Lori ve oğlu Carl'ı hayatta kalanların arasında görünce çok şaşırır.Her finder Rick sin kone og søn, Lori og Carl.
Bunca yeteneğine rağmen hala şaşırtıcı bir şekilde genç ve tecrübesizdir.Trods at hun er lille og gammel, er hun utrolig dygtig til kampkunst og ubehageligt udspekuleret.
Belki de daha şaşırtıcı bir şekilde Hitler şöyle cevap verdi: "Biliyorum.Hitler svarede: "Jeg ved det.
"Çok şaşırmıştı.Han var særdeles imponeret.
Grubun asıl amacı insanları şaşırtmaktı.For ham var formålet med sejd at bringe ulykke over folk.
Birden Claudius ortaya çıkar ve tuzağa düşüp şaşırmış olan Nero'u öfkeyle oradan kovar.Da Claudio pludselig dukker op igen, sender han vredt den angergivne Nerone bort.
Ayrıca bu törenlerin yüzyıllar boyunca şiddetini artırarak varlığını sürdürmesi şaşırtıcıdır.Således vidner deres fortsatte eksistens om en betydelig hårdførhed gennem århundrederne.
Aslında öldürüldüğünü de çizmiştir ve bu yüzden Sylar geldiğinde hiç şaşırmamıştır.Einstein blev aldrig overbevist om teorien, og da han døde troede han stadig ikke på den.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir.""Mens de fleste gerne vil snakke, er der kun få, der har noget at sige".
Bazı elfler şaşırtıcı güzelliktedir.Hybriderne er af meget svingende skønhed.
İlk zamanlar bu yeteneğine oldukça şaşırmış ve hayran kalmıştır.I starten var hun intimideret og imponeret af ham.
""Yolunu şaşıran şehir"!.""Guess who's coming to town!".
Margo onu gördüğünde şaşırır.Angela stirrede på ham.
Clara buna çok şaşırır.Claus bliver meget ked af det.