şaşır ile cümle
şaşır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kez de şaşırma sırası Damiel'e gelmiştir.Därmed var äventyret för Winnipeg i NHL över för den här gången.
Şehri gördüklerinde çok şaşırırlar.Han blir lycklig när han ser den sköna staden.
Erigone acıdan ne yapacağını şaşırır.Predatorisk dödsångest uppkommer av rädslan att bli skadad.
Apollon şaşırır.Gaëtan är förvånad.
Şaşırdığı zaman “Vaaaa” diyerek şaşkınlığını belirtir.När han erinrade sig detta såg han det profetiskt, som ett tecken.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Uppslaget väckte mest förvåning.
Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım.Jag tyckte inte att jag gjort någonting utöver vad jag gjort i de tidigare loppen.
Ancak hocasının sözü onu bir kat daha şaşırttı.Större betydelse hade emellertid hans lärareverksamhet.
Bu durum ikisini de şaşırtır.Samma konstgrepp ger upphov till båda.
Bazı elfler şaşırtıcı güzelliktedir.I: Några svanar är vackra.
Ben de bunların nasıl eğlenceli göründüğünü anladığımda şaşırmıştım.Hon uttalade sig även om att hon tyckte att framträdandet kändes bra.
Evren bu teklife çok şaşırdı.Hela riket lyssnade bestört till deklarationen.
Hollander’ın çocukları eve gelir ve “Teddy Amca”yı görünce şaşırırlar.Knattarna rymmer hemifrån, trötta på deras farbrors "tyranni".
Daha sonra kendini Carl'a gösterir ve Carl'ı şaşırtır.Senare i serien blev hon omgift och skaffade sig en egen lägenhet, vilket gjorde Carl upprörd.
Bu grevler dalgası Almanlar'ı şaşırtmıştı.Det hårda, fanatiska motståndet förvånade tyskarna.
Ancak Erciyes Üniversitesi'nin herhangi bir kolunun ilçede olmaması şaşırtıcıdır.Inuiternas mytologi har dock ingen allmän skapargestalt.
Yeni teori Urbain Le Verrier şaşırmış Mercury'nin garip hareketleri açıklar.Mathies Fantastiska Fakta - Martinez presenterar märkliga fakta.
Buna hiç şaşırmadım.Det förvånar mig inte det minsta.
Buna hiç şaşırmadım.Jag är inte alls förvånad över detta.
İnsanlar çok uzun bir süre gizli kitaplar, saklı mekanlar ve şaşırtıcı şeyler olduğuna inandı.Занадто довго люди вважали, що існують секретні книги, приховані місця та дивні речі.
68'de Galba, herkesi şaşırtan bir kararla, Vitellius'u Germania Inferior eyaleti ordu komutanlığına seçti.Наприкінці 68, Гальба, на загальне здивування, вибрав його командувати армією Нижньої Німеччини.
Sonuçların ne kadar iyi olduğuna şaşırdığını yazmıştır.Я в шоці від того, наскільки все було добре.
Cenazede, Hazel Van Houten'in katıldığını görünce şaşırır.На його похороні Хейзел вражена бачити Пітера ван Хааутена серед присутніх.
Ortaya çıkan sonuç gerçekten şaşırtıcı ve heyecan vericiydi.Результати були несподіваними та цікавими.
Lilly çok şaşırır.Сталін був дуже засмучений.
Ailesi çok şaşırmıştır.Сім'я дуже бідувала.
Margo onu gördüğünde şaşırır.Про це дізнається Маргарита.
Ama sonra senaryoyu okudum ve şaşırdım, etkilenmiştim." demiştir.Потім я подивився фільм і зрозумів, що він жахливий».
Bu duruma çok şaşırmış ama sevinmişti.І це йому дуже важко, але вдавалося.
Bir sonraki katılım ise en şaşırtıcı olandır.Та найбільш ймовірною є наступна.
Bu duyuru çoğu kişiyi şaşırtacak olsa da çok az kişi bundan üzülecektir."Це повідомлення багато кого здивує, але декого серйозно засмутить».
Askerler şaşırır.Солдат роззброїли.
Ancak ben bunu öğrendiğimde şaşırmadım doğrusu.Знаючи його, я не дивуюся цьому вчинку.
Ancak hareketin yönü, gökbilimcileri şaşırtmaktadır.Основна діяльність присвячена проблемам позагалактичної астрономії.
Tom, şaşırdı, etrafa baktı ve birini bile göremedi, böylece sütünü içmeye başladı.Він поважав і неживу природу: намагався не наступати на воду і почитав скелі.
"Çok şaşırmıştı.Він був дуже схвильований.
Harun Reşit, şaşırarak tekrar sorar: "–Ne işin vardı orada?"Місато здивовано запитує: «Що це?»
Bu durum ikisini de şaşırtır.Вибух знищує обох.
Hiç ölüm vakası yaşanmamış olması, o günün şartlarında şaşırtıcı bir durumdur.Протягом будівельних робіт не було жодного смертельного випадку, що було значним досягненням для того часу.
Ancak dörtlüğü öğrencileri şaşırtmıştır.Класи були переповнені школярами.
Sanatçı albümle ilgili olarak "Watermark'ın başarısı beni çok şaşırttı.Однак записаний для фірми «Warner Brothers» цими музикантами альбом «Mahavishnu» успіху не приніс.
Bu durumları öngörülebilir olmasına rağmen şaşırtarak sıralar."Якщо це так, то, напевно, поки рано вірити прогнозам».
Ben şaşırdım.Я здивований.
Mary beni şaşırttı.Мері мене здивувала.
Cevap oldukça şaşırtıcıydı.Відповідь була досить вражаюча.
Tom beni biraz şaşırttı.Том мене трохи здивував.
Yol gösteren Allah’tır; kimi yolunu şaşırır."Bůh pohybuje duchy k jejich cíli, avšak směr určují oni samotní.
Diğer karakterler de benzer şekilde beklenmeyen ve şaşırtıcı bilgilerle pençeleşmektedir.Ale i další postavy zápasí se stejnými nečekanými či překvapivými odkrytími své budoucnosti.
Karıncaları taklit eder ve onların beden yapısına şaşırtıcı biçimde benzer.Jejich spiny se pak kompenzují a chovají se jako bosony.
Birlikte film çevirebilmeleri her zaman şaşırtıcı olmuştu.Často se také dařilo filmy vyměňovat.
Şaşırtıcı şekilde, kazılarda ve nehirde Robert Piest'in cesedine rastlanamadı.Tělo Roberta Piesta však ve sklepě nalezeno nebylo.
Shelton şaşırır, fakat kabul eder.Lucien je překvapen, ale uvěří.
Bu grevler, başta Mattachine ve DOB'nin bazı önderleri olmak üzere, birçok eşcinseli şaşırtmıştı.Tyto protesty mnoho gayů šokovaly a znepokojily část vedení Mattachine a DOB.
Harun Reşit, şaşırarak tekrar sorar: "–Ne işin vardı orada?"Natanael s údivem odpověděl: „Odkud mne znáš?"
Bu toplu hareket, mülteci sayısının sekiz bini aşmayacağını düşünen Irak hükumetini şaşırttı.Tato obrovská čísla ohromila bagdádskou vládu, která neočekávala, že množství imigrantů přesáhne 8 tisíc.
Öyle ki hemşerisi Nuh bile buna şaşırıyordu.Také její matku Simone to silně zasáhne.
Gittiklerinde gördükleri manzara şaşırtıcı değildir.Z toho, co vidí, není vůbec nadšen.
Gerçekte Sovyet sistemi esnek ve şaşırtıcı biçimde uyum sağlayabilir olduğunu kanıtladı.Sovětský systém se však ve válce projevil jako velmi pružný a překvapivě přizpůsobivý.
Bu gerçekten şaşırtıcı bir başarıydı çünkü albüm tamamen Korece şarkılardan oluşuyordu.To bylo samozřejmě velkým zklamáním pro kapelu, jelikož album obsahovalo skutečně kvalitní písně.
Bu çok da şaşırtıcı değildir.To však není překvapivé.