şaşılacak ile cümle
şaşılacak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Kasaba halkı kaçakçıların ne olduğunu hakkında şaşılacak derecede toydu.The townspeople were astonishingly naive about what the smugglers were.
Onların hâlâ uyanık olması şaşılacak şey.It's a wonder they're still awake.
Seni burada görmek şaşılacak şey!Fancy seeing you here.
İngilizcesi şaşılacak kadar iyiydi.Her English was surprisingly good.
Bu şaşılacak derecede basit.It's amazingly simple.
Şaşılacak biçimde iyi yapıyoruz.We're doing phenomenally well.
Optimates taraftarları Sezar'a karşı koyacak orduyu şaşılacak derecede bir hızla toplamışlardı.The Optimates gathered their forces to oppose Caesar with astonishing speed.
Dönemde yaşanan olayların bugüne şaşılacak derecede benzediğini gösteriyor.Her achievements are still as remarkable as they once were.
Şaşılacak derecede, kölelikten dünya çapında 13 milyar dolardan fazla gelir elde ediliyor.Astonishingly, slavery generates profits of more than $13 billion worldwide each year.
En şaşılacak yollarda hazırlanıyorlar.And they're being made in the most wonderful ways.
Suçlularımızın olması hiç de şaşılacak bir şey değil.It's no wonder, you know, we have criminals.
Şaşılacak derecede meraklı bir tür olan bizlerin ne olduğumuzun ve ne olabileceğimizin bir sembolü.It's the symbol of all that we are and all that we can be as an astonishingly inquisitive species.
Bu şaşılacak bir şey yoktur.There is nothing surprising in this.
Yazarlar grevinin başını çektiğimizden, şaşılacak bir durum yok.And it's no wonder that as we head into the writers' strike, odd things happen.
Tanrının sesi şaşılacak biçimde gürler, O, anlayışımızın ötesinde büyük işler yapar.God thunders marvelously with his voice. He does great things, which we can't comprehend.
Bu, cidden şaşılacak bir şey!This is indeed surprising!"
Onu söylememi, bana ancak şeytan unutturdu. (Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!Only Satan made me forget to mention this; but the wonder is the fish escaped to the sea."
Sen, yoksa Kehf ve Rakim Ehlini Bizim şaşılacak ayetlerimizden mi sandın?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Doğrusu bu şaşılacak bir şey" dedi.This is indeed surprising!"
Yoksa sen Mağara ve Kitap ehlini şaşılacak ayetlerimizden mi zannettin?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Doğrusu şaşılacak bir şey yaptın" dedi.You have done a strange thing!"
Şüphe yok ki bu, pek şaşılacak bir şey.This is indeed surprising!"
Kehf ve Rakıym ashabının ahvalini, delillerimiz içinde şaşılacak bir delil mi sandın?Do you think the men of the cave and Ar-Raqim were so strange among Our signs?
Gerçekten de bu, elbette pek şaşılacak şey.This is indeed a strange thing!"
Gerçekten şaşılacak şey bu."This is indeed surprising!"
"Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
"Her yüksek tepeye/yola şaşılacak bir bina kurarak/bir işaret dikerek mi eğleniyorsunuz!"You construct monuments on every hill in vain,
Bu gerçekten şaşılacak bir şey! dedi.This is indeed surprising!"
Bu gerçekten şaşılacak bir şey, çok tuhaf!"This is indeed a strange thing!"
Doğrusu bu çok şaşılacak bir şey!” {KM, Tekvin 18,12}This is indeed surprising!"
Bu gerçekten şaşılacak, çok tuhaf bir şey!” dediler. [10,2]This is indeed a strange thing!"
"Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!," dediler.They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar. Gerçekten şaşılacak şey bu."This is something really extraordinary.”
(Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!It took its course into the sea in a strange (way)!"
Balık şaşılacak şekilde denizde yolunu tutup gitmiş" dedi.It took its course into the sea in a strange (way)!"
O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.It took its course into the sea in a strange (way)!"
Şaşıyorsan asıl şaşılacak şey, toprak olduktan sonra yeniden mi yaratılacağız diyenlerin sözü.And were you to wonder, then wondrous indeed is the saying of those who say: "What!
Meryem, onu taşıyarak toplumuna getirdi. "Ey Meryem, dediler, şaşılacak bir iş yaptın!"She came to her nation, carrying him; and they said: 'O Mary, you have committed a monstrous thing.
Onu alıp halkına getirdi. "Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!," dediler.She came to her nation, carrying him; and they said: 'O Mary, you have committed a monstrous thing.
İngilizcesi şaşılacak kadar iyiydi.Son anglais était étonnamment bon.
Dönemde yaşanan olayların bugüne şaşılacak derecede benzediğini gösteriyor.Los marineros dicen que hemos tenido un tiempo maravilloso hasta el momento.
Flaman yetiştiricileri bu kuşun ötüşünü şaşılacak bir değerde geliştirmişlerdir.Disse fuglekøjer gav på beboerne på Fanø en ekstra indtægt.
Bu kadar huzursuz bir otelde uzun süre oturulmasını şaşılacak bir şey değildi.Z vysneného miesta sa netešil príliš dlho.
Bu kadar huzursuz bir otelde uzun süre oturulmasını şaşılacak bir şey değildi.Težko bi si mislil, da v tako turobnem letu obstaja tudi veselje.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Cet homme leur répondit: Il est étonnant que vous ne sachiez d`où il est; et cependant il m`a ouvert les yeux.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Človek odgovori in jim reče: To je pa res čudno, da vi ne veste, odkod je, in vendar mi je odprl oči!
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Človek odpovedal a riekol im: Práve v tom je tá divná vec, že vy neviete, odkiaľ je, a otvoril moje oči.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.그 사람이 대답하여 가로되 이상하다 이 사람이 내 눈을 뜨게 하였으되 당신들이 그가 어디서 왔는지 알지 못하는도다
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Mannen svarte dem: Dette er da underlig at ikke I vet hvor han er fra, og han har dog åpnet mine øine.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Người trả lời rằng: Người đã mở mắt tôi, mà các ông chẳng biết người ở đâu đến, ấy là sự lạ lùng lắm!
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Người trả_lời rằng : Người đã mở_mắt tôi , mà các ông chẳng biết người_ở đâu đến , ấy_là sự lạ_lùng lắm !
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Odpověděl ten člověk a řekl jim: Toť jest jistě divná věc, že vy nevíte, odkud jest, a otevřel oči mé.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Аз съм добрият пастир, и познавам Моите, и Моите Мене познават,
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Озвавсь чоловік, і каже їм: Тим воно й дивно, що ви не знаєте, звідкіля Він, а відкрив очі мої.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.Человек прозревший сказал им в ответ: это и удивительно, что вы не знаете, откуда Он, а Он отверз мне очи.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.ויען האיש ויאמר אליהם זאת היא הפלא ופלא כי לא ידעתם מאין הוא והוא פקח את עיני׃
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.اجاب الرجل وقال لهم ان في هذا عجبا انكم لستم تعلمون من اين هو وقد فتح عينيّ.
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.那 人 回 答 說 、 他 開 了 我 的 眼 睛 、 你 們 竟 不 知 道 他 從 那 裡 來 、 這 真 是 奇 怪
Adam onlara şu karşılığı verdi: ‹‹Şaşılacak şey! Onun nereden geldiğini bilmiyorsunuz, ama gözlerimi O açtı.那 人 回答 說 、 他 開 了 我 的 眼睛 、 你 們 竟 不 知道 他 從那裡來 、 這真 是 奇怪
Birisi Hindistan'ın şaşılacak derecede bir iletişim ülkesi haline geldiğini iddia edebilir.Cineva ar putea spune că India a devenit o ţară uimitor de conectată.