şaşı ile cümle
şaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun?"Why are you surprised at the command of God?
O, ne şaşırır, ne de unutur.” dedi.My Lord neither errs nor forgets."
Babamı da affet, (ona tövbe ve iman nasib et). Zira o yolunu şaşıranlar arasında.Forgive me and my father: He was surely among those who went astray.
Ne var ki sen onların haşri inkâr etmelerine şaşırıyorsun, onlar ise seninle alay ederler.Yet while you are filled with wonder, they just scoff;
Bu gerçekten şaşılacak, çok tuhaf bir şey!” dediler. [10,2]This is indeed a strange thing!"
Evet Allah kimi şaşırtırsa, artık ona yol gösteren olmaz.”Whoever God allows to go astray has none to show him the way.
İşte Allah haddi aşan, şüpheci kimseleri böyle şaşırtır.That is how God leads the waster, the sceptic astray.
Eğer isteseydik onu kuru çöp haline getirirdik, siz de şaşıp kalır, pişman olurdunuz:We could turn it, if We pleased, into straw; then you would rue the day,
Bahçeyi görünce: apışıp kaldılar. “Galiba yolu şaşırdık, yanlış yere geldik!” dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Böylece onlar birçok insanı şaşırttılar.And they misled many.
ALLAH'ın şaşırttığına bir yol bulamazsın.For them who are not given the guidance by God, you will never find a way.
Şaşırmamanız için ALLAH size böylece açıklıyor. ALLAH her şeyi Bilendir.God makes this manifest to you lest you wander astray, for God has knowledge of everything.
"Meryem, sen şaşılacak bir şey işledin!," dediler.They exclaimed: "O Mary, you have done a most astonishing thing!
Adem Rabbine karşı geldi ve şaşırdı.Adam disobeyed his Lord, and went astray.
Fakat bahçeyi görünce, "Biz yolu şaşırdık," dediler.When they saw (and did not recognise it) they said: "Surely we have lost the way.
Adem Rabbinin buyruğuna karşı geldi de şaşırdı.(Of achieving immortality)
Kendim bir kocakarı, kocam bir ihtiyar. Gerçekten şaşılacak şey bu."This is something really extraordinary.”
(Melekler) dediler ki: Allah'ın emrine şaşıyor musun? Ey ev halkı!The angels said, “Do you wonder at the command of Allah?
Dediler: "Sen Allah'ın emrine mi şaşıyorsun? Allah'ın rahmeti ve berekâtı üzerinizdedir.The angels said, “Do you wonder at the command of Allah?
Her kimi Allah şaşırtırsa, artık sen ona yol bulamazsın.And for one whom Allah sends astray, you will not find a way.
Elçi melekler: “Sen, dediler, Allah'ın emrine mi şaşırıyorsun? Ey ehl-i beyt!The angels said, “Do you wonder at the command of Allah?
Şimdi siz bu söze mi şaşırıyorsunuz? Hep gülüyorsunuz, ama ağlamıyorsunuz.Therefore prostrate for Allah, and worship Him.
İnkar eden şaşırıp kaldı.Then the unbeliever was confounded.
İnanmayan, bu söze şaşırıp kalmıştı.Then the unbeliever was confounded.
De ki: Pisle temiz bir değildir, pisin çokluğu seni şaşırtsa bile.Say: 'The corrupt and the good are not equal, though the abundance of the corrupt please thee.'
Üstlerini cennet yaprağı ile örtmeye çalıştılar. (Bu suretle) Âdem Rabbine asi olup yolunu şaşırdı.And Adam disobeyed his Lord, and so he erred.
Ama Allah’ın şaşırttığı kimseyi ise hiç kimse doğru yola koyamaz. [8,2-4; 25,73]He guides whomsoever He will; and whomsoever God leads astray, no guide has he.
Bu şaşırtmanın sebebi, dünyada haksız yere şımarıp kibirlenmeniz ve taşkınlık yapmanızdır.'That is because you rejoiced in the earth without right, and were exultant.
Allah dilediğini şaşırtır, dilediğini yola iletir.Then Allah sendeth astray whomsoever He will, and guideth whomsoever He will.
Allah, zalimleri de şaşırtır ve Allah, dilediğini yapar.And Allah doth that which He willeth.
(Sonra): "Bu dedi, şeytanın işindendir. O, gerçekten apaçık, şaşırtıcı bir düşmandır."He said: this is of the work of the satan, verily he is an enemy, a misleader manifest.
Böylece Allah, dilediğini şaşırtıp saptırır, dilediğini hidayete erdirir.Then Allah sendeth astray whomsoever He will, and guideth whomsoever He will.
Zalimleri de şaşırtıp-saptırır; Allah dilediğini yapar.And Allah doth that which He willeth.
İnkar eden şaşırıp kaldı. Allah zulmeden kimseleri doğru yola eriştirmez.Thereupon he Who disbelieved Was dumb-founded, And Allah guideth not a wrong-doing people.
İnanmayan, bu söze şaşırıp kalmıştı. Allah zalim kavmi doğru yola sevketmez ki.Thereupon he Who disbelieved Was dumb-founded, And Allah guideth not a wrong-doing people.
Allah, sözünü yerine getireceği yer ve zamanı asla şaşırmaz.Verily Allah faileth not the tryst.
Kendi içlerinden kendilerine bir uyarıcı geldi diye şaşıp kaldılar.And they marvel that there should come Unto them a warner from among themselves.
Her kimi de Allah şaşırtırsa, artık ona doğru yolu gösterecek yoktur.And whomsoever Allah sendeth astray, for him there is no guide.
Kendilerine çetin bir azabın kapısını açtığımız zaman şaşırıp şoke oldular.Until when we shall open upon them a portal of severe torment, and lo! thereat they are desparing
Şaşırırsınız diye Allah size (hükmünü) açıklıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
(Balık), şaşılacak biçimde denizin içinde yolunu tuttu!It took its course into the sea in a strange (way)!"
Allah, -şaşırıp sapmayasınız diye- açıklar.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
Yeryüzünde olanların çoğunluğuna uyacak olursan, seni Allah'ın yolundan şaşırtıp-saptırırlar.And if you obey most of those on earth, they will mislead you far away from Allah's Path.
Senin yolundan şaşırtmaları için mi?That they may lead men astray from Your Path.
Balık şaşılacak şekilde denizde yolunu tutup gitmiş" dedi.It took its course into the sea in a strange (way)!"
O, bununla çoklarını şaşırtıp azdırır, çoklarını da doğru yola getirir.By it He misleads many, and many He guides thereby.
Azdırıp şaşırttıkları, ancak kötü işler yapanlardır.And He misleads thereby only those who are Al-Fasiqun (the rebellious, disobedient to Allah).
Şaşırmamanız için Allah size açıklama yapıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
O, şaşılacak bir şekilde denizde yolunu tutup gitmişti.It took its course into the sea in a strange (way)!"
Şaşırmamanız için Allah size (hükümlerini) açıklıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
Şaşırmamanız için ALLAH size böylece açıklıyor.(Thus) does Allah makes clear to you (His Law) lest you go astray.
ALLAH'ın sana indirdiklerinin bir kısmından sakın seni şaşırtmasınlar.And if they turn away, then know that Allah's Will is to punish them for some sins of theirs.
(Hak) yoldan çıkarıldılar. Allah kimi şaşırtırsa artık ona yol gösteren olmaz!Whomever God misguides has no guide.
Çünkü sen onları bırakırsan, kullarını şaşırtırlar ve sadece ahlaksız, nankör (insanlar) doğururlar.If You leave them, they will mislead your servants, and will breed only wicked unbelievers.
Allah'ın sana indirdiklerinin bir kısmından seni şaşırtmamaları için onlardan sakın.And beware of them, lest they lure you away from some of what God has revealed to you.
Rabbimiz! Senin yolundan şaşırtmaları için mi?Our Lord, for them to lead away from Your path.
Belki aniden gelecek de onları şaşırtacaktır.In fact, it will come upon them suddenly, and bewilder them.
Ve burada kör olan, ahirette de kördür ve yolunu da tam sapıtmıştır, şaşırmış gitmiştir.But whoever is blind in this, he will be blind in the Hereafter, and further astray from the way.
Sapıklığı satın alıyorlar da istiyorlar ki, siz de yolu şaşırasınız.They buy error, and wish you would lose the way.
Allah'ın şaşırttığına kimse kılavuzluk edemez.Whomever God misguides has no guide.