şına ile cümle

şına kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Bu sınav çok zor bir sınavdır.Onderzoeken is een open examen.
Ancak aynı zamanda gizlice konservatuvar sınavına da girdi.Daarnaast bleef hij lesgeven aan het conservatorium.
Sinagoglar, okullar ve diğer Yahudi enstitülerinden oluşan geniş bir ağı vardır.Er werden een aantal synagogen en joodse scholen gebouwd.
Sinatra, Jersey City, New Jersey'de doğdu.Murphy werd geboren in Jersey City, New Jersey.
Sinagog, haftaiçi sabah dualarında ve cumartesi sabahları Şabat dualarında ziyarete açıktır.De synagoge kan doordeweeks worden bezocht en voor de Sjabbat-diensten op zaterdagochtend.
Albümde tüm sözler Sinan Akçıl'a ait.De nummers op het album zijn uitsluitend akoestisch.
Koç Üniversitesi ise kendi sınav yapmamaktadır.De masteropleiding op zichzelf geeft deze kwalificatie niet.
Bu sınavlar her inisiyasyonda farklı olmuştur.Dit verschilt per studiestad.
Sınavlar tek oturum şeklinde yapılır.Examens worden enkel mondeling afgelegd.
İlk önce Çin haber portalı Sina ve daha sonra Kore haber kuruluşları tarafından rapor edilmişti.Eerst door Smith zelf, daarna door de rest van het politiekorps.
Neue Sinagogu halen Konservatiflere hizmet vermektedir;.Neoconservatieven worden ook wel neocons genoemd.
Üniversiteye giriş sınavını da iki kez kazanamadı.Beide keren slaagde hij niet voor de test.
İçişleri Bakanlığı, kaymakamlık sınavlarına kadınların da alınacağını açıkladı.Home Alive gaf zelfverdedigingcursussen aan vrouwen.
2009 itibarıyla İsviçre'de 38 sinagog bulunmaktadır.Er staan nu (2008) 38 beelden in de ruimte zelf.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.De Nieuwe Synagoge die in 1896 gebouwd werd, werd verwoest tijdens de Kristallnacht in 1938.
Sonra sınavda yer alan sorulara bakmaları için bir süre verilir.Na afloop worden de vragen nagekeken.
PMP sınavının sonucu, oturumun sonunda belirlenmektedir.Het boek van Sinterklaas bleek uiteindelijk in Sesamstraat te liggen.
Duyduğuma göre bitirme sınavları bir hafta erken gerçekleşecekmiş.De eerste diploma's werden een week later uitgereikt.
Işığın ayarı geçişin “kırmızı” (yani daha düşük sıklıkta) sına dönüşür.De rivier is daar van het een op het andere moment rood geworden ('van bloed').
Önceki yıl kaldığı sınavlardan geçer.Het daaropcologende jaar vonden al de eerste examens plaats.
Sınav bilgisayarda yapılır.Daarna wordt de computer in de test gebracht.
Toplam sınav süresi 5 saattir.De duur van de opleiding is 5 weken.
SİNAN Buzaci.Atsjoe: Hé Blinkin!
Abitur sınavı 4 dersten oluşur.De norm is ingedeeld in 4 klassen.
Ülke toprakları dünyanın %0.16'sına sahiptir.De abundantie op Aarde bedraagt 0,16%.
Onun geçen hafta aldığı sınav bayağı zordu.Het examen dat hij vorige week afgelegd heeft was uiterst moeilijk.
Size sınavlarınızda bol şans diliyorum.Ik wens u veel geluk op het examen.
Yarın bir sınavım var.Morgen heb ik een tentamen.
Jim sınavda kopya çekerken yakalandı.Jim was tijdens het examen betrapt op spieken.
Tanaka sınavını geçmiş gibi görünüyor.Het schijnt dat Tanaka in haar examen is geslaagd.
Sinan, Keizerstraat’ı bulamadığı için şehirde aylak aylak dolaştı.Sinan had een uur door de stad gedoold, omdat hij de Keizerstraat niet kon vinden.
Bu hafta okulda Almanca sınavım var.Ik heb deze week een tentamen Duits op school.
Sınavı geçmek istiyorsan ciddi olarak çalışmalısın.Als je wilt slagen voor het examen moet je serieus studeren.
Mary, senin pazartesi Almanca sınavın nasıl geçti?Mary, hoe ging je tentamen Duits maandag?
Bu talimatlardan dolayı birliklerimiz Sina’da doğu sınırlarımızda zaten hazır.Z powodu tego rozkazu nasze wojsko już jest skoncentrowane na Synaju na naszej wschodniej granicy.
Her bir köydeki ninjaların artan sayıları nedeniyle sınavlar yılda iki kez düzenlenir.Ze względu na wzrastającą w każdej wiosce liczbę geninów, egzaminy przeprowadzane są dwa razy do roku.
Mitchell, çocukluğunda Amy'ye sık sık Frank Sinatra şarkıları söylerdi.Jej ojciec, Mitch, często śpiewał jej piosenki Franka Sinatry.
Yahudilere ait dükkânlar yakıldı ve sinagog harabeye çevrildi.Sklepy żydowskie zostały spalone, a synagogę zniszczono.
Lana Del Rey, tarzını "kendine özgü gangster Nancy Sinatra" olarak tanımlamıştır.Rey porównała siebie raz do "gangsterskiej Nancy Sinatra".
Doktor ve Sarah 1970'lerin Londra'sına gider.W pewnym momencie Doktor i Susan postanawiają pozostać w Londynie w latach 60.
2010'da çift aşamalı sınav sistemine geçilmesi kararlaştırılmıştır."Czy w 2010 powinien być podwójny system?"
Kişi adları: Akın Sinan Dağdelen (d.Od tego zwyczaju wzięła się ich nazwa – Płaczące Anioły.
New York'taki Mount Sinai Hastanesi'nde tedavi edildi.Związany z Mount Sinai Hospital w Nowym Jorku.
Sınavın tamamı, 180 dakika sürmektedir.Egzamin jest jednoczęściowy i trwa 180 min.
Şehirde en az 18 tane sinagog vardır.W mieście znajdują się 23 synagogi.
Musa, Sina dağında Yahudiliğin esâsı olan 10 Emir'i alır.Mojżesz przyjmuje dziesięć przykazań na górze Synaj.
Bu fenomene "olumlu sınama stratejisi" adını vermişlerdir.Nazwali to „strategią pozytywnego testu”.
Vadide 6 sinagog vardır.W osiedlu znajduje się 6 synagog.
1758 yılında inşa edilen Sinagog, Kristal Gece'de, Kasım 1938 yılında yıkıldı.Synagoga została spalona podczas nocy kryształowej w listopadzie 1938 roku.
Kuzey Afrika'daki en büyük ve gösterişli sinagoglardan biriydi.Była jedną z największych synagog w północnej Afryce.
Sinagogun inşa ediliş tarihine ilişkin kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Nie jest znana dokładna data budowy synagogi.
Sınavı tamamlamak genelde dört saat sürer.Czas trwania egzaminu wynosi 4 godziny.
"Ben, evden kaçmak için, gizlice parasız yatılı sınavına girdim.Za udzielanie się w kołach wolnomyślicielskich został wydalony z uczelni.
Sınavla 32 kız öğrenci alındı.Egzamin zdało 18 uczniów.
Normallik sınamalarının amacı verilmiş bir veri dizisinin normal dağılıma uygunluk iyiliğinin incelenmesidir.Mówimy zatem, że wartość średnia z próby jest estymatorem wartości oczekiwanej rozkładu normalnego.
Lisanslama sınavları SPL tarafından yapılmaktadır.Szkolenie do licencji SPL. .
Kendimi henüz sınav için hazır hissetmiyorum.Okazuje się, że nie zdała egzaminu.
Kentte bulunan altı sinagog yıkıldı.Na miasto spadło sześć rakiet.
Ancak, sınavlarında başarısız oldu ve kariyer yapmak için sanat dalını seçti.Jednak, zamiast podjęcia jakichkolwiek studiów wybrała karierę modelki.
Sınav sisteminin değişmesi konusunda ne düşünüyorsun?Co zmieni nowy system kwalifikacji?

İlgili Sayfalar