Ana içeriğe geç
Sözlük

şüyu ile cümle

şüyu kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Çarşamba Suyu başlıca akarsuyudur.水曜特番 水トク!
Mahalleye içme suyu üç defa getirilmiştir.町には3本の水道で水が供給されていた。
Senenin 12 ay'ı da, suyun derecesi aynıdır.その年の十二支とその月により方位が定まる。
Bu da büyük miktarda deniz suyu giriş ve çıkışı sağlamaktadır.洋上から水中に勢い良く飛び込み、魚などを捕食する。
Havası ve suyu diğer köylerden farklıdır.大気と水は地球と同様。
Suyun kenarında yuva yaparlar.出湯のやかたに宿つきたり。
Kaynak (coğrafya); Coğrafya'da suyun yeryüzüne çıktığı yer (su kaynağı).伏流水となり扇状地末端各地に湧水として湧き出る。
Gölpınarı ve İğdir mevkilerinden gelen iki çeşme suyu vardır.下堰(したぜき)と上堰(うわぜき)の2つの水路がある。
Mahallenin içme suyu şebekesi yoktur ancak yoktur] .(1)湯を汲む桶がない(ある場合もある)。
O suyu nebizin üstüne döktü ve şöyle dedi: 'İçecekleriniz şiddetlenirse onu(n sertliğini) su ile kırınız.'これは掘り採ってから早いほど良いとされ、「湯を沸かしてから掘れ」とも言われる。
Şeker pancarının suyundan şeker elde edilirken posasından ise küspe elde edilir.他ブランドのインスタントコーヒーを注がれると不平をこぼす。
Viski, İrlanda ve İskoçya lehçelerinde "yaşam suyu" anlamına gelen "uisge beatha"dan gelmektedir.ウイスキーという言葉の由来は、「命の水」を意味するアイルランド語のuisce beatha(イシュケ・バーハ)に由来する。
Ayıklanıp, yıkanıp, doğranmış mendek kaynayan suyun içine ilave edilir.これを布巾に包み水によくさらし、固く絞る。
Bu havuzlardaki tuzluluk oranı kendilerini çevreleyen okyanus suyundan üç ila beş kat arası daha fazladır.塩水溜まりに存在する塩水は、周辺の海水よりも塩分濃度が3〜5倍高い。
Her ne kadar eskiden susuz bir köy idi ise, şimdi bol suyu olan bir mahale olmuştur.最盛期には芸奴衆もいる温泉街であったが、現在では鄙びた温泉地になっている。
İçme Suyu yeterlidir.飲み物は水一択。
Sonra kadın kendini suyun akışına bırakır, gider.たちまち女の体は、水と化して流れ去ってしまった。
Suyu çok sever.水を好む。
Bengi suyunun yaşam verme gücü üstüne ilk düşüncelere anlatılarda rastlanır.オープンソースの思想からオープンコンテントの思想が生まれたと言える。
Ne var ki suyun kaynama noktasını 0 °C, donma noktasını ise 100 °C olarak kabul etmişti.元々の定義は水の凝固点を0度、沸点を100度とするものであった。
Yoksa suyu bırakmaz.しかし水やりはしない。
Ayrıca Alvar Köyü'nde bulunan termal suyun sondaj çalışmaları yapılmaktadır.なお、柳川発電所で使われた水車等が展示されている。
Suyunu iyice çekince toplar haline getirilir.水を加えると白濁する(ウーゾ効果)。
Suyun tadı az tuzludur.海の味が塩辛いことすら知らなかった。
Bunun yanında haluj (börek), Lepsi (et suyu), Stir (çorba), Seheş (sütlaç) gibi yemek çeşitleri vardır.黄耆を含む漢方方剤は防已黄耆湯、桂枝加黄耆湯、黄耆建中湯などがある。
En yüksek olan göl Salzata (Açma) ismi dibi görünebilecek kadar berrak suyundan kaynaklı verilmiştir.湧水のそばには妙見社が祀られており、湧水の名の由来にもなっている。
Yakıt deniz suyundan kolayca elde edilebilir.水により、容易に抽出される。
Şehrin içinden geçen suyun surlardan çıktığı yerdeki kapıya Bab el-Mina (liman kapısı) denmektedir.宗祇水(そうぎすい)は岐阜県郡上市八幡町本町にある湧水である。
Parasını alacakken derisi havuz suyu boşaltma deliğine yapışır.止まると、そのプール金を全額入手できる。
Köyün bazı yerlerinde doğal maden suyu da çıkmaktadır.一区には天然の鉱泉が今も湧き出ている。
Alçı suyla karıştırılırsa suyu kendisine bağlayarak sertleşir.水中 およぐ&がんばりおよぎ 水中で十字キー。
Köy şebeke suyu kullanmaktadır.これが十郷用水である。
Pek çok durumda deniz suyundan daha fazla tuz konsantrasyonuna sahiptir.塩湖には海水より塩分濃度がはるかに濃い湖もある。
Cavendish Dünya'nın yoğunluğunu, suyun yoğunluğunun 5.448 ± 0.033 katı olduğunu ortaya çıkardı.この実験では地球の密度が水の密度の 5.448 ± 0.033 倍 (すなわち比重) であることが見いだされた。
15. yüzyılda suyun bulunduğu ve günümüzde de aktığı yere küçük bir şapel inşa edildi.15世紀から17世紀にかけて数次の水利工事が行われた結果、現在の流路が形成された。
Portakal suyu, portakalın işlenmesiyle elde edilen meyve suyudur.オレンジジュースは、オレンジの果実を搾るなどして得られる果汁飲料(ジュース)である。
Mahallenin [[içme suyu şebekesi olmakla birlikte yeterli gelmemektedir. ve kanalizasyon şebekesi yoktur.この骨を水や火に投じ、未来永劫に禍根を絶たれることを願ってやみません。
Bu su Allah'ın suyudur.水の神である。
Suyu tuzludur.塩水が苦手。
Çökme şiddetli yağmur suyunun artırdı.祈雨に霊験があるとされる。
Anlamı suyu bol demektir.^ 〈水〉を意味する。
(Evet köylünün bir dileği vardır lemas çayından sulama suyu temin etmek).清水 悟郎(しみず ごろう) 酒屋の婿養子。
Suyu yeterlidir.水質がよい。
Suyun içinde olduğu kadar su dışında da yaşarlar ve her taraf onlarla doludur.鍋の中のように水は煮え立ち、あらゆる高みが水に覆われた。
Eskiler yağmur suyu kullanırmış.時雨が使った技。
Köyün içme suyu şebekesi vardır kanalizasyon şebekesi yeni yapılmakta olup 2008 yılında faliyete geçmiştir.村のこちら側には森のスイミングプールがあり、2008年に完全に改造・拡張がなされた。
Tarakdişler dalarak ve suyun altnda yüzerek beslenirler.獲物は水辺を徘徊したり泳ぎながら捕食する。
Yukarı pınar diye anılan pınarın da evvelki yıllara nazaran suyu azalmıştır.磯の湯の開湯は弘化以前であると言われる。
Çeşme suyu kullanılmışsa bunu belirtmek gereklidir.水道水を利用する場合には水栓が開いている必要がある。
Okyanus suyu dolaşımının buzul kütleleri nedeniyle kesintiye uğradığına dair kanıtlar bulunmaktadır.また、海洋循環のパターンが氷河作用により乱されていることを示す証拠もある。
Doğal kaynak suyu bakımından çok zengindir.天然存在比は水における値である。
Tatlı doğal kaynak suyudur.準天然温泉。
Suyun pH oranı asitlik ya da alkalilik oranını belirler.水のpHはアルカリ度または酸性度の基準である。
Denizde suyun yapısı yansıtıcı bir yüzey oluşturmaktadır.つまり水上を航行する船の姿が、水面に反射するようになるのである。
Ak, suyun rengidir.カラーは水色。
Köy odası (Köy Konağı) vardır.İçme suyu şebekesi vardır.おだいどこ(居酒屋) 和風居酒屋。
Mahallede, çeşitli mevkilerde doğal kaynak suyu çeşmeleri bulunmaktadır.各部屋ごとに天然温泉が導入されている。
Ova zengin ve büyük bir yeraltı suyu havzasıdır.これは豊富な地下資源を象徴している。
Ateş Suyu, 1994 yılında Yüzdeyüz Müzik Ltd.渇いた街 火傷 1994年の音楽
Suyun ve/veya sıcağın (ateşin) kutsallığını bir araya getiren yerlerdir.湧き水(わきみず)や泉(いずみ)、湧泉(ゆうせん)ともいう。
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod