şüpheli ile cümle
şüpheli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Çok şüpheli olmayı bırak.Stop being so suspicious.
İnsanlar şüpheli olacaktır.People will be suspicious.
Şüpheli tecavüzcü gözaltına alındı.The suspected rapist was taken into custody.
Tom başka birinden daha şüpheli değil.Tom is no more suspicious than anybody else.
Tom bizim ilk şüphelimiz.Tom is our prime suspect.
Polis, bu suçtaki birkaç şüpheliyi sorgulamaktadır.The police are questioning several suspects in this crime.
Belki onu yapması için Tom'u ikna edebilirsiniz ama şüpheliyim.Maybe you can convince Tom to do that, but I doubt it.
Tom, Mary'nin sözünü tutacağından şüpheliydi.Tom doubted that Mary would keep her promise.
Patlamadan hemen önce, şüpheli bir biçimde davranan bir adam görüldü.A man was seen acting suspiciously shortly before the explosion.
Tom'un bize gerçeği söyleyeceğinden şüpheliyim.I doubt Tom will tell us the truth.
Gözaltında bir şüphelimiz var.We've got a suspect in custody.
Polisin gözaltında bir şüphelisi var.The police have a suspect in custody.
O, odanın yirmi dakika içinde hazır olacağını söylüyor ama bundan şüpheliyim.He says the room will be ready in twenty minutes, but I doubt it.
Marie panikledi - şüpheli bir adam onu takip ediyordu.Marie panicked – a suspicious guy was following her.
Şüpheli miyim?Am I a suspect?
Ben bir şüpheli miyim?Am I a suspect?
Şüpheli görünüyorsun.You look doubtful.
Tom'un işi bitirebileceğinden şüpheliyim.I doubt that Tom will be able to seal the deal.
Bunun sadece bir tesadüf olduğundan şüpheliyim.I doubt that's just a coincidence.
Tom'un hâlâ orada olduğundan şüpheliyim.I doubt Tom is still there.
Bir kadın öldürüldüğünde, kocası veya sevgilisi bir numaralı şüphelidir.When a woman is murdered, the husband or boyfriend is always the number one suspect.
Onun çocukları hastaneye geldiğinde Tom'un hala hayatta olacağı şüpheli.It's doubtful that Tom will still be alive when his children get to the hospital.
Tom yarın geleceğini söylüyor ama onun geleceğinden gerçekten şüpheliyim.Tom says that he'll come tomorrow, but I doubt that he'll actually show up.
Ben şüpheliyim.I doubt that.
Ben anadil olarak konuşan birinin bunu o şekilde söyleyeceğinden şüpheliyim.I doubt a native speaker would say it that way.
Bir yerli konuşucunun kendini bu şekilde ifade edip etmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt whether a native speaker would express himself this way.
Şüphelilerin yarısı beyazdı.Half the suspects were white.
Ben Tom'un hiç Fransızca bildiğinden şüpheliyim.I highly doubt Tom knows any French.
Tom şüpheli olmalı.Tom must've been suspicious.
Ben bir şüpheli değilim.I'm not a suspect.
Tom'un seni görmek istediğinden hayli şüpheliyim.I highly doubt Tom wants to see you.
Şüpheli bir şey görmüyorum.I don't see anything suspicious.
Polis, şüphelilerin geçmişini araştırdı.The police investigated the suspects' past.
Cinayet şüphelisinin olaylarının versiyonları soruşturma memurlarına göre doğru çıkmadı.The murder suspect's version of events did not ring true to investigating officers.
O, şüpheli bir şey fark etti mi?Did he notice something suspicious?
O, şüpheli bir şey fark etmedi.She didn't notice anything suspicious.
Biz o konuda şüpheli hiçbir şey bulmadık.I didn't find anything suspicious in that.
Polis Tom'u şüpheli olarak düşünüyor.The police consider Tom a suspect.
Onların dürüstlüğü şüphelidir.Their honesty is dubious.
O, şüpheli görünmüyordu.He didn't seem suspicious.
Polis dün bir şüpheliyi tutukladı.The police arrested a suspect yesterday.
Bu gece partide birini tanıyıp tanımayacağından şüpheliyim.I doubt if you'll know anyone at the party tonight.
Orada herhangi birini tanıyıp tanımayacağınızdan şüpheliyim.I doubt if you'll know anyone there.
Bu kadar şüpheli olmayın.Don't be so suspicious.
Tom şüpheli bir şey fark etmedi.Tom didn't notice anything suspicious.
Bunu onlara yaptırabileceğimden şüpheliyim.I doubt I can get them to do it.
Bunu ona yaptırabileceğimden şüpheliyim.I doubt I can get him to do it.
Kimse şüpheli değil.Nobody suspected.
Şüphelinin Dan Anderson adında bir genç ergen olduğu ortaya çıkarıldı.The suspect was revealed to be a young teenager named Dan Anderson.
Dan Linda'nın öldüğü sabah şüpheli bir şey gördü.Dan saw something suspicious on the morning Linda died.
Polis, Dan'ın odasında şüpheli hiçbir şey bulmadı.The police found nothing suspicious in Dan's room.
Dan baş şüpheli haline geldi.Dan became the prime suspect.
Polis hızla şüphelinin evine gitti.Police raced to the suspect's house.
Dan baş şüpheliydi.Dan was the prime suspect.
Bugün burada bir şey yapılacağı şüpheli.It's doubtful that anything will get done here today.
Tom'un zamanında gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom will come on time.
Tom'un orada olup olmayacağı şüpheli.It's doubtful whether Tom will be there.
Şüpheli bir şey gördünüz mü?Did you see anything suspicious?
Diğer şüpheliler kimdi?Who were the other suspects?
Tom'un doğum günü partime gelip gelmeyeceğinden şüpheliyim.I doubt if Tom will come to my birthday party.