şüpheler ile cümle

şüpheler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.Вона це заперечує, хоча підозра сидить і в ній.
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.Nicméně, ony o tom pochybují.
Fransız Genelkurmayının başlattığı sorusturmada şüpheler Yüzbaşı Alfred Dreyfus üstünde toplanır.O francouzském důstojníkovi obviněném z velezrady pojednává článek Alfred Dreyfus.
Ancak Ackroyd cinayete kurban gidince tüm şüpheler ev halkının üzerinde toplanır.Když uvidí zavražděného Duncana, probudí celý dům.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.În cazul lui, promisiunea a fost în mod parțial ținută.
Fiji'deki popülasyon sınırlı olarak yayılmıştır ve popülasynun devamı hakkında şüpheler bulunmaktadır.A seregélyek terjedése Fidzsin korlátozott volt és kétségek merültek fel a populáció életképességét illetően.
1965 yılından başlayarak King ABD'nin Vietnam Savaşındaki rolü hakkındaki şüphelerini dile getirmeye başladı.1965-től kezdődően King kritizálni kezdte az Egyesült Államok szerepét a vietnámi háborúban.
Hayatım boyunca bir daha 1889 yılındaki fizik dersi gibi ders anlatamayacağıma dair şüphelerim vardı.Kétlem, hogy életemben valaha is jobban tanítottam, mint első fizikakurzusomon 1889-ben.
Alman yapımı zırh delici mermilerin PaK 97/38 için üretildiği konusunda şüpheler var.Nem tisztázott, hogy a németek gyártottak-e páncéltörő lövedékeket a PaK 97/38 löveghez.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.A nemzetközi megfigyelők visszaéléseket tapasztaltak a választás során.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.YK on toistaiseksi vaiennut omista epäilyksistään.
Haplo'nun efendisi hakkındaki şüpheleri derinleşmektedir.Sitten Leon epäilykset Valtion suurenmoisuudesta vahvistuvat.
Fakat 1729 yapıldığı iddia edilen toprak satışı hakkında şüpheler bulunmaktadır.Paikkakunta on saanut alkunsa vuonna 1729 perustetusta rautatehtaasta.
Şimdi şüpheler daha çok üzerinde toplanmaya başlamıştır.Toiniin alkaa kohdistua yhä vahvempia epäluuloja.
Bu şüpheler yüzünden alternatif hipotezler öne sürüldü.Sen vuoksi näille rauhoitteille tarvittiin vastalääkkeitä.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.Myöhemmin osoittautuikin sitten, että olettamus piti ainakin osittain paikkansa.
Aklını şüphelerden temizlemek için çok çabaladı.Hän ponnisteli kovasti pyyhkiäkseen epäilykset mielestään.
Ivan'ın şüpheleri artık açık bir başkaldırmaya yol açar.Με τη δημιουργία της Οπρίτσινα οι υποψίες τού Ιβάν Δ΄ αναζωπυρώθηκαν.
Tüm bunlara rağmen tartışmalar/ şüpheler halen devam etmektedir.Παρ' όλα αυτά, οι πολιτικές του απόψεις και πεποιθήσεις παραμένουν αμφιλεγόμενες.
Sahte şüpheler ve suçların ayıplanması; ihanetler ve aldatmalar olarak çok sık kullanılan konu öğeleridir.Λανθασμένες υποψίες και κατηγορίες είναι επίσης συχνά στοιχεία της πλοκής, όπως και η προδοσία.
Şimdi şüpheler daha çok üzerinde toplanmaya başlamıştır.Άρχισαν να μαζεύονται όλο και περισσότεροι...
Schindler "karaborsacılık" ve "zimmete para geçirmeye katılma" şüpheleriyle iki kez tutuklanmıştır.Schindler blev anholdt to gange under krigen mistænkt for sortbørshandel og underslæb.
Haritanın 20. yüzyılda hazırlanan sahte bir harita olduğuna dair şüpheler bulunmaktadır.Det regnes for et centralt værk i det 20. århundredes maleri.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Hans mistanker kan ha hatt sine gode grunner; to konspirasjoner mot Maximinus ble avverget.
1965 yılından başlayarak King ABD'nin Vietnam Savaşındaki rolü hakkındaki şüphelerini dile getirmeye başladı.I 1965 begynte King offentlig å uttrykk tvil om Vietnamkrigen.
Bu olayların zamanı konusunda bazı şüpheler vardır.Det er en del tvil om når disse hendelsene skjedde.
Eddie'nin şüpheleri olsa da kaybedecek hiçbir şey olmadığı için hapı almaya karar verir.Til tross for at Eddie er skeptisk, føler han at han ikke har noe å tape og tar pillen.
Tüm bunlara rağmen Piso'nun dürüstlüğü konusunda şüpheler vardır.Det hefter seg imidlertid vesentlig tvil ved Lazars påstander.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Kecurigaannya mungkin dapat dibenarkan. dua rencana menjatuhkan Maximinus digagalkan.
Gelgelelim modern bilginler Hieronymus'un İbranice bilgisi üzerine ortaya bazı şüpheler dökmüşlerdir.Sarjana modern kadang-kadang meragukan kualitas pengetahuan bahasa Ibrani Hieronimus.
Karahoca'nın düşmesi, Karaşehir'in Tang'a karşı şüphelerinin artmasına neden oldu.Jatuhnya Karakhoja ke tangan Tang menimbulkan kecurigaan di negara tetanggnya yaitu Karasahr.
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.Namun, hal ini masih diragukan.
1965 yılından başlayarak King ABD'nin Vietnam Savaşındaki rolü hakkındaki şüphelerini dile getirmeye başladı.Từ năm 1965, King bắt đầu bày tỏ sự nghi ngờ của mình về vai trò của Hoa Kỳ trong chiến tranh Việt Nam.
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.Sự ngờ vực của ông bắt nguồn từ hai cuộc mưu phản chống lại Maximinus đã thất bại thảm hại.
7 Mart SmackDown programında The Shield üyeleri, aralarındaki şüpheleri gidermek için ringde buluştu.Trên 07 tháng 3 SmackDown, các thành viên của Shield gặp nhau ở ring trong một bầu không khí nóng giận.
Ölüm yerinin İspanya mı yoksa Yeni İspanya mı olduğu konusunda şüpheler vardır.Có một số tranh luận nguồn gốc của nó ở Tây Ban Nha hay là Puerto Rico.
Fakat 1729 yapıldığı iddia edilen toprak satışı hakkında şüpheler bulunmaktadır.Tội vi phạm các quy định về sử dụng đất đai Điều 229.
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.Tuy nhiên, điều khẳng định này vẫn còn nghi ngờ..
Ancak söz edilen salon 1927 yılında açıldığından bu bilgilerin doğruluğu hakkında şüpheler vardır.Một nghiên cứu được công bố vào năm 1977, nói về sự nghi ngờ tính xác thực của câu chuyện.
Yine de, deneyin yapılıp yapılmadığına dair şüpheler vardır.ただし、実験的に確証は得られていない。
Tüm bunlara rağmen tartışmalar/ şüpheler halen devam etmektedir.一方で、依然として多くの議論や疑問がある。
Şüphelerinde haklı çıkmıştı; Maximinus'a karşı iki plan engellendi.それでもゴールした時点では、2着のリライアンスに6馬身もの差をつけていた。
Haberin râvîlerinden birinde bir konuyu zabt etme (aklında tutma) konusunda şüpheler bulunmaktadır.不可知論另外一個與懷疑論不同的地方是,懷疑論的質疑對象是知識(真理的途徑),不可知論的質疑對象則是真理(通常指神)。
Fakat yine de bununla ilgili şüpheler devam etmektedir.但是此說仍有疑義。
Alman yapımı zırh delici mermilerin PaK 97/38 için üretildiği konusunda şüpheler var.對於德国是否有對Pak 97/38的AP炮弹进行生产的情況并不清楚。
Jedi Ustası Yoda’nın ise bu konuda hala şüpheleri vardır.喬治的朋友還是對此事半信半疑的。
1980'lerde kapitalizim ve iş dünyası hakkında ciddi şüpheler edinmeye başladı.1980年代開始活躍於金融及地產業。
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.事实证明,他们的怀疑是有道理的。
Onların lens olarak görülüp görülmediği hakkında bir takım şüpheler vardır.對於自己的能力有所懷疑,並欠缺信心。
Ancak aşının yan etkileri konusunda hâla şüpheler bulunmaktadır.而外界对其宣传的疗效一直存疑。
Amerikalı teknisyenlerin Soyuz uzayaracının güvenilirliği konusundaki şüpheleri de giderilmiş oldu.但是西方和俄罗斯人权组织都怀疑其数据的真实性。
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.하지만 국민투표는 투표권에 대한 양측의 이견으로 중단되었다.
Jedi Ustası Yoda’nın ise bu konuda hala şüpheleri vardır.מוצאו היהודי מוטל גם הוא בספק.
Haritanın 20. yüzyılda hazırlanan sahte bir harita olduğuna dair şüpheler bulunmaktadır.המפה מייצגת ידע שנצבר בשנות ה-20 של המאה ה-16.
Ancak uluslararası gözlemciler seçimlerle ilgili şüphelerini dile getirdiler.משקיפים בינלאומיים אישרו את הוגנות הבחירות.
Olaylar, bu şüphelerinde kısmen haklı olduklarını ispat edecekti.הוא צדק כמובן, מעל לכל ספק.
Hikâye çözüldükten birkaç gün sonra, şüpheler fotoğrafik kanıtların üstünde yoğunlaştı.כעבור כחודש נעצר הצלם שצילם על פי החשד את התמונות.
1965 yılından başlayarak King ABD'nin Vietnam Savaşındaki rolü hakkındaki şüphelerini dile getirmeye başladı.Около 1965 година Мартин Лутър Кинг започва да изразява съмнения за ролята на САЩ във войната във Виетнам.
Ölümü konusunda hala delil yetersizliği ve şüpheler vardır.Измъчват го съмнения и неувереност.
Rita'nın büyük oğlu prens Andronikos'un bir metresi vardı ancak metresinin sadakati konusunda şüpheleri vardı.По-големият син на Рита, Андроник, поддържал любовна връзка с жена, която подозирал в изнвяра.
İlgili Sayfalar