şöylemesine ile cümle

şöylemesine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
30
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
12
ORT. KELİME
Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.She has an illness that makes her tell tall tales.
Zanlı güçlü isimlerin olayla ilişkisi olduğunu söylemesine karşın, ayrıntılı bilgi vermeyi reddetti.Powerful people were connected, he suggested, while refusing to elaborate.
Ama ona hiçbir siyaset alanında en küçük bir şey bile söylemesine izin verilmedi.Contudo, não foi encontrado indício algum de que ela tenha recebido sequer uma pequena parte disto.
Ona kullanmamasını söylemesine rağmen, Tom Mary'nin bilgisayarını kullanmaya karar verdi.Tom elhatározta, hogy használni fogja Mari számítógépét, habár ő azt mondta neki, hogy azt ne tegye.
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.Apenas o ajudamos a se expressar melhor.
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.Kami hanya membantunya untuk melakukan yang benar
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.저희는 다만 표현을 가다듬어 줬을 뿐입니다
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.Sólo lo ayudamos a decirlas mejor.
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.Ми лише допомогли красиво виразити його почуття.
Biz sadece daha güzel şeyler söylemesine yardım ettik.لقد ساعدناه قليلا لتحسين فرصته
Bunun adı "mitomani". Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.C'est à cause de sa maladie mentale qui s'appelle la mythomanie.
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin.""Ik verander de tekst, het moet over dromen gaan, kom naar de SVA en je dromen komen misschien uit."
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."Lasciamo che dica qualcosa sui sogni, e venga alla SVA e sarà come se esaudiste i vostri desideri".
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."Niech mówi coś o marzeniach sennych, idź do SVA i spełnij własne marzenia"
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."꿈에 관한 걸로 말이야, 그리고 SVA에 와서 당신의 꿈을 채우라고 쓰는 거지."
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."Ας λέει κάτι σχετικά με όνειρα, και ελάτε στη Σχολή Πλαστικών Τεχνών και θα εκπληρώσετε τα όνειρά σας."
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."Да се казва нещо за мечти, елате в Школата по визуални изкуства и един вид ще изпълните мечтите си."
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."Пусть он говорит о мечтах, приходи в Школу изобразительных искусств, и пусть сбудутся твои мечты".
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."תגרום לזה להגיד משהו על חלומות, ובוא לבית הספר לאמנויות ויזואליות ותגשים את חלומותיך."
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."دعني اجل البوستر يخبر شيئاً عن الاحلام ومن ثم اضيف شيئاً يعبر عن تحقيق الاحلام "
Hayaller hakkında bir şey söylemesine izin ver ve SVA'ya gel ve bir şekilde hayallerini gerçekleştireceksin."何か夢を語るものにしよう" 名誉のために言っておきますが
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Lasst euch nie von jemandem sagen, dass Umweltbewusstsein nur etwas für reiche weiße Leute ist.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Låt aldrig någon berätta för dig att miljöaktivism är något som rika, vita människor sysslar med.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Nikdy nikoho nenechte vám tvrdit, že environmentalismus je něco, co dělají bohatí, bílí lidé.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.Nunca dejes que nadie te diga que el activismo ambiental es algo solo para los ricos, blancos.
Hiç kimsenin size, çevreciliğin zengin ve beyaz insanların yaptığı bir şey olduğunu söylemesine izin vermeyin.إياك أن تدع أحدا اقول لكم ، ان حماية البيئة أمر الغنية ، والناس لا أبيض.
Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.Are o boalã care o face sã spunã frecvent poveºti.
Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.Cierpi na dolegliwość, która zmusza ją do opowiadania tych bzdur.
Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.Diese Krankheit lässt sie Geschichten erfinden.
Onun sürekli yalan söylemesine sebep olan bir hastalığı var.Εχει μια αρρώστια που την κάνει να λέει υπερβολικές ιστορίες.

İlgili Sayfalar