Ana içeriğe geç
Sözlük

şöyle ile cümle

şöyle kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tartışma sırasında bir şey söylemedi.He had said nothing during the debate.
Onları asla tekrar göremiyeceğini söyledi.He said he might never see them again.
Ona onun yardımını kabul etmesi söylendi.He was told to expect her help.
Bill Clinton'un vergileri yükselteceğini söyledi.He said Bill Clinton would raise taxes.
Başkan olmak istemediğini söyledi.He said he did not want to be president.
Asistanına kazanacağını söyledi.He told his assistant that he would win.
Yapacağı daha önemli şeyleri olduğunu söyledi.He said he had more important things to do.
O, askeri gücün gerekli olmayacağını söyledi.He said military force would not be needed.
Onu gördüğünde, tanıyacağını söyledi.He said he would recognize it when he saw it.
Güney'in protesto etmek için iyi bir nedeni olduğunu söyledi.He said the South had good reason to protest.
O, tek cevabın bir köle isyanı olduğunu söyledi.He said the only answer was a slave rebellion.
Amerika Birleşik Devletleri'nin engel olmayacağını söyledi.He said the United States would not interfere.
O kelimelerin doğruca kalbinden geldiğini söyledi.He said the words came straight from his heart.
Her toplantının bir dua ile başlaması gerektiğini söyledi.He said each meeting should begin with a prayer.
Konuşmasının başarısız olduğundan korktuğunu söyledi.He said he feared his speech had been a failure.
Dışişleri Bakanı istifa etmeyi planladığını söyledi.The Secretary of State said he planned to resign.
Douglas, kararın doğru olduğuna inandığını söyledi.Douglas said he believed the decision was correct.
O, bir arkadaşına çok yorgun ve güçsüz hissettiğini söyledi.He told a friend that he felt very tired and weak.
Bir muhabir, onun azgın bir bulldog köpeğine benzediğini söyledi.One reporter said he looked like a fierce bulldog.
O onlara nehrin kuzey tarafında kalmalarını söyledi.He told them to stay on the north side of the river.
Olanlara üzüldüğünü söyledi.He said he regretted what had happened.
Bazıları onun baskınının bir savaş eylemi olduğunu söyledi.Some said his raid was an act of war.
Bu insanlar savaşın bir iç savaş olduğunu söyledi.These people said the war was a civil war.
Lincoln, askerlerin gerekli olduğunu söyledi.Lincoln said troops were needed.
Söyleyecek bir şeyim var.I have something to say.
Hoover bunun yanlış olduğunu söyledi.Hoover said this was wrong.
Jackson, bunun yanlış olduğunu söyledi.Jackson said this was wrong.
Düşman teslim olmamızı söyledi.The enemy has demanded our surrender.
Seçmenlerin çoğunluğu Roosevelt'in söylediklerini sevdi.The majority of voters liked what Roosevelt said.
Ben Kylie Minogue tarafından söylenilen şarkıları seviyorum.I love the songs sung by Kylie Minogue.
Ben söylentilere inanmıyorum. Sen onlara inanıyor musun?I don't believe the rumours. Do you believe them?
Yarın ona gerçeği söylemek zorundayım.I have to tell her the truth tomorrow.
Asla yalan söylemem.I never lie.
Ona gerçeği sen söyle.You tell him the truth.
Ona gerçeği söylemek zorunda olduğumu biliyordum ama kendimi ikna edemedim.I knew I had to tell him the truth, but I couldn't bring myself to do it.
Öyle söylemek güvenlidir.It's safe to say so.
Onun aksanı onun söylediğini anlamamı zorlaştırıyor.His accent makes it hard for me to believe what he's saying.
Dünyayı kandırmak istediğinizde doğruyu söyleyin.When you want to fool the world, tell the truth.
Ben, her şeyi söyledim.I've said everything.
Her şeyi söyledim.I've said everything.
Doktor yatağa gitmemi söyledi.The doctor told me to go to bed.
Söylediği şeyin hiçbir önemi yok.It doesn't matter what he said.
O bazen güzel şeyler söyler.He sometimes says nice things.
Bana ne düşündüğünüzü söyleyin.Tell me what you're thinking.
Birkaç eski şarkı söyledi.He sang some old songs.
Söylediklerini anlamama karşın, öyle yapamıyorum.While I understand what you are saying, I cannot do accordingly.
Bana bunun hakkında bir tek şey söylemedin.You never told me a single thing about this.
Tokyo'nun çok güvenli bir kent olduğu söyleniyor.It is said that Tokyo is a very safe city.
İğrenç şeyler söylemeye ve yakınmalarını abartmaya eğilimlidir.He is apt to say atrocious things and to exaggerate his grievances.
Sen İngilizce "kaisha" nasıl söylersin?How do you say "kaisha" in English?
Ona onun hakkında bir şey söylememek daha iyi.It's better not to say anything about her to him.
Birisi bana söyledi.Someone told me that.
Bir şey söyle lütfen.Sing something, please.
Bu kelimenin Arapçada nasıl söylendiğini öğrenmek istiyorum.I want to learn how to say this word in Arabic.
Seni sevdiğimi söylediğimde samimi davranıyorum.I'm being sincere when I say that I love you.
İnsanların söylediği şey bu.That's what people say.
Bu konuda söyleyeceğin ne var duymak isterim.I'd like to hear what you have to say on this.
Seni ne kadar sevdiğimi sana söyleyemem.I can't tell you how much I love you.
Keşke senin gibi şarkı söyleyebilsem.I wish I could sing like you do.
Küresel ısınma hakkında söylediklerini etkileyici buldum.I found it fascinating what you were saying about global warming.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod