şömine ile cümle
şömine kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.43
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Mr Henfrey hade för avsikt att be om ursäkt och dra tillbaka, men denna förväntan lugnas honom.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Ông Henfrey có dự định xin lỗi và rút lui, nhưng dự đoán yên tâm anh ta.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Pán Henfrey chcel ospravedlniť a stiahnuť, ale toto očakávanie uistil ho.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Pan Henfrey chciał przeprosić i wycofać się, ale to oczekiwanie zapewnił niego.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Pan Henfrey chtěl omluvit a stáhnout, ale toto očekávání ujistil ho.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Ο κ. Henfrey είχε την πρόθεση να ζητήσει συγγνώμη και να αποσύρει, αλλά αυτή η αναμονή διαβεβαίωσε αυτόν.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Г-н Henfrey збирався вибачитися і піти, але це очікування заспокоїв його.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Г-н Henfrey имал намерение да се извини и се оттеглят, но това очакване се успокои него.
Mr. Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Г-н Henfrey собирался извиниться и уйти, но это ожидание успокоил его.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Det fick henne att hoppa och titta runt på soffan vid spisen, där det verkade att komma.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Det gjorde hende hoppe og kig rundt på sofaen ved pejsen, hvorfra det syntes til at komme.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Ea a făcut saltul ei si uita-te în jurul valorii de la canapea de şemineu, de la care mi sa părut să vină.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Es machte sie zu springen und sich umsehen auf dem Sofa vor dem Kamin, von dem es schien, zu kommen.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Ez tette ugrás és nézz körül a kanapé a kandalló, amelyből úgy tűnt, jönni.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Ha fatto il suo salto e guardarsi intorno il divano accanto al camino, da cui sembrava a venire.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Het maakte haar springen en rond te kijken op de bank bij de open haard, waar het leek te komen.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Ini membuatnya terlonjak dan melihat sekeliling di sofa dekat perapian, dari yang tampak untuk datang.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Isso a fez saltar e olhar ao redor no sofá junto à lareira, de onde parecia para vir.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.그것은 그녀에 성공한하고있는 것 같았다에서 벽난로에 의해 소파에서 둘러보다 올 수 있습니다.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Nó làm cho nhảy của mình và nhìn xung quanh ghế sofa bằng lò sưởi, mà từ đó nó dường như tới.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Que la hizo saltar y mirar a su alrededor en el sofá junto a la chimenea, de la que parecía por venir.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Se teki hypätä ja katsoa ympärilleen klo sohva takka, josta se tuntui tulla.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.To jej skákať a rozhliadať sa na pohovke u krbu, z ktorého sa zdalo prísť.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.To je njen skok in poglej okoli na kavču ob kaminu, iz katerega se je zdelo da pridejo.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.To jí skákat a rozhlížet se na pohovce u krbu, z něhož se zdálo přijít.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.To się jej przejść i rozejrzeć się na kanapie przy kominku, z których wydawało się, przyjść.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Έκανε άλμα της και κοιτάξτε γύρω στο καναπέ δίπλα στο τζάκι, από την οποία φάνηκε για να έρθει.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Він змусив її стрибати і подивитися навколо на дивані біля каміна, з якого вона, здавалося в майбутньому.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Он заставил ее прыгать и посмотреть вокруг на диване у камина, из которого она, казалось в будущем.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.Това я накара да скочи и да се огледам в диван с камина, от който изглеждаше да дойде.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.זה גרם לה לקפוץ ולהביט סביב על הספה ליד האח, שממנה נראה לבוא.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.جعلها تقفز لها وننظر حولنا في أريكة من الموقد ، الذي يبدو قادمة.
Onun sıçramayı yaptı ve görünüyordu, şömine kanepe etrafına bakmak gelmek.来へ。 ソファーの隅にあるクッションがなく、それをカバーベルベットで
Şöminenin, THE ÇAMURLUK YAKIN (ALICE'S SEVGİ İLE).NEAR Fender, (láskou ALICE je).
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Az idegen megfordult, hátát a kandalló és a kezét mögött vissza.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.낯선은 자신의 난로 등을 원형이되었고 그 뒤에 손을 올려
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.-l. Străinul se întoarse cu spatele la cămin şi a pus mîinile in spatele înapoi.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.lui. L'étranger se retourna avec son dos à la cheminée et de mettre ses mains derrière son dos.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Muukalainen kääntyi hänen takaisin takka ja laittaa kätensä selän takaisin.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.O estranho virou-se de costas para a lareira e colocou as mãos atrás de sua de volta.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.Tujec obrnil s hrbtom proti kaminu in dal roke za njegovo nazaj.
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.تحول غريب مستديرة مع ظهره إلى الموقد ، ووضع يديه خلف له
Yabancı şömine sırtını döndü ve onun arkasında ellerini koymak geri.バック。