şöhretli ile cümle

şöhretli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
2011 yılının en kötü şöhretli ifadesi "Kebap cinayetleridir."The most infamous expression for the year 2011 is "Kebab murders".
Karasakal kötü şöhretli bir İngiliz korsandı.Blackbeard was a notorious English pirate.
Tom, hapiste iken, kötü şöhretli bir araba hırsızı olan John'la arkadaş oldu.While in jail, Tom befriended John, an infamous car thief.
Tom kötü şöhretli bir ertelemeci.Tom is a notorious procrastinator.
Ünlü şöhretli çift Tom ve Mary boşanmak istiyorlar.Tom and Mary, the famous celebrity couple, want to get divorced.
Tom iyi tanınmış ve kötü şöhretlidir.Tom is well-known and notorious.
The Times gazetesine göre "Dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" arasında yer almaktadır.According to The Times, it is among the "ten most notorious jails in the world."
Bunların arasında en kötü şöhretlilerden bir tanesi de Rum Hrisantos idi.Innamaadhoo (Dhivehi: އިއްނަމާދޫ) is one of the inhabited islands of Raa Atoll in the Maldives.
Carinus en kötü şöhretli imparatorlardan biriydi.Carinus has a reputation as one of the worst Roman emperors.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Molas are infamous for carrying tons of parasites.
Şöhretli günlerimi anımsadığım için kusura bakma.Excuse me for wanting to relive my glory days.
Ya da şu kötü şöhretli ayeti ele alın; kafirlerin öldürülmesi hakkında olanı.Or take the infamous verse about killing the unbelievers.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.This photo was taken in 1948 and she was already a celebrated artist.
Büyük olasılıkla kötü şöhretli ölüm yürüyüşlerinin birinde öldü.She probably died during one of the notorious death marches.
Kötü şöhretli bir hajduk oldu.He became a notorious hajduk.
Film, kötü şöhretli Amerikalı gangster James "Whitey" Bulger'ın (Depp) işlediği suçları anlatıyor.The film follows the criminal career of infamous American mobster James "Whitey" Bulger (Depp).
Bechara hızla tutuklandı ve on yıl boyunca kötü şöhretli Khiam hapishanesinde tutuldu.Bechara was quickly arrested and held in the infamous Khiam prison for ten years.
Hapishane, Suriye hükûmetinin baskısının kötü şöhretli bir örneğiydi.The prison was an infamous embodiment of Syrian government repression.
The Times gazetesine göre "Dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" arasında yer almaktadır.Die britische Tageszeitung The Times zählte das Gefängnis zu den „zehn berüchtigtsten Gefängnissen der Welt“.
Akdeniz'in eti en lezzetli ve şöhretli balıklarındandır.El desayuno basado en la dieta mediterránea es uno de los más sanos y recomendables.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Auto ventas Una persona física podía venderse a sí mismo.
Johnny, Los Angeles'tda Chateau Marmont Oteli’nin bir odasında yaşamakta olan ortalama şöhretli bir yıldızdır.Богатый и знаменитый актёр проживает в отеле Chateau Marmont.
Bunların arasında en kötü şöhretlilerden bir tanesi de Rum Hrisantos idi.A gens Mêmia (em latim: gens Memmia) era uma família plebéia em Roma.
Şöhretli bir kariyerle, Labbadia liglerde 328 maçta 103 gol kaydetmiştir.No total, incluindo os DLCs, o jogo apresenta 103 carros.
"Çavuldur" kelimesi ünlü, şöhretli anlamında kullanılmıştır.Jméno pochází ze staroněmčiny, vykládá se jako "známé, slavné přání".
The Times gazetesine göre "Dünyanın en kötü şöhretli 10 cezaevi" arasında yer almaktadır.A nemzetközi sportsajtó ezt az ítéletet a 100 legrosszabb ítéletek között tartja nyilván.
Carinus en kötü şöhretli imparatorlardan biriydi.Ο Καρίνος έχει τη φήμη ενός από τους χειρότερους αυτοκράτορες.
Alcibiades annesinin aristokrat kökenli ailesinin son şöhretli kişisidir.Ήταν το τελευταίο γνωστό μέλος της αριστοκρατικής οικογένειας των Αλκμεωνιδών.
Carinus en kötü şöhretli imparatorlardan biriydi.Carinus nổi danh là một trong những Hoàng đế La Mã tệ nhất.
Şöhretli bir araba yarışçısı akla gelebilecek her türlü maddi olanak içinde yüzerdi.Chổi thủ có thể cưỡi bất kỳ loại chổi nào tuỳ vào khả năng tài chính.
Zliten, Libya'nın en şöhretli İslam üniversitesi El Esmeriyye İslam Üniversitesi'ni bünyesinde barındırır.ズリテンにはリビアでもっとも有名なイスラム大学であるアル・アスマリーヤ・イスラム大学がある。
Dead'in çoğunla kullandığı bir kötü şöhretli vecizesi vardı: "Jag är inte en människa.無生物が活躍する作品が多いことについては、「俺の場合、人間が嫌いなんだ。
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Această fotografie a fost făcută în 1948 și deja era o artistă celebră.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Bức ảnh này được chụp vào năm 1948 và khi đó bà ấy đã là một nghệ sĩ lừng danh.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Cette photo a été prise en 1948 et elle était déjà une artiste reconnue.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Deze foto is van 1948. Ze was toen al beroemd.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Dieses Foto wurde 1948 aufgenommen und da sie war bereits eine gefeierte Künstlerin.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Esta foto es de 1948 y ya era entonces una artista aclamada.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Esta foto foi tirada em 1948 e já era uma artista famosa.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Questa foto è stata scattata nel 1948 ed era già un'artista rinomata.
Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Ця фотографія зроблена в 1948 році, коли вона була вже знаменитою людиною мистецтва.
Büyük olasılıkla kötü şöhretli ölüm yürüyüşlerinin birinde öldü.Posiblemente murió en alguna de las tristemente famosas ejecuciones masivas.
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.예 거장인데. 이게 48년도에 찍은 사진인데 벌써 이때도 이미 거장이셨는데
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.To zdjęcie z 1948 r., gdy już była znaną artystką.
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.Это фото 1948 года, и она уже тогда была знаменитостью.
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.זאת אומרת, היא הייתה המומחית. התמונה הזו נלקחה ב-1948 והיא כבר הייתה אמנית ידועה.
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.الآن، كانت المعلمة. تلك الصورة أخذت عام 1948 وكانت فنانة معروفة.
Kendisi bir ustaydı. Bu fotoğraf 1948'de çekilmişti ve daha o zaman şöhretli bir sanatçıydı.この質問をされたのは 1990 年だった
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.A Molák hírhedtek arról, hogy rengeteg parazitát szállítanak.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Ils sont réputés pour porter beaucoup de parasites.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.I Mola sono noti per portarsi dietro migliaia di parassiti.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.몰라는 수많은 기생 생물을 운반하는 것으로 악명이 높습니다.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Los Molas tienen la mala reputación de cargar con toneladas de parásitos.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Mola's zijn berucht om de massa's parasieten die ze meedragen.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Molas سيئة السمعة لتحمل أطنانا من الطفيليات.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Mondfische sind berüchtigt für ihre Parasiten.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Peştii Mola sunt renumiţi pentru că au o mulţime de paraziţi.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Samogłowy są słynne z tego, że noszą tony pasożytów.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.São hotéis de parasitas.
Molalar çokça parazit taşımakla şöhretlidir.Τα Mola είναι διαβόητα για την μεταφορά τεράστιου αριθμού παρασίτων.

İlgili Sayfalar