Ana içeriğe geç
Sözlük

ıy ile cümle

ıy kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
İyi yüzebileceğini cevapladı.He answered that he could swim well.
O daha iyi bir yaşam aramak üzere Brezilya'ya göç etti.He immigrated to Brazil in search of a better life.
O ragbide iyidir.He is good at rugby.
İyi İngilizce ile kendini ifade etti.He expressed himself in good English.
O, ülkemizde iyi tanınmıştır.He is well known in our country.
O küçük gelirini en iyi şekilde değerlendirdi.He made the best of his small income.
Şimdi öncekinden daha iyidir.He is now better off than before.
O, iyi bir piyanist olarak bilinir.He is known as a great pianist.
Bir doktor olmasının yanı sıra o iyi bir piyanistti.In addition to being a physician, he was a master pianist.
Doktor olarak iyi değil.He is no good as a doctor.
Erken geldi,bu yüzden iyi bir koltuk buldu.He came first. Therefore he got a good seat.
Onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyor musun?Do you think he is a good driver?
Ben onun iyi bir sürücü olduğunu düşünüyorum.I think he is a good driver.
O, araba sürmede iyidir.He is good at driving.
O iyi yüzebilir.He can swim well.
O, iyi yüzebilmesiyle övünür.He boasts that he can swim well.
O iyi bir yüzücü.He is a good swimmer.
O, iyi bir İngilizce konuşucusudur.He is such a good English speaker.
O, iyi derecede İngilizce iletişimine sahiptir.He has a good command of English.
O, İngilizce olarak kendini çok iyi ifade etti.He expressed himself very well in English.
O, hem İngilizceyi hem de Fransızcayı çok iyi konuşabilmektedir.He can speak both English and French very well.
O, iyi İngilizce konuşur.He speaks English well.
O, İngilizceyi iyi kavrıyor.He has a good grasp of English.
İngilizceyi çok iyi konuşur.He is a very good speaker of English.
O, İngiltere tarihi ile iyi tanınmıştır.He is well acquainted with the history of England.
O, karısı kadar iyi yemek pişirebilir.He can cook as well as his wife.
Ne iyi bir tenis oyuncusu!What a good tennis player he is!
Boş zamanını en iyi şekilde değerlendirdi.He made the most of his free time.
O şarkı söylemede iyidir.He is good at singing.
O iyi bir şarkıcı olduğundan dolayı çok popüler.He is very popular because he is a good singer.
O, iyi bir şarkıcıdır.He is a good singer.
Kendisi ülkemizin en iyi beyinlerinden biridir.He is one of the best brains in our country.
Bizim takımda en iyi oyuncudur.He is the best player on our team.
O herhangi birimizden daha iyi şarkı söyleyebilir.He can sing better than any of us.
O iyileşme şansı dışındadır.He is beyond the chance of recovery.
O daha iyileşiyor.He is getting better.
O dışişlerinde iyi deneyimlidir.He is well versed in foreign affairs.
Senin okulda yaptığından çok daha iyisini yapar.He does far better than you do at school.
Onun okuldaki başarısı iyidir.He is doing very well at school.
O okulda iyi yapıyor.He is doing fine in school.
O, okul hayatının iyi gidiyor olmasından çok memnun.He is very glad that his school life is going well.
O iyi ve sarhoştur.He is good and drunk.
Hükümet konağında iyi bir işi var.He has a good position in a government office.
O iyi görünümlü ve akıllıdır.He is good-looking and smart.
O jimnastikte iyidir.He is good at gymnastics.
O, iyi bir ruh hali içinde.He is in good temper.
O bir tatil yaptı ve onun için çok daha iyi görünüyor.He's had a holiday and looks all the better for it.
Sınıf arkadaşları ile iyi geçinir.He is on good terms with his classmates.
İyi bir maaş teklif eden iyi bir şirkete geçti.He moved to a good company that offered a good salary.
Geçen yaz onun sağlığı iyiydi.He was in good health last summer.
Çalışanları ile iyi geçiniyor.He is getting along with his employees.
O, çevresindeki insanlarla iyi geçiniyor.He gets along well with the people in his neighborhood.
O, aritmetikte iyidir.He's good at arithmetic.
Onun sanat için iyi bir gözü var.He has a good eye for art.
O sadece iyi bir öğrenci.He is anything but a good student.
O tekrar iyileşti.He got well again.
İyi bir sağlığa ek olarak, onun iyi bir beyni var.In addition to good health, he has a good brain.
Sağlığının iyileşmesi için sigara içmeyi bıraktı.He stopped smoking for the improvement of his health.
Köpeğine iyi bir arkadaş buldu.He found a good companion in his dog.
O iyi görünüyor.He looks well.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod