Kompozisyonun çok iyi, ve çok az sayıda hatası var.Your composition is very good, and it has few mistakes.
Besten her zamanki gibi iyi.Your composition is as good as ever.
Denemenin birkaç hatası var fakat bir bütün olarak çok iyi.Your essay has some mistakes, but as a whole it is very good.
Senin görüşün çok iyimser.Your view is too optimistic.
Ben senin iyi sağlığını kıskanıyorum.I envy your good health.
Senin planın benimkinden daha iyi görünüyor.Your plan seems better than mine.
Fikrin iyi bir fikir gibi geliyor.Your idea sounds like a good one.
Senin raporun mükemmel değilse de oldukça iyi.Your report is pretty good, if not excellent.
Senin dolma kalemin benimkinden iyidir.Your pen is better than mine.
Senin için bazı iyi haberlerim var.I have some good news for you.
Sana iyi bir doktor bulacağım.I will find you a good doctor.
Senin iyi bir eğitim avantajın var.You have the advantage of a good education.
Benim içimde iyi bir arkadaşın var.You have a good friend in me.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız.You and I are good friends.
O, tam senin gibi, iyi bir golfçü.He, just like you, is a good golfer.
Sen ve ben çok iyi arkadaşlarız.You and I are very good friends.
Sen ve ben iyi arkadaşlarız fakat çok az ortak yönümüz var.You and I are good friends, but we have little in common.
Onlar gelinceye kadar başlamasan iyi olur.You had better not start until they arrive.
Hepiniz iyi iş yaptınız.All of you did good work.
Eğer sizin bir itirazınız yoksa ben oldukça iyiyim.I'm quite all right if you have no objection to it.
Bu iş için en iyi adamsın.You're the best man for the job.
Onun adını sormamış olman iyi değil.It is not good that you did not ask her name.
Kızgın olmak için iyi nedenin var.You have good reason to be angry.
İçeri geldiğin zaman beni uyandırmasan iyi olur.You had better not wake me up when you come in.
İçtenlikle umuyorum ki yakında hastalığından iyileşeceksin.I sincerely hope that you will soon recover from your illness.
İnşallah yakında iyileşirsin.I hope that you will get well soon.
Yardımın sayesinde, kitabı oldukça iyi anlayabildim.Thanks to your help, I could understand the book quite well.
Senden bu kadar iyi bir hediye beklememiştim.I didn't expect such a nice present from you.
Sana çakmak için iyi bir düşüncem var,zira çok kaba davrandın.I have a good mind to strike you for being so rude.
Ayakkabılarımı iyice parlat.Give my shoes a good shine.
Sumida artık yüzmemiz için iyi bir nehir değil.The Sumida is not a good river for us to swim in any more.
Gökyüzünün görünüşüne bakılırsa yarın hava iyi olacak.Judging from the look of the sky, it will be fine tomorrow.
Acemi bir muhabir olarak görevini iyi yapıyorsun.You are doing well for a cub reporter.
Umutsuzluktan dolayı o plana vardık fakat kitap iyi sattı.We arrived at that plan out of pure desperation, but the book sold well.
Otobüs servisi dokuz ve on arasında iyi değil.The bus service is not good between nine and ten.
Sağlık servetten daha iyidir.Health is better than wealth.
Para iyi bir hizmetkar, ancak kötü bir ustadır.Money is a good servant, but a bad master.
Bana paranın satın alabileceği en iyi çalışanları gönder. Para sorun değil.Send me the best employees that money can buy. Money is no object.
Son zamanlarda iyi uyumadım.I haven't slept well recently.
Buranın yakınında iyi bir Tayland restoranı var.There's a nice Thai restaurant near here.
Yakın gelecekte senin iyiliğini ödemek istiyorum.I would like to repay your kindness in the near future.
O sıkı çalışma ve iyi iş duygusundan dolayı zengin oldu.She became rich by virtue of hard work and good business sense.
Benim için sürpriz oldu, o çok iyi İngilizce konuştu.To my surprise, she spoke English very well.
Küçük odamı en iyi şekilde değerlendirdim.I made the best of my small room.
Çok sinirliyken iyiyle kötüyü ayırmaya çalışmanın bir faydası yoktur.It is no use trying to separate the sheep from the goats while in a state of madness.
Öğretmen, öğrencilerini iyi yapmaya teşvik etti.The teacher exhorted his pupils to do well.
Yarın hava iyi olacak, belki.It will be fine weather tomorrow, perhaps.
Yarışma aslında ne iyi ne de kötü.Competition is neither good nor evil in itself.
Geçen yılla karşılaştırıldığında bu yılın ürünleri çok daha iyi.Compared with last year, this year's crops are much better.
Geçen yıl domates yetiştirdim ve onlar çok iyiydi.I grew tomatoes last year and they were very good.
Süt iyi bir besindir.Milk is a good beverage.
Süt sana iyi gelir. Her gün içsen iyi olur.Milk will do you good. You'd better drink it every day.
İnekler bize iyi süt sağlar.Cows provide us with good milk.
Paula Grayson'a göre, bu insanlara ödeme yapmanın en iyi tolu.This is a better way of paying people, according to Paula Grayson.
Acele edip hatalar yapmaktansa acele etmemen daha iyidir.It is better to take your time than to hurry and make mistakes.
Biraz zaman yaratsak iyi olur.We'd better make some time.
Acele etsen iyi olur. Tren saat üçte kalkar.You had better hurry. The train leaves at three.
Sadece iyi bir dinlenmeye ihtiyacın var.You just need a good rest.
İyi tatiller.Enjoy your holidays.
Çok yakında bu molayı sona erdirsek ve işe geri gitsek iyi olur.Pretty soon we'd better wrap up this break and get back to work.