Ana içeriğe geç
Sözlük

ıvır zıvır ile cümle

ıvır zıvır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Böyle ıvır zıvır için bu kadar çok para ödemek cinayettir.It is criminal to pay so much money for such trifles.
Tom'un garajındaki tüm ıvır zıvırla ne yapacağı konusunda bir fikri yok.Tom has no idea what to do with all the junk in his garage.
Tom bu eve taşındığından beri bir sürü ıvır zıvır topladı.Tom has accumulated a lot of junk since he's moved into this house.
Bütün bu ıvır zıvırdan kurtulacağım.I'm getting rid of all this junk.
Komşularından biri ön bahçesindeki tüm ıvır zıvırdan şikayet etti.One of your neighbors complained about all the junk in your front yard.
Burada yararsız bir sürü ıvır zıvırdan başka bir şey yok.There's nothing in here but a lot of useless junk.
Bütün bu ıvır zıvırdan kurtulabilir misin?Could you get rid of all this junk?
Bu ıvır zıvırı buradan atar mısın?Can you get this junk out of here?
Hayatı mutlu etmek için gündelik ıvır zıvırı sevmelisin.In order to make life happy, you must love the everyday trifles.
Bütün bu ıvır zıvırla ne yapmak istiyorsun?What do you want to do with all this junk?
Bu ıvır zıvır.This is small potatoes.
Tom'un bütün bu ıvır zıvırdan kurtulması gerekiyor.Tom needs to get rid of all this junk.
Lütfen, ıvır zıvır çizen benim gibi özel bir insan olarak onlarla devam etsinler."It has to be operable by ordinary damn fools like me."
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.You can't be hauling all your crap around, trying to chase the antelope.
Eşit olmayan duvarlara ve etraftaki ıvır zıvıra rağmen ses kulağa gerçekten baya iyi geliyordu.With all the uneven walls and all the crap everywhere, it actually sounded pretty good.
En soldaki tam bir ıvır zıvır -- eBay'den aldığım bir taklit.On the far left is a piece of crap -- a replica I bought on eBay.
Bütün o ıvır zıvırın olmadan. Donanımın olmadan.Without your stuff, without your gear.
Ivır zıvıra bağlı kalmak.Clinging to trinkets.
"Cansız maddelerden, taşlardan ve ıvır zıvırdan oluşmuş dünyada yaşayan canlı bir organizmayım ben.""I am a living organism in a world made of a lot of dead junk, rocks and stuff."
Çoğaldıkça artan anlar bizi bu noktaya getiren, ıvır zıvırın habere dönüştüğü bir zaman.It's an accretion of moments that add up to where we are now, where trivia becomes news.
Ivır zıvırlarla birlikte faturalar da olabilirdi, hiç düşündün mü?Did you ever think it might be stuffed with bills?
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -We're stuck in this shithole talking about petty matters...
New Reno'dan buraya, en iyi ıvır zıvır.Bak hele küçük hanım, götür gitsin!Only the finest crap between here and New Reno! Look'a that little lady, you could eat off that one!
Pazar, antika eşyalar ve ıvır zıvırla dolu. [Andy Dabilis/SETimes]The market is laden with antiques and knickknacks. [Andy Dabilis/SETimes]
Kaldır şu ıvır zıvırı gözümün önünden.Aparta esos cachivaches de mi camino.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Anda tidak bisa mengejar seekor kijang sambil menyeret masalah Anda.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Bạn không thế theo tất cả các khúc cua xung quanh, cố gắng săn con linh dương.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Det är inte möjligt att ta med sig allt ditt skräp när man försöker fånga antilopen.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Je kunt niet allerlei spullen meenemen, terwijl je achter een antilope aanrent.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.주변에 모든 형편없는 것들을 데리고 영양을 추적할 수 없습니다.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Man kann nicht alles mögliche Zeug mit sich herumschleppen bei dem Versuch, eine Antilope zu jagen.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Não se pode carregar a tralha toda atrás ao tentar perseguir o antílope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nem hurcolhatod minden szemeted magaddal, miközben üldözöl egy antilopot.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nemôžete si ťahať všetky svoje sprostosti, keď sa snažíte uloviť antilopu.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nemůže tahat všechny svoje věci, když se snažíte ulovit antilopu.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nie mogli brać wszystkiego ze sobą w pogoń.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Non si può portare in giro le proprie cose, mentre è a caccia dell'antilope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.No pueden cargar con todas sus cosas y tratar de cazar el antílope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Nu poate căra lucruri de colo-colo, încercând să fugărească antilopa.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.On ne peut pas trainer un tas de trucs et essayer de pourchasser l'antilope.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Δεν μπορείς να σέρνεις όλα τα πράγματά σου τριγύρω, προσπαθώντας να κυνηγήσεις την αντιλόπη.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Невозможно тащить за собой все свои причиндалы, находясь в погоне за антилопой.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.Не можете да теглите всичките си боклуци, опитвайки се да гоните антилопата.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.אתה לא יכול לסחוב איתך את כל הזבל שלך, בנסיון לרדוף אחר האנטילופה.
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.ولايمكن ان تكون سيئة الخلق .. وهي تحاول ان تلاحق الظبي
Antilobu kovalamaya çalışırken, tüm ıvır zıvırınızı peşinizde sürükleyemezsiniz.「あいつにはうんざりしてるんだ 協力はできない
Aptalca göründüğünü biliyorum. Ivır zıvıra bağlı kalmak.Ştiu că pare prostesc să te agăţi de nimicuri.
Aptalca göründüğünü biliyorum. Ivır zıvıra bağlı kalmak.Ξέρω ό,τι φαίνετε χαζό.
Aptalca göründüğünü biliyorum. Ivır zıvıra bağlı kalmak.Знам, изглеждам глупаво да се превързваш към дрънкулки.
Burada ne var? Bütün o ıvır zıvırın olmadan.Mi van itt a dolgaid nélkül?
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -- Herregud! Vi snackar om småsaker -
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -Nos sentamos a discutir acerca de las pequeñas cosas
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -Vi sidder og skændes om småting, -
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -We zitten hier vast en praten over onbenullige dingen.
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -Заседнали сме в на майка му дивия говорейки за глупости...
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -Седим и спорим за малките неща -
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -אנחנו תקועים במחראה הזאת ...ומתווכחים על הדברים הקטנים
Burada tıkıldık kaldık ve ıvır zıvır şeylerden bahsediyorsunuz -نحن عالقون هنا و نتحدث ... عن أمور تافهة
Bütün o ıvır zıvırın olmadan. Donanımın olmadan. [S]:Senza la tua roba, senza la tua attrezzatura [donna]:
Bütün o ıvır zıvırın olmadan.Sans tes affaires.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod