ısrar ile cümle
ısrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Ja, Frisur -- darauf bestehe ich.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Ja, haartooi - daar druk ik op.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.맞아요, 머리스타일 -- 맞게 들으셨어요.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Oui, la coiffure -- j'insiste là dessus.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Sì, facendosi i capelli - insisto su questo punto.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Sí, hacerse peinados -- insisto en ello.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Sim, penteados — insisto nisso.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Vâng, làm tóc -- Tôi nhấn mạnh điều này.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Właśnie tak, stylizacja.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Ya, menata rambut -- saya yakin akan hal ini.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Ναι, φτιάχνοντας τα μαλλιά τους -- επιμένω σε αυτό.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Да, да, делая прически, я настаиваю.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Да, правейки си прически -- настоявам за това.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.Так, саме зачіски, я наполягаю на цьому.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.כן, עיצוב שיער -- אני מתעקש.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.نعم، تصفيف الشعر -- أنا أصر على ذلك.
Evet, saç şekillendirme, bunda ısrar ediyorum.私たち現代人においては
Fakat elbette. Israr ediyorum.Mais bien sûr, j'insiste
Faydalı bulduysanız, arkadaşıma, bu soruyu çözmemdeki ısrarı için teşekkür etmelisiniz. -Akosh?] por ser anormalmente persistente e tendo-me a fazer esse problema. Vejo você no próximo vídeo.
Faydalı bulduysanız, arkadaşıma, bu soruyu çözmemdeki ısrarı için teşekkür etmelisiniz. -Nos vemos en el siguiente video.
Faydalı bulduysanız, arkadaşıma, bu soruyu çözmemdeki ısrarı için teşekkür etmelisiniz. -واذا كان كذلك، فيجب ان تشكروا صديقنا لكونه متواصلاً معنا، وارسل إلي هذه المسألة
Gabriella çok eski arkadaşım. Israr edince geldim.Bem, a Gabriela insistiu para que viesse, é uma velha amiga.
Gabriella çok eski arkadaşım. Israr edince geldim.Gabriella ragaszkodott hozzá, hogy eljöjjek, régi barátom.
Gabriella çok eski arkadaşım. Israr edince geldim.Gabriella stond erop dat ik kwam en zij is een goede vriend.
Gabriella çok eski arkadaşım. Israr edince geldim.Sí, Gabriela insistió en que venga y es una vieja amiga.
Gabriella çok eski arkadaşım. Israr edince geldim.غابريل أصرت أن أحضر و هي صديقة
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Chúng ta kiên quyết giữ đức tin trong tương lai và trong mỗi ngừơi.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Domagamy się wiary w przyszłość, jak i w siebie nawzajem.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Insistăm pe încrederea în viitor şi în fiecare.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Insistiamo sulla fede nel futuro e in ciascuno di noi.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Insistimos en la fe en el futuro y la de unos a otros.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Insistimos na fé no futuro e uns nos outros.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Kita desak keyakinan di masa depan dan juga satu sama lain.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.우리는 미래와 서로에 대한 믿음을 고집합니다.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Nous revendiquons la foi en l'avenir et en chacun de nous.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Ragaszkodunk a jövőben és az egymásban való hitünkhöz.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Trváme na viere v budúcnosť a v seba navzájom.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Vi insisterar på tro på framtiden och på varandra.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Vztrajamo pri veri v prihodnost in v drug drugega.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.We stáán op geloof in de toekomst en in elkaar.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Wir bestehen auf dem Glauben an die Zukunft und an uns als Menschen.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Επιμένουμε να έχουμε πίστη στο μέλλον και ο ένας στον άλλο.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Държим на мястото на вярата в бъдещето и във всеки един от нас.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Ми наполягаємо на вірі в майбутнє та на віру у кожного з нас.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.Мы настаиваем на вере в будущее и друг в друга.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.אנו מתעקשים על אמונה בעתיד ואחד בשני.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.نصر على اﻹيمان بالمستقبل وفي بعضنا البعض.
Geleceğe ve birbirimize inanmakta ısrar ediyoruz.信じることを表明します 甘い考えだと言われても 構いません
Güzel müzikte ısrar etti.Aber er bestand auf schöner Musik.
Güzel müzikte ısrar etti.Ale on trval na nádherné hudbě.
Güzel müzikte ısrar etti.A on nalegał na piękno muzyki.
Güzel müzikte ısrar etti.A on trval na krásnej hudbe.
Güzel müzikte ısrar etti.Dia bersikeras pada musik yang indah.
Güzel müzikte ısrar etti.Ele insistiu na música bela.
Güzel müzikte ısrar etti.És ő ragaszkodott a szép zenéhez.
Güzel müzikte ısrar etti.Et il a insisté en la belle musique.
Güzel müzikte ısrar etti.Hij drong aan op mooie muziek.
Güzel müzikte ısrar etti.그는 아름다운 음악을 계속 추구했습니다.
Güzel müzikte ısrar etti.Ma lui insistette sulla bellezza della musica.
Güzel müzikte ısrar etti.Og han insisterede på smuk musik.