ısrar ile cümle

ısrar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Ma nonostante l'attenzione che vi è stata dedicata, queste restano attività decisamente parascolastiche.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Nhưng bất chấp sự chú ý dành cho các nỗ lực đó, chúng vẫn chủ yếu là các hoạt động ngoại khóa.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Pero a pesar de la atención prestada a estos esfuerzos, se mantienen enfáticamente extracurricular.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Αλλά παρά την προσοχή που δίνεται σε αυτές τις προσπάθειες, παραμένουν ιδιαίτερα εξωεκπαιδευτικές.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Но въпреки вниманието, обръщано на тези усилия, те остават подчертано извънучилищни.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Но несмотря на все внимание, которое привлекают эти попытки, они остаются подчеркнуто внеклассными.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.Та попри увагу до цих ініціатив, вони залишаються підкреслено позаурочними.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.בתכניות השירות הקהילתי, אך למרות תשומת הלב המקדשת למאמצים אלו, הם נותרים חד-משמעית מחוץ לתכנית הלימודים.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.برامج خدمة المجتمع. لكن على الرغم من الاهتمام لهذه الجهود تظل اللامنهجية بشكل قاطع.
Bu tür programların sayıları artsa da içerikleri ısrarla müfredat dışı kalmaktadır.今挙げた取り組みに 注目が集まっているにもかかわらず それらは ほぼ例外なく 課外活動にとどまっています 基本的に 公共心は
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.Ez nem a nevetséges hormon szenvedélyünkről szól, a ragaszkodásunkról a nagyobb, jobb, egyedülálló ételekhez.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.더 큰, 더 좋은, 더 뛰어난 이상적인 음식을 향해 이어져 온 열망도 아닙니다.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.lepší jídlo, neobvyklé a jedinečné jídlo.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.lepszego jedzenia, oryginalnego jedzenia.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.Ook niet met onze belachelijke passie voor hormonen, ons verlangen naar meer, beter en specialer eten.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.להתעקשות שלנו לקבל מזון גדול יותר, טוב יותר, ייחודי.
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.أن هدفنا هو أن نحصل على طعام بكميات أكبر , طعام أجود , طعام مُتفرد .
Daha büyük, daha tek tip, daha iyi gıdalar için olan ısrarımızla da ilgili değil.求めることの話でもありませんね シリアル加工食品の話じゃありませんよ
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.A keď vstal človek, že odíde, nasilu ho zdržal jeho svokor. A tak sa vrátil a zase prenocoval tam.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.A mož vstane in hoče iti. Ali tast njegov ga primora, da se vrne in ondi prenoči.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Bărbatul se scula să plece; dar în urma stăruinţelor socrului său, a rămas acolo şi noaptea aceea.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Da aber der Mann aufstand und wollte ziehen, nötigte ihn sein Schwiegervater, daß er über Nacht dablieb.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.El hombre se levantó para irse, pero su suegro le insistió, y se quedó otra vez a pasar la noche allí
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Když pak vstal ten muž, chtěje předce jíti, mocí jej zdržel test jeho. A tak se vrátil a zůstal tu přes noc.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.그 사람이 일어나서 가고자 하되 첩장인의 간청으로 다시 유숙하더니
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.kor pedig felkelt az a férfiú, hogy elmenjen, addig marasztá õt az ipa, hogy ott maradt [megint] éjszakára.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Le mari se levait pour s`en aller; mais, sur les instances de son beau-père, il passa encore la nuit.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Men Manden gjorde sig rede til at drage bort. Da nødte hans Svigerfader ham, så han atter overnattede der.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Mutta mies nousi lähteäksensä; silloin hänen appensa pyysi häntä pyytämällä, ja hän jäi sinne vielä yöksi.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Người Lê-vi dậy sớm đặng đi, nhưng ông gia ép nài quá, đến đỗi người trở lại, và ở đêm đó nữa.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Người_Lê - vi dậy sớm đặng đi , nhưng ông_gia ép_nài quá , đến đỗi người trở_lại , và ở đêm đó nữa .
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Og da mannen reiste sig og vilde ta avsted, nødde svigerfaren ham, så han gav efter og blev der natten over.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.O homem, porém, levantou-se para partir; mas, como seu sogro insistisse, tornou a passar a noite ali.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Και οτε ο ανθρωπος εσηκωθη να αναχωρηση, ο πενθερος αυτου εβιασεν αυτον οθεν εμεινε και διενυκτερευσεν εκει.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Обаче, човекът се дигна да си иде; но понеже тъстът му настояваше пред него, той пак пренощува там.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.Человек тот встал, было, чтоб идти, но тесть его упросил его, и он опять ночевал там.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.ויקם האיש ללכת ויפצר בו חתנו וישב וילן שם׃
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.ولما قام الرجل للذهاب الحّ عليه حموه فعاد وبات هناك.
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.那 人 起 來 要 走 、 他 岳 父 強 留 他 、 他 又 住 了 一 宿
Damat gitmek üzere ayağa kalkınca kayınbabası ısrarla kalmasını istedi; damat da geceyi orada geçirdi.那人 起來 要 走 、 他 岳父 強 留 他 、 他 又 住 了 一 宿
Doktoru, Dr West bunu yapamadı. Ama Bay Wright ısrarcıydı ve pes etmedi.Y su médico, el Dr. West no podía simplemente hacer eso.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Če tolpa vztraja pri tem, da jo zmaličimo v pozabo, pa naj bo tako.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Dacă gloata insistă să fie strivită, atunci aşa să fie.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Indien het kluwen eist in vergetelheid verpletterd te worden, zo is het dan.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Nếu rabble nhấn mạnh về được nghiền nát vào quên lãng, để được nó.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Pokud ta chátra trvá na tom být znièena do zapomenutí, tak nech .
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Si esa chusma insiste en pasar al olvido, que así sea.
Eğer ayaktakımı ısrar ederse kayıtsız olmaya sana, bu yüzden olacan.Αφού ο όχλος θέλει να βγει από την αφάνεια, ας είναι.
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerAle ak čínska vláda zakročí, mohla by to byť aj panda. (Smiech)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerAle jeśli rząd chiński będzie interweniował, to może to być tam panda. (Śmiech)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerDar dacă intervine guvernul chinez, s-ar putea să fie chiar şi un panda. (Râsete)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerHacsak a kínai kormány közbe nem lép és egy panda lesz ott. (Nevetés)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmeler혹시라도 중국당국이 개입하면 판다로 바뀔 수도 있겠죠. (웃음)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerMaar als de Chinese regering haar zin krijgt dan wordt het misschien een panda. .
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerMa se il governo cinese interviene potrebbe anche essere un panda. (Risate)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerMas se o governo chinês intervir, até poderá ser um panda. (Risos)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerPero si el gobierno chino interviene, quizás vean un panda. (Risas)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerSi le gouvernement chinois s'en mêle, cela pourrait même être un panda. (Rires)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerΜα αν παρέμβει η Κινέζικη κυβέρνηση, μπορεί κιόλας να είναι ένα πάντα. (Γέλια)
Eğer Çin hükümeti ısrar ederse, bu bir panda bile olabilir. gülüşmelerНо ако китайското правителство се намеси, това може да е дори панда. (Смях)

İlgili Sayfalar