Ispanaktan hoşlanmayan insanlar var.There are people who don't like spinach.
Çocuklar sıklıkla ıspanaktan nefret ederler.Children often hate spinach.
O, onu ıspanak yemesi için zorladı.She forced him to eat spinach.
Birçok çocuk ıspanak yemekten hoşlanmaz.Many children don't like eating spinach.
Sen gerçekten ıspanaktan hoşlanmıyor gibi görünüyorsun.You really seem to dislike spinach.
Onlar gerçekten ıspanak sevmiyor gibi görünüyor.They really seem to dislike spinach.
Ispanaktan nefret ediyorum.I hate spinach.
Ispanaktan nefret ederim.I hate spinach.
Biraz ıspanak yedim.I ate some spinach.
Bu ıspanak mı?Is this spinach?
Ispanak demir ve kalsiyum açısından zengin bir kaynaktır.Spinach is a rich source of iron and calcium.
Tom asla ıspanak yemez.Tom never eats spinach.
Bunlar ıspanak gibi görünüyor.These look like spinach plants.
Tom ıspanaktan nefret ederdi.Tom hated spinach.
Ispanak senin için iyi.Spinach is good for you.
Daha fazla ıspanak yemelisin. Senin için yararlı.You should eat more spinach. It's good for you.
Tom ıspanak sevmiyor, bu yüzden o hiç yemedi.Tom doesn't like spinach, so he didn't eat any.
Ispanak sever misin?Do you like spinach?
Ispanaktan nefret ederdim.I used to hate spinach.
Çocukken ıspanaktan nefret ediyordum.I hated spinach when I was a kid.
Ispanaktan nefret ettiğimi biliyorsun.You know that I hate spinach.
Tom'un ıspanaktan hoşlandığını düşünmüyorum.I don't think Tom likes spinach.
Tom ıspanaktan hiç hoşlanmaz.Tom doesn't like spinach at all.
Ispanaktan nefret ediyorsun, değil mi?You hate spinach, right?
Ben asla ıspanak yemem.I never eat spinach.
Tom, Mary'nin ıspanak yemeyeceğini biliyordu.Tom knew Mary wouldn't eat spinach.
Tom'un ıspanaktan hoşlanıp hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know if Tom likes spinach or not.
Ispanaktan hoşlanmıyorsun, değil mi?You don't like spinach, do you?
Tom bana ıspanaktan hoşlanmadığını söyledi.Tom told me that he didn't like spinach.
En son ne zaman ıspanak yedin?When was the last time you ate spinach?
Biraz ıspanak isterim.I'd like some spinach.
Tom, ıspanaktan nefret ettiğimi biliyor.Tom knows I hate spinach.
Ispanaktan hoşlanırım.I like spinach.
Hem Tom hem de Mary ıspanaktan hoşlanmıyor.Both Tom and Mary don't like spinach.
Ispanak sevmem.I don't like spinach.
Sean'e bakalım, o mavi tadındaki yiyecekleri tercih eder, süt, portakal ve ıspanak gibi.Take Sean, who prefers blue tasting food, such as milk, oranges, and spinach.
Byrek, kıyma, beyaz peynir ve ıspanakla doldurulmuş hamur işlerinden oluşur.Byrek is made of pastry layers filled with minced meat, white cheese, spinach.
Buna lahana tonjangguk, ıspanak tojangguk vb. Dahildir.This includes cabbage tonjangguk, spinach tojangguk, etc.
Yaban havucu, karnabahar, ıspanak ve hatta enginar tanıtıldı ve yetiştirildi.Parsnips, cauliflowers, spinach, and even artichokes were introduced and grown.
Gnocchi hazırlanışı Ispanaklı ve adaçaylı ıspanaklı gnocchi Yermantarlı gnocchiGnocchi being prepared Spinach gnocchi with butter and sage Gnocchi with truffle
Son bölgede bir diğer çeşit ise ıspanaklı gnocchidir.Another variety from the latter region is spinach gnocchi.
Ispanak benzeridir.Die Spanier erscheinen.
Hacdan dönüşte Rakka’da Ispanakçı Mustafa Paşa yanından ayrıldı ve İstanbul’a geri geldi.Regresado de las Indias Orientales, Busken Huet se retiró para el resto de su vida en París.
Birçok çocuk ıspanak yemekten hoşlanmaz.Многим детям не нравится есть шпинат.
Örneğin: Birçok sebzeye ihtiyacımız var: pırasa, ıspanak, kereviz, et cetera.المعنى: "سنحتاج الكثير من الخبز: القمح، الطحين، إلخ".
Çocuklar sıklıkla ıspanaktan nefret ederler.Kinderen hebben vaak een hekel aan spinazie.
Çocuklar çoğu kez ıspanaktan nefret eder.Kinderen hebben vaak een hekel aan spinazie.
Ispanaktan nefret ediyorum.Ik haat spinazie.
Ispanaktan nefret ederim.Ik haat spinazie.
Tohumları ve bazı ülkelerde yeşil yaprakları da ıspanak gibi tüketilmektedir.ヨーロッパなどの一部の国ではこれらを野菜として栽培する。
"Ispanak yemeyecek misin?" "Sonra yiyeceğim."「ほうれん草食べないの?」「後で食べる」
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.저도 농담안하고 19살이 될때까지 진짜 시금치와 브로콜리를 먹어본적이 없었습니다.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.19歳まで本物のほうれん草とブロッコリーを食べた事ない 「要らない物だな!お肉はいっぱいあったし
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Eu, de exemplu, si nu glumesc, nu am mancat spanac sau broccoli real pana la 19 ani.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ik bijvoorbeeld, geen grap heb geen echte spinazie of broccoli gegeten tot mijn 19de
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Já například -- a teď si nedělám legraci -- jsem něměl opravdový špenát nebo brokolici až do 19 let.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ja, na przykład, i nie jest to żart, nie jadłem prawdziwego szpinaku ani brokułów aż skończyłem 19 lat.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Ja som -- nežartujem -- nejedol ozajstný špenát či brokolicu, kým som mal 19 rokov.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Jómagam, -- nem viccelek -- nem ettem valódi spenótot vagy brokkolit 19 éves koromig.
Bilhassa ben -- ve şaka yapmıyorum -- 19 yaşına kadar gerçek ıspanak veya brokoli yemedim.Olen tosissani. En syönyt pinaattia tai parsakaalia kuin vasta 19-vuotiaana.