ısıtma ile cümle
ısıtma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İlk önce ilk ısıtma (rampa ısıtma) yapılır.Книга първа: Загрей.
Isı ısıtma ve sıcak su hazırlamak için kullanılır.Koriste se uglavnom u sustavima grijanja i pripreme potrošne tople vode.
Bu bölümde ısıtma sistemine ve sıcak su tesisatına yer verilmez.Nema potrebe za odvojenim kolektorom za ovaj toplinski sustav pohrane.
Gayzer elektrik üretimi , ısıtma ve turizm gibi çeşitli faaliyetler için kullanılmaktadır.Geotermalna energija se uporablja za različne namene npr. za ogrevanje prostorov, v kmetijstvu, itd...
Bunun en çoğu direkt ısıtmada kullanımdır.Zaenkrat se uporablja predvsem za ogrevanje.
Stada 1997 yılında alttan ısıtma sistemleri eklendi.Leta 1991 so napelali centralno ogrevanje.
Isıtma Havalandırma Soğutma İklimlendirmeElektrične energije za ogrevanje ne potrebujemo.
Kuzey (boreal) iklimlerine karşın Britanya adalarını ısıtması gibi) etkileri bulunmaktadır.Šiaurėje išteka upelis (Žvikės intakas).
Panel, binanın havalandırma sistemine ön ısıtma uygular.Pump edastab saadava sooja õhu hoonele.
Havuz ısıtma ve kâğıt fabrikaları atık ısı kullanımının uygulamalarındandır.Elektroonikakomponentide jahutus tähendab nendelt liigse soojuse ärajuhtimise meetodeid ja vahendeid.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Aber gegen 1929 und spätestens 1950 gab es überall Zentralheizung.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Ale do 1929, a na pewno do 1950 r. centralne ogrzewanie było wszędzie.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Dar prin 1929, cu siguranță în 1950, peste tot era încălzire centrală.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Maar vanaf 1929, zeker vanaf 1950, hadden we overal centrale verwarming.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Ma entro il 1929, certamente entro il 1950, c'era il riscaldamento centralizzato dappertutto.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Mais à partir de 1929, certainement à partir de 1950, on avait le chauffage central partout.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Nhưng đến năm 1929, và chắc chắn đến 1950 nơi nào cũng có nguồn phát nhiệt trung tâm.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Pero para 1929, ciertamente en 1950, teníamos calefacción central por doquier.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Por volta de 1929, pelo menos por volta de 1950, tínhamos o aquecimento central por todo o lado.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Tetapi sebelum tahun 1929, tentunya sebelum 1950, kita punya pemanas sentral dimana-mana.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Αλλά από το 1929, σίγουρα από το 1950, είχαμε κεντρική θέρμανση παντού.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Але до 1929 року, і точно до 1950, центральне опалення з'явилось усюди.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Но до 1929 г., определено до 1950 г., имахме централно отопление навсякъде.
Ama 1929'da ve kesinlike 1950'de Her yere merkezi ısıtma yayılmıştı.Но к 1929-му, и уж конечно к 1950-му году во всех домах было центральное отопление.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımDan zal ik hier nog steeds wachten tot dat de regen je hart op warmt
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımEstarei ainda aqui a esperar que a chuva te aqueça o coração
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımJa będę trwał, czekając na deszcz, który skradnie Twoje serce dla mnie.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımJe serai toujours là à attendre que la pluie réchauffe ton cœur pour moi.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağım난 여전히 여기서 나를 위한 당신의 마음이 따뜻해지게할 비를 기다릴거야
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımKu kan tetap berada disini menunggu datangnya hujan menghangatkan hatimu untukku
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımSkulle jag ändå vänta på att regnet värmde ditt hjärta för mig
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımVil jeg stadig være her; ventende på regnen til at varme dit hjerte for mig
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımWerde ich hier auf den Regen warten um dein Herz für mich zu wärmen
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımЯ ждал бы теплого дождя, который отогреет тебя.
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımאני עדיין אחכה כאן לגשם שיחמם את לבך בשבילי
Ben hâlâ burada, yağmurun senin kalbini bana ısıtması için bekliyor olacağımもしもそれが途方も無く、永遠ならそれも
Benimle gel! Onu ısıtmalıyız!Έλα μαζί μου. "σε την να ζεσταθεί!
Bir gramlık buzu bir kalvin derece ısıtmak için 2 joule enerji gerekir.Důležité je to číslo, 333. Podobně máte skupenské teplo varu.
Bir gramlık buzu bir kalvin derece ısıtmak için 2 joule enerji gerekir.Es braucht 2 Joule Energie zum Aufwärmen von 1 Gramm um 1 Grad Kelvin. Wann ist das Wasser im festen Zustand.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Cerchiamo di riscaldare lo spazio in cui viviamo, ma il calore si disperde dalla finestra.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Chúng ta cố sưởi ấm không gian mà chúng ta đang ở, nhưng mọi hơi ấm đều thoát ra qua cửa sổ.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Kita mencoba memanaskan ruangan tempat kita berada, dan semua panas itu mencoba keluar melalui jendela.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.우리는 우리가 있는 그 공간과 창문을 통해 나가려고 하는 열기들을 덥히려고 노력합니다
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Próbujemy ogrzać pomieszczenia, ale ciepło ucieka przez okna.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Snažíme se vytopit prostor, ve kterém jsme, a teplo se snaží dostat skrz okna ven .
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Tentamos aquecer o espaço onde estamos, e o calor tenta escapar pela janela.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.We proberen om de plaats waar we in zitten, te verwarmen, en dat probeert via het raam te ontsnappen.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Wir versuchen, die Räume aufzuheizen und die Wärme versucht, durch das Fenster zu entweichen.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Προσπαθούμε να ζεστάνουμε το χώρο που βρισκόμαστε μέσα, και όλο αυτό προσπαθεί να φύγει από το παράθυρο.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Ми намагаємося прогріти простір, в якому ми знаходимось, й все це намагається вислизнути крізь вікно.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Мы пытаемся нагреть помещение, в котором находимся, и все усилия улетучиваются сквозь окно.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.Опитваме се да затоплим мястото, в което сме, и всичко това се опитва да се измъкне през прозореца.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.אנו מנסים לחמם את החלל שאנו נמצאים בו, וכל החום מנסה לצאת החוצה דרך החלון.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.نحن نحاول تسخين المكان الذي نحن فيه، وكل ذلك يحاول الخروج من النافذة.
Biz içinde bulunduğumuz yeri ısıtmaya çalışıyoruz, ve bütün ısı pencereden çıkıp gitmeye çalışıyor.暖かくしたいのに 熱は窓から逃げてしまいます 必要に応じて窓が
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıAdemás los miembros del cártel serepartían los mercados nacionales y fijaban conjuntamente los precios de los
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıFiecare membru al cartelului lua parte la licitaţii cu oferte mult
Buna ek olarak, birliğin üyeleri ulusal pazarları paylaşmışlar ve uzaktan ısıtma boruları için fiyatlarıNemecku si podniky vypracovali systém na zmanipulovanie verejných súťaží.
Bunun oldukça fazlası evler ile diğer binaların ortam ve su ısıtmasına gidiyor.그 에너지의 대부분이 가정과 건물에서 난방과 온수 공급에 사용됩니다.
Bunun oldukça fazlası evler ile diğer binaların ortam ve su ısıtmasına gidiyor.l'essentiel pour le chauffage domestique et autres bâtiments, en chauffant l'air ou l'eau.