Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.Særlig hannene vil sloss ved å bite hverandre.
Büyük avlar için boğazdan ısırmayı tercih eder.Den holder seg helst i store flokker.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Penyebab yang umum dari reaksi ini adalah gigitan serangga, makanan, dan obat.
Sivrisinek ısırmalarını önlemek için insanlar vücutlarını tamamen saran kıyafetler giyebilir.Untuk mencegah gigitan nyamuk, orang-orang dapat memakai pakaian yang menutup kulit mereka sepenuhnya.
Karşılaşmalarda yalnızca iki kural vardı; biri ısırmamak diğeri gözlere zarar vermemekti.Bahkan, hanya ada dua aturan mengenai pertempuran: tidak ada mata yang tercongkel atau tergigit.
Diğer köpeklerle arası iyidir; ama bazen kıskançlığı tutar ve ısırmaya çalışabilir.Lucy: Mooch: Anjing penggembala campuran yang kadang suka diganggu tetapi punya hati emas.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Phòng ngừa bằng cách tránh bị ruồi cắn.
Bu köpekbalığı ısırmasının 2 katıdır.Con gấu này phải nặng cỡ 2 tạ.
Dilini ısırması önlenmelidir.Vành tự cắn lưỡi chết.
Bu ırk, kızdırılırsa çocukları ısırmayı seçebilir.Khi bị trêu chọc, chúng có thể cắn.
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.Họ đi đến mọi nơi cùng nhau, thề sống chết có nhau.
İnsanları asla ısırmaz.決して人を斫らない。
Şu köpek elimi ısırmaya çalıştı.その犬は、私の手に噛みつこうとした。
Bu dövüşlerde karşılıklı olarak dikilerek birbirlerini ısırmaya çalışırlar.雄性打斗时会互相抓、咬。
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.常見的引起過敏原因有被昆蟲叮咬、對食物過敏以及藥物過敏。
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.此外,也可能需要降低蚊子的數量且避免被蚊子叮咬。
Diğer köpeklerle arası iyidir; ama bazen kıskançlığı tutar ve ısırmaya çalışabilir.기호식품(嗜好食品)은 독특한 향미가 있어 기분을 돋우고 때로는 흥분 효과를 내는 식품을 가리키는 말이다.
Erkekler, kızgınlık dönemindeki dişiler için dövüşür ve birbirlerinin arka bacağını ısırmaya çalışır.הזכרים נאבקים על נקבות מיוחמות באמצעות ניסיון לנשוך את הרגל האחורית אחד של השני.
İlaçlar, böcek ısırmaları ve sokmaları yaşı daha büyük yetişkinlerde daha yaygın tetikleyicilerdir.Лекарствата и ухапванията и ужилванията от насекоми са по-често срещани причини при по-възрастните.
Ancak üzerine basılmadıkça veya rahatsız edilmedikçe insanı ısırmazlar.Не хапят, освен ако не са раздразнени.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Превенцията се състои в избягване на ухапвания от мухи.
İnsanları asla ısırmaz.Те никога не ядат хора.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Сред най-често срещаните причини са ухапвания от насекоми, приемането на определени храни и медикаменти.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Паразитният червей се разпространява чрез ухапване от черна муха от вида Simulium.
Şu köpek elimi ısırmaya çalıştı.Това куче се опита да ухапе ръката ми.
İlaçlar, böcek ısırmaları ve sokmaları yaşı daha büyük yetişkinlerde daha yaygın tetikleyicilerdir.Lijekovi i ubodi i ugrizi kukaca uobičajeniji su pokretači u starijih ljudi.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Najčešći uzroci su ubodi kukaca, prehrambene namirnice i lijekovi.
Eti lezzetli, fakat kanı ve ısırmasıysa zehirlidir. ^ Murana BalığıPlod je jestiv i slatkog okusa, a služi i kao riblji otrov.
Asalak solucan, Simulium tipi bir siyah sineğin ısırmasıyla bulaşır.Zajedalski črv se širi s pikom črne muhe vrste Simulium.
Yaygın nedenleri böcek ısırmaları, gıdalar ve ilaçlardır.Pogosti vzroki so med drugim piki/vbodi žuželk, živila in zdravila.
Büyük avlar için boğazdan ısırmayı tercih eder.Na celinskih območjih imajo raje velika trupla.
Sivrisineklerin sayısının azaltılması ve ısırmalarından kaçınmak da faydalı olabilir.Ker lahko tudi pomaga, je zmanjšati število komarjev in se izogibati pikom.
Korunma, sineklerin ısırmasından sakınmakla mümkündür.Norint išvengti ligos reikia saugotis mašalų įkandimo.
Diğer köpeklerle arası iyidir; ama bazen kıskançlığı tutar ve ısırmaya çalışabilir.Savo žavesiu daro įtaką aplinkiniams, kartais įbaugina, o kartais ir meistriškai manipuliuoja jais.
Anlaşmaya göre Cullen'lar bir insanı ısırmadığı sürece kurt adamlar da onlara saldırmayacaktır.Kokkulepe ei kehti enam vaid siis, kui Cullenid mõnda inimest hammustavad.
Adam: Hayır, ısırmazlar.Nej, de bider ikke.
Adam: Hayır, ısırmazlar.Nej, de bits inte.
Adam: Hayır, ısırmazlar.Nem fognak megharapni.
Adam: Hayır, ısırmazlar.Nie ugryzą.
Adam: Hayır, ısırmazlar. Ördekler ısırmaz.남자: 아냐, 안 물어. 오리는 안 문다고.
Adam: Hayır, ısırmazlar. Ördekler ısırmaz.Mais non, ça ne mord pas, un canard.
Adam: Hayır, ısırmazlar. Ördekler ısırmaz.Nein, Möwen beißen nicht.
Adam: Hayır, ısırmazlar. Ördekler ısırmaz.الرجل: لا، لن يعضك. البط لا يعض.
Adam: Hayır, ısırmazlar. Ördekler ısırmaz.撮ってるんだから
Adam: Hayır, ısırmazlar.Δεν θα σε τσιμπήσουν.
Adam: Hayır, ısırmazlar.Нет, не укусят.
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.나는 말을 싫어. 그들은 당신을 물려고 해요.
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.أنا أكره الخيول. دغهم عليك.
Atlardan nefret ediyorum. Onlar size ısırmak.私は、スキームに対してすべてだった。それと同時に、あなたが知らない、私がしなければならなかった
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Az mondták nekem, hogy nem csípnek, tényleg, talán még az üveget sem hagyják el. (Nevetés)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bolo mi povedané, že nehryzú a je dosť možné, že ani vyletia. (Smiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Bylo mi řečeno, že nekoušou, a dost možná asi ani nevyletí. (smích)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Disseram-me que eles não mordem, podem até nem sair do frasco. (Risos)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...물지 않는 다고 알고 있어요. 그리고 뭐 사실, 유리병 밖으로 나올지 아닐지도 모르겠습니다. (웃음)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi dicono che non pungono, anzi potrebbero non uscire nemmeno dal barattolo.
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mij is verteld dat ze niet bijten, sterker nog, ze verlaten misschien niet eens deze pot. (Lachen)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Mi s-a spus că nu mușcă. De fapt s-ar putea să nici nu iasă din borcan. (Râsete)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...On m'a dit qu'elles ne mordent pas, en fait, elles pourraient bien ne pas quitter ce pot. (Rires)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...Podobno nie gryzą i mogą nawet nie opuścić słoika. (Śmiech)
Bana ısırmadıkları ve büyük ihtimalle kavanozu bile terketmeyecekleri söylendi. ...gülüşler...(Risas)