ısınma ile cümle
ısınma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""Vâng, CO2 đang khiến cho hành tinh này nóng dần lên ngay lúc này đây
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""Ya, CO2 menyebabkan planet memanas sekarang."
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""Да, CO2 причинява затопляне на планетата сега."
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""Да, углекислый газ вызывает современное потепление".
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""כן, פחמן דו-חמצני גורם עכשיו לכדור הארץ להתחמם."
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor.""نعم، ثاني أكسيد الكربون هو السبب في ارتفاع درجة حرارة الأرض الآن"
"Evet, karbondioksit şu an gezegenin ısınmasına yol açıyor."自然の変動性を調べる 方法はたくさんあります
Geçen hafta, meclis 174 e 248 oy ile küresel ısınmanın gerçek olmadığını söyleyerek çözümünü geçirdi.وفي الأسبوع الماضي صوت مجلس النواب 248 مقابل 174 لتمرير قرار يقول ان ظاهرة الاحتباس الحراري ليست حقيقية
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapan3月にTEDカンファレンスで NASAの科学者 ジム・ハンセン氏の講演を聴きました 彼は誰よりも早く1980年代に 地球温暖化の警鐘を鳴らし
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanLetzten März war ich auf einer TED-Konferenz.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapan지난 삼월, 저는 TED 컨퍼런스에서 NASA 과학자 짐 한센의 강연을 보았습니다.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanאבל הם עטופים בשדה אנרגיה מיוחד שמקטב בינינו, ולכן משתק אותנו.
Geçen Mart, TED konferansına gittim, 1980'lerde küresel ısınma ile ilgili ilk uyarıları yapanفي مارس الماضي ذهبت الى مؤتمر تيد ورأيت جيم هانسن العالم بوكالة ناسا يتحدث
Gerçek şu ki biz yarattığımız ısınmanın geri besleme döngüsü ile tamamen ne zaman bastırılacağını bilmiyoruz.중요한 사실은 우리가 만들어 내는 경고들이 언제 완전히
Gerçek şu ki biz yarattığımız ısınmanın geri besleme döngüsü ile tamamen ne zaman bastırılacağını bilmiyoruz.Sự thật đơn giản là chúng ta không biết sự ấm lên mà ta gây ra sẽ ngày càng lấn át như những mạch nối tiếp.
Gerçek şu ki biz yarattığımız ısınmanın geri besleme döngüsü ile tamamen ne zaman bastırılacağını bilmiyoruz.העובדה היא שאנחנו פשוט לא יודעים מתי ההתחממות שאנו גורמים תימחץ לגמרי בתגובת-נגד
Gerçek şu ki biz yarattığımız ısınmanın geri besleme döngüsü ile tamamen ne zaman bastırılacağını bilmiyoruz.في الحقيقة نحن لا نعلم على الاطلاق متى سوف يؤثر الدفء الذي نتسبب به تأثيراً كبيراُ لا يمكن ضبطه
Gerçek şu ki biz yarattığımız ısınmanın geri besleme döngüsü ile tamamen ne zaman bastırılacağını bilmiyoruz.私たちが生み出した温暖化が いつフィードバックループによって 完全にやられてしまうかは分かりません
Global ısınma buna iyi bir örnektir.A globális felmelegedés egy kiváló példa.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.El calentamiento global es un gran ejemplo.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Globale Erwärmung ist ein tolles Beispiel.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Globalne ocieplenie jest doskonałym przykładem.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Globálne otepľovanie je dobrý príklad.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Globální oteplování je skvělým příkladem.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Het opwarmen van de aarde is een prima voorbeeld.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Il riscaldamento globale è un grande esempio.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Încălzirea globală este un exemplu grozav.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.지구 온난화가 대표적인 예입니다.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Le réchauffement planétaire est un excellent exemple.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.O aquecimento global é um óptimo exemplo.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Pemanasan global contohnya.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Το φαινόμενο του θερμοκηπίου είναι ένα καλό παράδειγμα.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Глобалното затопляне е един добър пример за това.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.Глобальное потепление — отличный пример.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.התחממות גלובלית היא דוגמא מצויינת.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.الاحترار العالمي مثال رائع.
Global ısınma buna iyi bir örnektir.私たちは 80 年という
Güneş ışığı bizim ana enerji kaynağımız. Bize ışık, ısınma ve enerji sağlıyor.A napfény a fő fény, hő és energia forrásunk.
Güneş ışığı bizim ana enerji kaynağımız. Bize ışık, ısınma ve enerji sağlıyor.Słońce jest głównym źródłem światła, ciepła oraz energii.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.E mi sembra ancora di correre; è solo allenamento per diventare una ritagliatrice di lunga distanza.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.És még most is úgy érzem, hogy a futás csak az edzés ahhoz, hogy hosszútávú papírvágó lehessek.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Ik voel nog steeds dat rennen slechts de training is om een lange-afstandspapiersnijder te worden.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Nadal czuję, że biegam, to tylko trening aby zostać długodystansowym wycinaczem papieru.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Şi încă mai simt că alerg, e doar antrenamentul să devin decupator de cursă lungă.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Stále mám pocit, že bežím, chce to len tréning, aby sa človek stal strihačom papiera na dlhé trate.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Todavía creo que sigo corriendo a modo de entrenamiento para llegar a ser una cortadora fondista.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.Ακόμη νιώθω ότι τρέχω, που είναι απλώς η προπόνηση για να γίνω καλλιτέχνης χαρτοκοπτικής μεγάλων αποστάσεων.
Hala koştuğumu hissedebiiliyorum. Büyük boyutlarda kağıt kesim işi benim için birer ısınma deneyimi oldu.У мене до цих пір є відчуття, що я біжу, просто слід ще потренуватися, щоб витинанки були довшими.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.A poluição, o aquecimento global, essas coisas, têm consequências distantes no tempo e no espaço.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Föroreningar, global uppvärmning: för de här sakerna är konsekvenserna avlägsna i tid och rum.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Forurening, global opvarmning, disse ting -- konsekvenserne er langt ude i fremtiden.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Globalne ocieplenie, zanieczyszczenia - powiązania są odległe w czasie i przestrzeni.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.환경오염, 지구 온난화 등의 이런 것들은 그 결과가 시공간과 멀리 떨어져 있습니다.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.La contaminación, el calentamiento global, esas cosas, las consecuencias están distantes en tiempo y espacio.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Poluarea, încălzirea globală, toate aceste lucruri au consecințe îndepărtate în timp și spatiu.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Polusi, pemanasan global, hal-hal ini, konsekuensi menjadi sangat jauh dalam ruang dan waktu.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Szennyezés, globális felmelegedés, ezek a dolgok -- a következmények messze vannak időben és térben.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Verschmutzung, globale Erwärmung, diese Dinge, die Konsequenzen sind zeitlich und räumlich weit entfernt.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Vervuiling, de opwarming van de aarde, dit soort dingen, de gevolgen zijn ver weg in tijd en ruimte.
Hava kirliliği, küresel ısınma bütün bunlar sonuçları zaman ve uzayda uzak bir mesafede.Znečištění, globální oteplování atd., důsledky jsou vzdálené v čase i prostoru.