İşinize devam edin.Get on with your duties.
Tom onun işini biliyor.Tom knows his business.
Tom işini biliyor.Tom knows his business.
Tom işin içindeydi belki de.Maybe Tom was involved.
Yapacak bir işin var.You have a job to do.
İşine geri dön!Return to your work.
Senin işin neydi?What was your job?
Tom bu işin içinde mi?Is Tom in on this?
Bir işin var mı?Do you have a job?
Tom işin içinde miydi?Was Tom in on it?
Küresel ısınmaya inanmaz.He doesn't believe in global warming.
Bütün işini yaptırmada herhangi bir sorun yaşadın mı?Did you have any problem getting all your work done?
Başka insanların işine burnunu sokma!Don't stick your nose into other people's business.
Böylesine iyi bir işiniz olduğu için çok şanslısınız.You're very fortunate to have such a good job.
Gerçekten işini iyi biliyorsun, Tom.You really know your stuff, Tom.
Tom işinde gerçekten iyi.Tom is really good at his job.
Gerçekten işini biliyorsun.You really know your stuff.
Gerçekten işinin ehlisin.You really know your stuff.
Tom gerçekten işinin ehlidir.Tom really knows his stuff.
Tom gerçekten işini iyi bilir.Tom really knows his stuff.
Amcamın Boston'daki işine ilgi duyuyorum.I have an interest in my uncle's business in Boston.
Ev işinde sana kim yardım ediyor?Who helps you with your housework?
Bu politikacı küresel ısınmayla mücadele için yeşil vergi önerdi.This politician proposed a green tax to fight global warming.
Tom tüm dikkatini işine verir.Tom is absorbed in his work.
Lütfen kendi işine bak.Kindly mind your own business.
Tom son zamanlarda işini ihmal ediyor.Tom has been neglecting his work lately.
Hayır işin için para toplamana yardımcı olacağım.I'll help you raise money for your charity.
İşini beğeniyor musun?Do you like your job?
İşiniz sürekli mi?Is your job permanent?
Tom işinde oldukça iyidir, bilirsin.Tom is quite good at his work, you know.
Bir işin olduğu için şanslısın.You're lucky that you have a job.
İşinizi kabul edeceğiz.We'll accept your deal.
Tom işinden bıkmıştı.Tom was sick of his job.
İşinden ayrıldın, değil mi?You quit your job, didn't you?
O, işini bıraktı.He quit his job.
Tom işinden ayrıldı.Tom quit his job.
O işini bıraktı.She quit her job.
İşini beğeniyorsun, değil mi?You like your job, don't you?
O, işini seviyor.He likes his job.
O, işini beğeniyor.She likes her job.
O, işinden hoşlanıyor.She likes her job.
Mary işini seviyor.Mary likes her job.
İşini yaptın.You did your job.
O işini yaptı.He did his job.
Tom işini yaptı.Tom did his job.
O, işini yaptı.She did her job.
Mary işini yaptı.Mary did her job.
İşin uzun sürecek mi?Are you going to be long?
İşini nasıl buldun?How did you get your job?
Tom işin kolayına bakıyor mu?Is Tom taking it easy?
Tüm işiniz için teşekkür ederim.Thank you for all of your work.
Tom son işinde ne kadar kazanıyordu?How much was Tom making on his last job?
İngiltere'ye olan gezimi havalar ısınana kadar erteleyeceğim.I'll postpone my trip to England until it gets warmer.
Tom el işinde çok yetenekli.Tom is very skilled in manual labor.
Tom el işinde çok yeteneklidir.Tom is very skilled at manual labor.
Senin, işinden hoşlandığını düşünüyorum.I think you like your job.
Hiç kimse işinin eleştirildiğini duymak istemez.No one likes to hear their work criticised.
Arabamın bir fren işine ihtiyacı olduğunu nasıl bilirim?How do I know when my car needs a brake job?
İşinle ne kadar gurur duyduğunu biliyorum.I know how proud you are of your work.
Bu işin ne kadar stresli olacağını hiç fark etmedim.I never realized how stressful this job would be.