Ana içeriğe geç
Sözlük

ısın ile cümle

ısın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşin yoksa, bana yardım et.If you are free, give me a hand.
Ona işinde yardım etmiş olman gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmen gerekirdi.You should have helped him with his work.
Ona işinde yardım etmeliydin.You should have helped him with his work.
Sen kendi işine bakmalısın.You should attend to your own business.
İşinizi yapmalısınız.You should go about your business.
Sen şimdi ısınmaya başlıyorsun.You're starting to warm up now.
Sana yaptığın işin miktarına göre ödeme yapılacak.You'll be paid according to the amount of work you do.
Kendi işine bak!Mind your own business!
Bence işiniz tamam.I think your work is all right.
işiniz ortalamanın altında.Your work is below average.
İşin nasıl gidiyor?How is your work coming along?
Mükemmel işin beni utandırır.Your excellent work puts me to shame.
Kendi tarzınızla işinizi yapın.Do your work in your own way.
İşini kendi elinle bozma.Don't kill the goose that lays the golden eggs.
Sınıf sonunda ısındı.The classroom has finally warmed up.
Biz onun işini onunkilerle karşılaştırdık.We compared his work with hers.
İşin gerçeğini kastetmek zorundayız.We have to get at the truth of the matter.
Biz her okulu açık ve her öğretmeni işinde tutmalıyız.We should keep every school open and every teacher in his job.
Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Doktor midemi incelemek için X-ışınları kullandı.The doctor used X-rays to examine my stomach.
Yarıştan önce koşucular ısınmak zorundadır.Before the race, the runners have to warm up.
Kendi işine bak.Mind your own business.
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.It has finally stopped snowing and has warmed up.
İşin özüne inmek zor.It is hard to get to the heart of the thing.
İşinizi kaybetseniz, ne yapardınız?What would you do, if you lost your job?
Madem ki işini bitirdin eve gitmekte özgürsün.Now that you have finished your job, you are free to go home.
Mary ev işini vaktinde yapmalı.Mary ought to do her homework on time.
Havanın tekrar ısınacağını anlıyorum.I understand it's going to get hot again.
Hava gittikçe ısınıyor.It's getting warmer and warmer.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Mike işini çok sevmesine rağmen, iyi para getirmiyor.Though Mike likes his job very much, it does not pay well.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
O niçin işini bıraktı?Why did he quit his job?
Sizin işiniz nedir?What's your job?
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.Tom is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Tom işini kaybetti.Tom lost his job.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom'un işini yapması için birini kabul etmek zorunda kalacağız.We'll have to take on someone to do Tom's work.
Tommy, işini kaybetme riskini göze almadı.Tommy did not want to run the risk of losing his job.
Tom işini çok sevdi.Tom liked his job very much.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Onlar ısınmana yardım edecek.They will help you to get warm.
O, bir bakıma, işin parçasıydı.That was, as it were, part of the job.
Yaşlı doktor işinde gurur duyuyor.The old doctor takes pride in his work.
Bebek, radyoaktif ışınlara maruz kalmıştır.The infant has been exposed to radioactive rays.
Onunla işin bittiğinde kitabı rafa geri koy.Put the book back on the shelf when you're through with it.
O kitapla işin bittiğinde bana geri ver.Give the book back to me when you are done with it.
Eğer o kitapla işiniz bittiyse, o kitabı almak isterim.If you are done with that book, I'd like to have it.
Oda ısınıyor.The room is warming up.
Gazete ile işin bitti mi?Are you through with the newspaper?
İşin öğleden sonra saat 3'e kadar bitirilmesi gerekmektedir.The job must be finished by 3 p.m.
İşin dörtte üçü bitirildi.Three-quarters of the work was finished.
İşin üçte ikisi bitti.Two thirds of the work is finished.
Sonuç olarak işini kaybetti.The consequence was that she lost her job.
Daha önce size anlattığım gibi, bu da işinizin bir parçası.This is also part of your work, as I told you before.
O, yakında işini yapabilecek.He will be able to do the work soon.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod