Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Nejdříve to bude zářící zdroj, který je jako světelkující bakterie.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Primeiro, vamos ver uma fonte de brilho, que é tipo bactérias bioluminescentes.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Primero viene la fuente brillante, que es como una bacteria bioluminiscente.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.To będzie nasze pierwsze świecące źródło, które przypomina bioluminescencyjną bakterię.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Zuerst sehen sie ein Glühen, von biolumineszenten Bakterien.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Для начала нужен источник свечения, вроде биолюминесцентной бактерии.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Ми подаємо світловий сигнал, який імітує світіння біолюмінесцентної бактерії.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.Това ще бъде източник, излъчващ светлина, който е като биолуминисцентна бактерия.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.תחילה זה יהיה מקור זוהר, הדומה לבקטריה פולטת-אור.
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.وتلك الكميرا هي مصدر غني بالمعلومات خاصة فيما يتعلق بالبكتريا التي تصدر الضوء الحيوي
Bu önce ışıldayan bir kaynak olacak, bir biyoluminesens bakteri gibi.発光するバクテリアと考えてください 海底に生物の死骸があるかのように
Bu resim bebeği kucağıma alıp annesine getirmemden saniyeler sonra çekildi. Gözlerimizdeki ışıltıya bakın.Ta slika je nastala točno par sekund za tem, ko sem ga imel v naročju in ga spet predal.
Bütün ürünlerin oluşum ısısını toplayın ve bu toplamdan tepkimeye girenlerin oluşum ısıları toplamını çıkarın.A tak získáte slučovací tepla všech produktů a potom odečtete slučovací tepla všech reaktantů.
Bütün ürünlerin oluşum ısısını toplayın ve bu toplamdan tepkimeye girenlerin oluşum ısıları toplamını çıkarın.И така, имаме формиралото се от тези продукти, от топлината, изваждаме същите от другите реагенти.
Bütün ürünlerin oluşum ısısını toplayın ve bu toplamdan tepkimeye girenlerin oluşum ısıları toplamını çıkarın.לאחר שיש לי את חום ההתהוות של התוצרים, החסרתי את חום ההתהוות של המגיבים.
Bütün ürünlerin oluşum ısısını toplayın ve bu toplamdan tepkimeye girenlerin oluşum ısıları toplamını çıkarın.وبهذا يكون لدينا طاقة التكوين لكافة النواتج ثم نطرحها من طاقة التكوين لكافة المواد المتفاعلة
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Blikajú, svetielkujú a žiaria svojím vlastným žijúcim svetlom.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Bliskajo in iskrijo se, sevajo svojo lastno živo svetlobo.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Chúng nhấp nháy, và lấp lánh, và tỏa sáng với những chiếc đèn sống của riêng chúng.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.De blixtrar, glittrar och strålar med sitt eget levande ljus.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Ele licăresc, sclipesc şi strălucesc cu propria lor lumină vie.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Ellas brillan, con su propia luz vital.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Elles clignotent, brillent et irradient avec leur propre lumière.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.그것들은 있는 지닌 그대로의 빛으로 반짝이며 살고 있습니다.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Mereka dapat menyala, berkilauan, dan bercahaya menggunakan cahaya tubuhnya sendiri.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Ne välkehtivät, säkenöivät ja hohkavat omaa elävää valoaan.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Sie blitzen, glitzern und glühen mit ihrem eigenen, lebenden Licht.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Stworzeń, które rozbłyskują, lśnią, jarzą się własnym, żywym światłem.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Villódznak, csillognak és ragyognak a saját élő fényüket használva.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Ze flitsen, fonkelen en gloeien met hun eigen levende licht.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Λάμπουν, αστράφτουν και φωτίζουν με το δικό τους ζωντανό φως.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Они мерцают, переливаются и светятся своим собственным живым светом.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.Те проблясват, искрят и блестят със своята собствена, жива светлина.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.הם מאירים ומנצנצים וזוהרים עם אור חי משלהם.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.أنها تضيئ، تتوهج، وتشع بضوء معيشتهم الخاص بهم.
Çakar, parlar ve ışıldarlar kendi yaşam ışıklarıyla.あるいはぼんやりと 光る命です 海には私が子供の頃からずっと 手つかずの場所がまだあります
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.A magban termonukleáris reakciók zajlanak, melyek kémiai elemeket hoznak létre.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.Au centre, on a des réactions thermonucléaires qui ont lieu, ça crée de nouveaux atomes.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.In de kern zijn er thermonucleaire reacties aan de gang. Die maken chemische elementen aan.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.În nucleul lor au loc reacții termonucleare, care dau naștere la elemente chimice.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.중심핵에서는 열핵융합 반응이 일어나고 있는데, 이 반응에 의해 여러 화학 원소들이 만들어집니다.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.Nel nucleo si stanno svolgendo reazioni termonucleari che creano nuovi elementi
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.Thermonukleare Reaktionen spielen sich im Kern ab, die chemische Elemente erzeugen.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.W jądrze przebiegają reakcje termojądrowe, tworzą się pierwiastki chemiczne.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.В ядре звезды протекают термоядерные реакции, в результате которых образуются химические элементы.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.В ядрото се извършват термоядрени реакции, създаващи химични елементи.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.בליבתו מתקיימות תגובות תרמו-גרעיניות, היוצרות יסודות כימיים.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.يحتوي على تفاعلات نووية حرارية في قلبه ينتج عنها عناصر كيميائية.
Çekirdeğinde ısıl-nükleer tepkimeler meydana gelir, ve kimyasal elementleri oluştururlar.いろいろな化学元素を生み出しています そして冷たい大気がある
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Ale nyní,
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.E l'erede di Isildur. Ma per adesso,
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Pero por ahora,
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Stammesführer der Dúnedain und Erbe Isildurs!
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Но пока,
Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.でも今は- ただ"エステル"
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Auf Feld und Flur liegt Sonnenschein ...
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Giờ đây, những ánh chớp nhấp nháy trên sườn đồi đầy hoa...
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Horúce pohľady na svahy kvetov...
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Maintenant l'été éclaire les collines fleuries...
Çiçekli bayırlarda coşku ışıldıyor...Nu blinkt de zomer op de bloeiende heuvels ...