Bunun sebebi ise iç ısılarının yüksek olmasıdır.왜냐하면 그들은 더 안정한 온도를 가지고 있기 때문이다.
Erişim tarihi: 27 Ağustos 2015. ^ "Officials confirm ISIL present in Afghanistan".2017년 9월 6일에 확인함. “Officials confirm ISIL present in Afghanistan”.
Isildur onların bu sadakatsizliklerine karşı onlara lanet okudu.알렉시오스는 이들에게 자신에게 충성할 것을 서약하게 했다.
Bu deneyler sırasında ısıl işlem yerine kriyojenik işlem kullandı.이러한 모양은 실험을 통해 체온조절을 보조하는 것으로 나타났다.
Sadıka Hatun (Saadet Işıl Aksoy) — Macar Kontes.조서(趙庶) - 여포의 장수.
Çeviri: Fikret Işıltan (2 bas.).기억하나요(Original Ver.) 2.
"Fenerbahçe ışıl ışıl!".“브라운아이드걸스, 컴백 열기 뜨겁네!”.
"Denizkızı" Eftalya Işılay (d.תקוע ה': הייתה ממוקמת ממזרח לתקוע ד'.
Bu yüzden salya akıtmazlar ve vücut ısıları dengede tutmak için soluk soluğa kalmazlar.בצורה כזו מבטיחים שהשעווה לא תשרף ושתהיה בטמפרטורה אחידה.
Bu sırada yeni geliştirilmiş ışıldama sayıcısı, hava duşlarının yapılarının incelenmesinde yeni yol oldu.באותה תקופה התפתח במהירות השימוש במונה נצנץ שהציע דרך חדשה לחקור את המבנה של מקלחות אוויר.
Isıl enerji, maddedeki moleküllerin ve atomların rastgele hareketindeki kinetik enerjisinden meydana gelir.אנרגיה תרמית מכילה את האנרגיה הקינטית מתנועות אקראיות של אטומים ומולקולות בחומר.
Ama Isildur buna kulak asmamıştır.Игрейн дори не го слуша.
Aglaea, "ışıltı" veya "parlak" anlamındadır.Бодхи означава „пробуждане“ или „просветление“.
Isıl iletkenlikleri çok yüksektir.Точността им е огромна.
Bu da bir ısıl kameranın bir cismin yüzey sıcaklığını görüntülemesini mümkün kılar.Температурата също определя топлинното излъчване от повърхността на даден предмет.
"Fahri Maliye Müfettişi" unvanına sahip bulunan Işıl, 2015 yılında İstanbul'da vefat etti. ^ (2003)Автор е на автобиографичната книга Жив съм, ваш съм! (2003).
Isıl ışınım, ısı transferinin temel mekanizmasıdır.Механизъм на предаване Основният механизъм на предаване е въздушно-капковият.
Bu araştırmalar sonunda üç yeni ısılplastik ortaya çıkmış bulunmaktadır.U novije vrijeme otkrivena su tri nova tipa munja.
Vücut ısıları çevre ısısına göre değişir.Izmjene tjelesne temperature variraju u skladu s temperaturom okoline.
Yüksek sıcaklıklarda mekanik özelliklerini korurlar, ısıl stabiliteleri yüksektir.Stoga moraju zadržati dobra mehanička svojstva na povišenim temperaturama i da budu vatrootporni.
Isıl enerji, maddedeki moleküllerin ve atomların rastgele hareketindeki kinetik enerjisinden meydana gelir.Tepelná energia pochádza z kmitavého pohybu atómov a molekúl.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Jeho výzkum sa zameriaval na fenomény prebiehajúce pri extrémne nízkych teplotách.
Bu deneyler sırasında ısıl işlem yerine kriyojenik işlem kullandı.Počas jeho pobytu tam robil experimenty týkajúce sa šírenia tepla.
Geçmiş deneysel çalışmaları çok düşük ısılardaki fiziksel fenomenler alanına odaklanmıştır.Njegovo raziskovanje je osredotočeno na pojave, ki se pojavijo pri ekstremno nizkih temperaturah.
Güneş ışığı, güneşin sıcak plazmasından meydana gelen ısıl ışınımdır.Sončna svetloba je del toplotnega sevanja, ki nastane kot vroča plazma v Soncu.
Ama Night Master'ı yok edebilecek tek şey "Işıltılı Tuvalet Fırçası"'dır.Edini spomin na staro zgradbo je razvalina zvonika, ki se imenuje »der Hohle Zahn« (»votli zob«).
2002 yılında Işıl Kasapoğlu önderliğinde kuruldu.Leta 2002 postane njegov častni dirigent.
Isildur'un bedeni de bir daha hiç bulunamamıştır.Paties Spartako kūnas nebuvo surastas.
Böylece daha düşük ısıl iletkenlik değerleri sağlanabilmektedir.Kaalu vähendamine muudab täiturid tõhusamaks.
Isıl enerji, maddedeki moleküllerin ve atomların rastgele hareketindeki kinetik enerjisinden meydana gelir.Soojusenergia on aatomite ja molekulide juhusliku liikumise kineetilise energia keskmine.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.20초동안 이렇게 할 겁니다. 그리고 갑자기 여기가 활성화되죠.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.20 seconden lang doet hij dit, en plots licht het hier op.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.20 Sekunden lang macht er so. Dann plötzlich leuchtet es hier.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.20 секунд он делал так, а потом вдруг здесь озарение.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Durante 20 segundos está haciendo así y de pronto se ilumina aquí arriba.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Face așa pentru 20 de secunde, și deodată se luminează aici sus.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.I 20 sekunder gör han så, och helt plötsligt lyser det upp här uppe.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Pendant 20 secondes, il fait comme ça, et tout à coup, ça s'illumine là-haut.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Per 20 secondi continua a fare così e di improvviso qui si accende qualcosa.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Przez 20 sekund wykonywał tą czynnosć i nagle zapala się ta część mózgu.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.Και για 20 δευτερόλεπτα κάνει κάπως έτσι, και ξαφνικά ανάβει εδώ.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.За 20 секунди той стои по този начин, и изведнъж тук се осветява.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.במשך 20 שניות הוא עושה זאת, ופתאום זה נדלק כאן.
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.لمدة 20 ثانية وفجأة يضاء هذا كله
20 saniye boyunca böyle yapıyor, birden yukarılarda bir yer ışıldamaya başlıyor.するとここが急に光ります 運動皮質が活性化されたことが確認できます
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Chef des Dúnedains et Héritier d'Isildur.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Dunedain folkets Herre, og Isildurs arving.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Hoofdman van de Dúnedain en de Erfgenaam van Isildur.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Líder dos Dúnedain e Herdeiro de Isildur.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Náčelník Dúnadanov a Dedič Isildurov.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Wodzem Dúnedainów i Dziedzicem Isildura.
Arathorn oğlu, Chieftain of the Dúnedain ve Isildur'un varisi.Αρχηγός των Ντούνενταϊν και ο Διάδοχος του Ισίλντουρ.
Bakmanızı istediğim başka bir görüntü var. Görüyorsunuz, bu ışıldayan bir su.Ecco un'immagine a cui vorrei deste un'occhiata: vedete, è acqua illuminata.
Baktığımız bölümde etraf ışıl ışıl, değerli metaller, altın, lapis lazuli, gümüş, bronz ve değerli mermerler.Je výbuchem světla, drahocenných materiálů, zlata, lapisu lazuli, stříbra, bronzu a cenných mramorů.
Baktığımız bölümde etraf ışıl ışıl, değerli metaller, altın, lapis lazuli, gümüş, bronz ve değerli mermerler.To eksplozja światła, materiałów szlachetnych, złota, lapis lazuli, srebra, brązu i cennych marmurów.
Belki de ben sevgi olacağım. Ve dışarıya tek sevgiyle ışıldayacağım. Siz de bunu yapabilirsiniz.Quizá, algún día yo lo sea y todo lo que pueda irradiar sea amor tu puedes hacer lo mismo también.
Belki de ben sevgi olacağım. Ve dışarıya tek sevgiyle ışıldayacağım.Talvez eu seja só isso e tudo o que consigo radiar é amor
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Có lẽ không phải là chỉ là chiếc đầm lấp lánh.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Ehkä se ei ole vain kiiltävä asu.
Belki sadece ışıltılı kıyafetleri değil.Forse non si tratta solo del vestito scintillante.