ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
İşinizi kaybetseniz, ne yapardınız?What would you do, if you lost your job?
İşim olmasa, sana yardım ederim.If I were free, I could help you.
Yerinde olsam, işimi bırakırım ve Londra'dan ayrılırım.If I were you, I would quit my job and leave London.
İşim olmasa, bu kitapları okuyabilirim.Were I free from work, I could read these books.
Yardımın olmasaydı işi tamamlayamazdım.If it had not been for your help, I couldn't have completed the work.
Bana yardımcı olsaydın, işi başarabilirdim.If you had helped me, I could have accomplished the work.
Bu işi istiyorsan buna yarına kadar başvurmalısın.If you want this job, you must apply for it by tomorrow.
İşi hazirandan önce bitirmek istiyorsan çok daha iyi çalışmak zorunda kalacaksın.If you are to finish the work before June, you will have to work much better.
Ben zaten işimi bitirdim.I've already finished my work.
Şimdi işime başlamalıyım.Now I must go about my work.
Daha fazla özürler işitmek istemiyorum.I don't want to hear any more excuses.
Seninle işim bitti.I'm through with you.
Madem ki işini bitirdin eve gitmekte özgürsün.Now that you have finished your job, you are free to go home.
Mary ev işini vaktinde yapmalı.Mary ought to do her homework on time.
Herkes işitebilsin diye lütfen yüksek sesle oku.Please read it aloud so that everyone can hear.
Lütfen, sütü ısıtır mısın?Will you warm the milk, please?
Mary onu düşünebildiği her isimle çağırdı.Mary called him every name she could think of.
Mayuko benim elmamdan bir ısırık aldı.Mayuko took a bite of my apple.
Havanın tekrar ısınacağını anlıyorum.I understand it's going to get hot again.
İlk olarak isim üzerinde karar vermek zorundayız.In the first place we have to decide on the name.
Önce bu işi bitirmeliyim.I must finish this work first.
Hava gittikçe ısınıyor.It's getting warmer and warmer.
Rahibe Teresa neye ihtiyaç olduğunu görmek için etrafına bakarak işine başladı.Mother Teresa began her work by looking around to see what was needed.
Mike işini çok sevmesine rağmen, iyi para getirmiyor.Though Mike likes his job very much, it does not pay well.
Bob kendi işine başladığından beri üç yıl oldu.It has been three years since Bob started his own business.
Otel hizmetçisi olarak yarı zamanlı bir işim vardı, ama onu pek sevmiyordum.I had a part-time job as a hotel maid, but I didn't like it very much.
Bill'in işi otomobil satmaktır.Bill's work is selling cars.
Paris'e Işıklar Şehir denir. Çok sayıda güzel bina geceleri aydınlatılmaktadır.Paris is called the City of Lights. Many beautiful buildings are lit at night.
Hertz ve Avis, araç kiralama işinde başa baş rakiptirler.Hertz and Avis are head to head competitors in the car rental business.
Onun New York'taki işi büyük bir başarı idi.His business in New York was a great success.
Haber hikayeleri yazma onun işidir.Writing news stories is his job.
Ben işi bitirebildim.I managed to finish the work.
O niçin işini bıraktı?Why did he quit his job?
Bu sandalyenin burada ne işi var?What's this chair doing here?
O, ne pahasına olursa olsun işi bitirmeye kararlıydı.He was determined to finish the work at any cost.
Sizin işiniz nedir?What's your job?
Tom tembel bir çocuk değildir, İşin aslına bakarsanız, o çok çalışır.Tom is not a lazy boy. As a matter of fact, he works hard.
Tom işini kaybetti.Tom lost his job.
Tom işine o kadar daldı ki yemek yemeği unuttu.Tom got so absorbed in his work that he forgot to eat.
Tom her zaman yaptığı her işi iyi yaptı.Tom has always done well in every job he has had.
Tom bu işi yalnız başına yapabilir.Tom can do this work alone.
Tom'un işini yapması için birini kabul etmek zorunda kalacağız.We'll have to take on someone to do Tom's work.
Tommy, işini kaybetme riskini göze almadı.Tommy did not want to run the risk of losing his job.
Her halukarda, bu işi yarına kadar bitirmek zorundayım.In any case, I must finish this work by tomorrow.
Tony onların isimlerini bilmiyordu.Tony did not know their names.
Tom işini çok sevdi.Tom liked his job very much.
Aynı anda ışıklar kesildi.All at once the lights went out.
Bilakis, benim yeni işim eski işimden daha zor.If anything, my new job is harder than my old one.
Bu arada, Mary'nin işinden ayrıldığını duydun mu?By the way, did you hear that Mary quit her job?
Bu şimdilik işimizi görür.This will do for the time being.
Nihayet işi bitirebildi.At last he could finish the work.
Lütfen ateşte kendini ısıt.Please warm yourself at the fire.
Sadece öğrencilerin isimlerini ezberleyemiyorum.I just can't memorize students' names.
İşi almak için kendimi ikna edemedim.I couldn't bring myself to take the job.
Bu işi nasıl bırakabilirim?How can I quit this job?
Işığı aç, lütfen.Turn on the light, please.
Işığı kapat, lütfen.Turn off the light, please.
David'in isimlerini aklında tutamayacağı kadar kız arkadaşı var.David has so many girlfriends that he can't remember all of their names.
Mümkünse yarına kadar bu işi yap.Do this work by tomorrow if possible.
Tırnaklarını ısırma.Don't bite your nails.
İlgili Sayfalar