ısı ile cümle
ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
İşimizin geleceği iyi değil.The outlook for our business isn't good.
İşimiz bitmek üzere.Our work is almost over.
İşimiz neredeyse bitti.Our work is almost over.
İşimizin başarısı havaya bağlıdır.The success of our business depends on the weather.
İşi yapmamıza izin verin.Let us do the work.
Isı ve ışık, varlığımız için gereklidir.Heat and light are necessary for our existence.
Noel ağacını ışıklarla dekore ettik.We decorated the Christmas tree with lights.
Bir sürü sivrisinek ısırıklarım var.I got a lot of mosquito bites.
Bir sivrisinek az önce beni ısırdı.A mosquito just bit me.
İşi salıya kadar bitirmek çok kolay olacak.Finishing the job by Tuesday will be a piece of cake.
Bana bir ışık ver, lütfen.Give me a light, would you?
Ben kendimi ateşte ısıttım.I warmed myself at the fire.
Ateş yanarken kendinizi ısıtın.Warm yourself while the fire burns.
Bilimcilere göre atmosfer yıldan yıla gittikçe daha fazla ısınıyor.According to scientists, the atmosphere is getting warmer year after year.
Eğer ailem olmasaydı, bu işi bırakırdım.If it were not for my family, I would give up this job.
Ev işine yardım etmek zorunda kaldım.I had to help with the housework.
Onun işini kaybetmesine neyin sebep olduğunu düşünüyorsun?What do you think caused him to lose his job?
Birkaç ısırık geldi, ama bir balık yakalayamadım.I got several bites, but could not hook a fish.
Sizi ne ısırıyor?What's biting you?
Benim kitabımın burada ne işi var?What's my book doing here?
Isı düşüyor.The temperature falls.
Uzakta bir ışık gördüğümüzde rahatladık.We felt relieved when we saw a light in the distance.
Uzakta küçük bir ışık gördük.We saw a little light in the distance.
Ben uzakta bir ışık gördüm.I saw a light far away.
Uzakta bir ışık gördüm.I saw a light in the distance.
Şehrin ışıklarını uzaktan görebilirdik.We could see the lights of the town in the distance.
Uzakta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the distance.
Herkesin işi bir gün ters gidebilir.Even the worthy Homer sometimes nods.
Kötü İngilizcem bana işime maloldu.My poor English cost me my job.
Bulutların arasından güneş ışığı demeti geldi.A beam of sunlight came through the clouds.
Bir sürücünün işi göründüğü kadar kolay değildir.The job of a driver is not as easy as it looks.
Sağ tarafla ısırma.Don't bite on the right side.
Şimşeğin ışığı gök gürültüsünün sesinden önce gelir.The flash of lightning precedes the sound of thunder.
En iyi şey işi senin yapman olurdu.The best thing would be for you to do the work yourself.
Tüm bu işi bir günde yapmayı zor buluyorum.I find it difficult to do all this work in a day.
Bir hafta içinde işi bitireceğim.I'll finish the work in a week or less.
Ben bir ısırık alabilir miyim?Can I have a bite?
Sadece biraz ısıracağım.I will bite just a little bit.
Doktor midemi incelemek için X-ışınları kullandı.The doctor used X-rays to examine my stomach.
Olağandışı düşük ısılar bu yıl düşük kaliteli pirinç hasatından sorumlu tutulmaktadır.Unusually low temperatures account for the poor rice crop this year.
Karanlık ışığın yokluğudur.Darkness is the absence of light.
Karanlıkta loş bir ışık gördük.We saw a dim light in the darkness.
Karanlıkta bir kırmızı ışık parlıyordu.A red light was glowing in the dark.
Hava kararıyor. Lütfen benim için ışığı yak.It's getting dark. Please turn the light on for me.
Sevginin ışıltısı olmadan hayatın anlamı nedir?What is life without the radiance of love?
Yapacak bir sürü işim var.I have a lot of work to do.
Yarıştan önce koşucular ısınmak zorundadır.Before the race, the runners have to warm up.
Lucy ışık anahtarını açtı.Lucy turned on the light switch.
O, elmayı ısırdı.She bit into the apple.
Lincoln Amerikan tarihinin en büyük isimlerinden biridir.Lincoln is one of the greatest figures in American history.
Lambanın ışığı siste parıldıyordu.The light of the lamp glimmered in the fog.
Eğer bir deveye yaklaşırsanız, ısırılmayı göze alırsınız.If you go near a camel, you risk being bitten.
Lütfen ışığı kapat.Please turn off the light.
Kendi işine bak.Mind your own business.
İşime burnunu sokma.It is no business of yours.
Havlayan köpek ısırmaz.Barking dogs seldom bite.
Sonunda kar yağışı durdu ve hava ısındı.It has finally stopped snowing and has warmed up.
Sonunda bir işi oldu.I finally got a job.
İşin özüne inmek zor.It is hard to get to the heart of the thing.
Keşke işimde daha çok çeşitlilik olsa.I wish there was more variety in my work.
İlgili Sayfalar