ısı ile cümle

ısı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ısıtıcıyı onarabilir.Tom can fix the heater.
Bir ızgara çok ısı yayar.A grill puts out a lot of heat.
Bunu hangi ısıda pişirmeliyim?At what heat should I cook this?
Tom'un bilgisayar sanayinde iyi bir işi var.Tom has a good job in the computer industry.
On yıl içerisinde Tom'un sekiz işi oldu.Tom has had eight jobs in ten years.
Tom işini kaybettiğinde arkadaşları çok nazikti.Tom's friends were very kind when he lost his job.
Tom işi bitirmek için motivasyondan yoksun.Tom lacks motivation to finish the job.
Mary ışığa karşı duyarlı olduğundan güneş gözlüğü takıyor.Mary is sensitive to light, so she wears sunglasses.
Bir ampul ışık verir.A light bulb gives light.
Bir çıngıraklı yılanın ısırığı zehirle doludur.A rattlesnake's bite is filled with poison.
Hamile kız kardeşimle bebek isimlerini tartıştık.I discussed baby names with my pregnant sister.
Mary birçok nedenden dolayı işinden nefret ediyor.Mary hates her job for many reasons.
Tom son durgunluk döneminde işini kaybettiTom lost his job during the last recession.
Küresel ısınmanın insan eylemlerinin sonucu olduğunu düşünüyor musunuz?Do you believe global warming is the result of human actions?
İşinizden ne zaman emekli olmayı planlıyorsunuz?When do you plan to retire from your job?
İşinde, 30 çalışanı denetler.In her job, she supervises 30 employees.
Mary'nin işi için bir web sitesi var.Mary has a website for her business.
O, işine odaklandı.She focused on her work.
Sen gözlerimin ışığısın.You are the light of my eyes.
Seni ısırdığında bana şikayet etmeye gelme.Don't come complaining to me when it bites you.
Açıkçası, bu bir kişinin işi olamaz. Tatoeba'nın işbirlikçi olmasının nedeni budur.Obviously, this cannot be the work of one person. This is why Tatoeba is collaborative.
Onlar ısıtma sistemini onarmak için buradalar.They're here to fix the heating system.
Filiberto sadece işini kaybetti.Filiberto just lost his job.
Çiğneyebileceğinden daha fazlasını ısırma.Don't bite off more than you can chew.
İşi dün bitirdim.Yesterday I finished the job.
Dünyadaki en yaygın isim Muhammet'tir.The most common name in the world is Mohammed.
Televizyon istasyonundaki işim izleyiciler tarafından yazılan mektupları ele almak.My work at the TV station is handling letters written in by viewers.
İnsan gözünün algılayamadığı ışık dalgaboyları vardır.There are wavelengths of light that the human eye cannot perceive.
Ev işi yapmaya itirazım yok.I don't mind doing the housework.
Gündüzler gittikçe daha çok ısınıyor.The days are getting warmer and warmer.
O işi yapabileceğini sanmıyorum.I don't think he'll be able to do that work.
O işi nasıl yapacağını bileceğini sanmıyorum.I don't think he'll know how to do that work.
Işıklar açık değil.The lights aren't on.
Merkezi ısıtma kışın yeterince ısıtıyor mu?Is the central heating warm enough in the winter?
O işinden gurur duymaktadır.He takes pride in his work.
İşin hakkında hayal kırıklığına uğradın.You're frustrated about your job.
Küresel ısınma artarken deniz seviyesi gittikçe yükseliyor.As global warming increases, sea levels get higher and higher.
Biraz su ısıt.Warm up some water.
Adam bir köpek tarafından ısırıldı.The man was bitten by a dog.
Küresel ısınmadan dolayı, şehirler tamamen batırılmış olabilir.Due to global warming, cities could be completely submerged.
O onun işi.That's his business.
Lütfen ısıyı kısar mısın?Could you please turn down the heat?
Işık yılı, ışığın bir yılda gittiği mesafedir.A lightyear is the distance that light travels in one year.
Işık yılı, ışığın bir yılda kat ettiği mesafedir.A lightyear is the distance that light travels in one year.
İşim olmadan nasıl borçlarımı ödeyeyim ki!How can I pay my bills without work!
Lütfen, ışığı aç!Please, turn on the light!
Ay sonunda işimi bırakmaya karar verdim.I decided to leave my job at the end of the month.
Ay sonunda işimden ayrılmaya karar verdim.I've decided to leave my work at the end of the month.
Onlar isimlerin bir listesini yaptı.They made a list of the names.
Söylentiye göre onlar doktora sahte isimler verdi.They reportedly gave the doctor false names.
Isıtma ve pişirme için çok az yakıtları vardı.They had little fuel for heating and cooking.
Onlar ülkenin en büyük işiydi.They were the nation's biggest business.
Bütün erkek ve kadın başrol oyuncularının isimlerini biliyorlardı.They knew the names of every leading actor and actress.
Lee işi kabul edemeyeceğini söyledi.Lee said he could not accept the job.
Yaşamını ve işini seviyor gibi görünüyordu.He seemed to enjoy his life and his work.
İşi başkan yardımcısına bırakacaktı.He would leave the job to his vice president.
İşitme güçlüğü vardı ve yürüyemiyordu.He had difficulty in hearing and could not walk.
Bazı insanlar iş bulmak için sahte isimler kullanmak zorunda kaldı.Some people had to use false names to get work.
Birçok Amerikalı'nın işi yoktu.Many Americans did not have jobs.
Köleler işin çoğunu yaptı.Slaves did most of the work.
İlgili Sayfalar