ırk ile cümle

ırk kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
11
ORT. KELİME
- Darwin sonrası dönemde - insan ırkları Homo erectus'ten beri, bir milyondan fazla yıldır farklılaşıyorlardı.قد انبثقت من بعضها -وهذه نظرة فترة من بعد دارون- لما يزيد عن مليون سنة منذ أيام "الإنسان المنتصب"
- Darwin sonrası dönemde - insan ırkları Homo erectus'ten beri, bir milyondan fazla yıldır farklılaşıyorlardı.カールトン・クーンなどが言っていました どんなデータを元に?
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Denkt an die Dawn of War Serie, und wieviel Gefühl in den Stimmfetzen der einzelnen Rassen gesteckt wurde.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Pensate alla serie di Dawn of War e a quanto carattere è condensato nelle esclamazioni di ogni razza.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Pensez à la série Dawn of War et à la saveur contenue dans les cris de chaque race.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Sabes lo que significa ser un orco con solo oírlos preparándose para la guerra.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Tænk på "Dawn of War"-serien og på hvor mange detaljer, der er omfattet i hver races stemmesegmenter.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Vagy gondoljunk a Dawn of War sorozatra, és hogy mennyi érzést vittek bele minden egyes faj megnyilvánulásába.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Σκεφτείτε την σειρά Dawn Of War και πόσο ουσία υπάρχει στις φωνές κάθε φυλής.
Dawn of War serisini düşünün ve her ırkın seslendirmesinin ne kadar lezzet dolu olduğunu anımsayın.Подумайте о серии Dawn of War и о том, как ярко звучат фразы каждой расы.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Cu alte cuvinte, rasa nu are baze în adevăruri biologice şi ştiinţifice.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Dengan kata lain, ras tidak punya basis dalam fakta biologi atau ilmiah.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Em outras palavras, a raça não é baseada em dados biológicos ou científicos.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."En d'autres termes, la race n'a aucun fondement biologique ou scientifique.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."En otras palabras, la raza no se basa en hechos biológicos o científicos.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."In altre parole, la razza non si basa su prove biologiche o scientifiche.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Innymi słowy, rasa nie ma podstaw w biologicznym czy naukowym sensie.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Jinými slovy, rasa nemá žádné základy v biologických nebo věděckých faktech.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."달리 말하자면, 인종은 생물학적이나 과학적인 사실에서 근거가 없습니다.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Más szavakkal, a fajnak nincs sem biológiai, sem tudományos alapja!
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Med andra ord, ras har inte någon grund i biologiska eller vetenskapliga fakta.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Met andere woorden, ras heeft geen basis in biologische of wetenschappelijke feiten.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Mit anderen Worten, Rasse basiert nicht auf biologischen oder wissenschaftlichen Tatsachen.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Nói một cách khác xuất phát điểm của chủng tộc không bắt nguồn từ dữ liệu sinh học hay khoa học.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Με άλλα λόγια, η φυλή δεν έχει καμία βάση σε βιολογία ή επιστημονικά δεδομένα.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Иными словами, раса не имеет биологического или научного основания.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."Іншими словами, раса не має біологічної чи наукової основи.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."С други думи расата не е основана на биологични или научни факти.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."במילים אחרות, לגזע אין כל בסיס בעובדות ביולוגיות מדעיות.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."بعبارة أخرى، لم يكن للأعراق أي أساس جيني أو مبني على حقائق علمية.
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."人種とは生物学的事実にも 科学的事実にも根拠はないのです 答えは得られました
Diğer bir deyişle, ırkın, biyolojik ya da bilimsel olarak bir tabanı yok."換言之, 種族的劃分 系無生物同科學的依據。
Diğer etnik gruplar ve diğer ırklardaki kişiler bizim mahallemize gelip, dükkan sahibi oluyorlardı.다른 인종 그룹-다른 인종과 인종 그룹와 우리 사회에 서 점포를 소유.
Diğer türlere canı istediğinde yaptığı tüm kendini beğenmişlik en radikal ırkçı teorilere örnek sunmaktaydı,Yang puas dengan mana manusia bisa melakukannya dengan spesies lain
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Doktorka Phyllis Lee, která se mnou dělala pohovor, se mě zeptala:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr Phyllis Lee gjorde min intervju, och hon frågade mig:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Dr. Phyllis Lee machte mit mir das Gespräch und sie fragte mich, "Wie würdest du Rasse definieren?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Fui entrevistada pela Dra. Phyllis Lee, e ela me perguntou:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dott.ssa Phyllis Lee mi ha fatto il colloquio, e mi ha chiesto, "Come definirebbe la razza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.La Dra. Phyllis me dio la entrevista y me preguntó: "¿Cómo definiría la raza?"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Le Dr Phyllis Lee m'a fait passer un entretien, et elle m'a demandé : " Comment définiriez-vous la race ? "
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Phyllis Lee nam mijn interview af, en vroeg me, "Hoe zou jij ras omschrijven?'
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Podczas rozmowy wstępnej Dr Phyllis Lee spytała mnie:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Φύλλις Λι μου πήρε συνέντυξη, και με ρώτησε, "Πώς θα όριζες τη φυλή;"
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Доктор Филлис Ли, проводившая интервью, спросила меня:
Dr. Phyllis Lee mülâkatıma girmişti ve bana "Irkı nasıl tanımlarsın?" diye sordu.Д-р Филис Лий ми даде интервюто ми и ме попита:
Dünya dışından gelişmiş bir ırk uzaktan bizim solar sistemimizi seyrediyor저 멀리서 이 태양계를 지켜보고 있는 아주 진화한 종의 외계인들은 60억 년 안에
Dünya dışından gelişmiş bir ırk uzaktan bizim solar sistemimizi seyrediyorגזע של חוצנים שצופים במערכת השמש שלנו מרחוק
Dünya dışından gelişmiş bir ırk uzaktan bizim solar sistemimizi seyrediyorإن كان هناك جنس ما من كائنات فضائية متقدمة تراقب نظامنا الشمسي من بعيد
Dünya dışından gelişmiş bir ırk uzaktan bizim solar sistemimizi seyrediyor太陽系を遠くから観察し 地球の次の60億年の運命を 確信をもって予測することでしょう
Dünya'yı insan ırkıyla ilk tohumlayanlar.00:03:20,080 --> 00:03:22,500 הם בקרו בכדור הארץ .במשך אלפי שנים 56 אולם הם העדיפו להישאר ברקע
Dünya'yı insan ırkıyla ilk tohumlayanlar.- ja, ich sagte in der Tat, "Menschen" - die diese Erde als erste mit der menschlichen Rasse bevölkerten.
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.코커스패니얼, 아니면 닥스훈트, 또는 골든 레브도, 뉴파운드랜드도 아니죠.
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.Selon moi, un beagle doit être à peut près ce qui convient.
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.- ένα κόκερ σπανιελ ή ένα ντάτσχουντ - όχι, δηλαδή, ένα κίτρινο Λαμπραντόρ ούτε ένα Νέας Γης.
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.קוקר ספניאל, או דוקסהאונד - ולא גולדן לברדור
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.كالسبنيلي أو كلب الداسكند الألماني، وقطعاً ليس من سلالة الإبرادودل الذهبي
Düşünürsek, herhalde küçük ırk köpeklerden olması gerekir.ニューファンドランドではないですね ビーグルなんかちょうど良いかも
Dwolla isimli şirketin tepe yĂśneticisiyim.Jsem CEO společnosti nazvané Dwolla.
Dwolla isimli şirketin tepe yĂśneticisiyim.Я генеральний директор компанії Дволла.

İlgili Sayfalar