Ana içeriğe geç
Sözlük

ır ile cümle

ır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom ile irtibat kurdum.I got in touch with Tom.
Ben ırkçı değilim. Sadece o insanlardan hoşlanmıyorum.I'm not a racist. I just don't like those people.
Oraya kendi irademle gittim.I went there on my own free will.
Tom bunu kendi iradesine karşı yaptı.Tom did that against his will.
İrlanda adası, otuz iki ilden oluşur.The island of Ireland consists of thirty-two counties.
Deneyimsiz dağcılar sıklıkla irtifa hastalığına yakalanırlar.Inexperienced climbers often suffer with altitude sickness.
O her zaman iradesini empoze etmeye çalışıyor.He's always trying to impose his will.
Birinin ırkından bahseden ırkçı değildir.Mentioning someone's race isn't racist.
Öyle yapmak için sadece iradeye ihtiyacımız var.We just need the will to do so.
Hangi ırktan olduğun umurumda değil.I don't care what race you are.
Hangi ırktan olduğunla ilgilenmiyorum.I don't care what race you are.
Irkçılık bugün çok açık değildir.Racism today isn't so overt.
Irkçılık bugün o kadar belirgin değildir.Racism today isn't so overt.
Irkçılar her renge girebilirler.Racists come in all colors.
Sadece biraz İrlandaca konuşuyorum.I only speak a little Irish.
Tom güçlü iradeli.Tom is strong willed.
Tom ironiyi ya da alaycılığı anlamıyor.Tom doesn't understand irony or sarcasm.
Bu ırkçı ve sömürgeci devleti savunmayın.Do not defend this racist and colonialist State.
Tom'un bir ırkçı olduğuna inanmıyorum.I don't believe Tom is a racist.
İnsanlar özgür iradeye sahipler mi?Do people have free will?
İnsanların özgür iradeleri var mı?Do people have free will?
İnsanların özgür irade sahibi olduklarını düşünüyorum.I think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünmüyorum.I don't think people have free will.
İnsanların özgür iradeye sahip olduklarını düşünüyor musun?Do you think people have free will?
Özgür irade bir masaldır.Free will is a fairy tale.
Mary'nin iri kahverengi gözleri var.Mary has big brown eyes.
O sana ironik görünmüyor mu?Doesn't that seem ironic to you?
Ben ırkçı değilim.I'm not a racist.
Birleşik Krallık ve İran diplomatik ilişkilerini yeniden başlattılar.The United Kingdom and Iran resumed their diplomatic relations.
Birleşik Devletlerin İran ile resmi diplomatik ilişkileri bulunmuyor.The United States does not have official diplomatic relations with Iran.
Irkçılığa karşı durmak zorundayız.We have to stand up against racism.
Bu bir İrlandalı ismi.It's an Irish name.
İrlanda halk müziğiyle çok ilgileniyorum.I'm very interested in Irish folk music.
Tom irtibatta kalacağına söz verdi.Tom promised he'd keep in touch.
Tom güçlü iradelidir.Tom is strong-willed.
Pi irrasyonel bir sayıdır.Pi is an irrational number.
İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.He learnt how to drive in Ireland.
O, İrlanda'da araba sürmeyi öğrendi.He learnt how to drive in Ireland.
İrlanda ve İngiltere denizle ayrılmıştır.Ireland and England are separated by sea.
Benim irade gücüm yok.I have no will power.
O, ırkçıdır.That is racist.
İrlanda'da üç tane buzul fiyordu vardır.There are three glacial fjords in Ireland.
Leyla, pazardan bir İran halısı satın aldı.Layla bought an Iranian carpet from the market.
Leyla pahalı bir İran halısı satın aldı.Layla bought an expensive Iranian carpet.
Leyla'nın mektupları onun ırkçılığının boyutlarını ortaya çıkardı.Layla's letters revealed the extent of her racism.
İrlandacayı anlıyorum ama onu konuşamıyorum.I understand Irish, but I can't speak it.
Bu ahşap mobilya parçası fazla iridir.This wooden piece of furniture is too bulky.
Dün hayvanat bahçesine gittim ve iri bir denizayısı gördüm.Yesterday I went to the zoo and saw a huge walrus.
Tom'un bunu yapacak iradesi yok.Tom doesn't have the willpower to do that.
Tom Mary ile irtibata geçecek.Tom will contact Mary.
Tom Mary ile irtibat kuracak.Tom will contact Mary.
Çok irade gücüm var.I have a lot of will power.
Mary irrasyonel davranıyordu.Mary was acting irrationally.
Sami Irak'ta çok kötü yaralandı.Sami was injured quite badly in Iraq.
Sami, Irak'ta görev yaptı.Sami served in Iraq.
Sami, Leyla'nın iradesini okudu.Sami read Layla's will.
O bir ırkçı!That's racist!
Onu irademe karşı yaptım.I did that against my will.
Sami, Facebook ile irtibata geçti.Sami contacted Facebook.
Tom'a Mary ile irtibata geçmesini söyleyeceğim.I'll tell Tom to contact Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod